Sineğin beyni dijital dünyaya taşındı, sırada insan mı var?

Google öncülüğündeki bilim insanları, yetişkin bir erkek meyve sineğinin yalnızca beynini değil, beyin ile vücut arasındaki komut trafiğini taşıyan merkezi sinir sistemini de ayrıntılı biçimde haritaladı. MaleCNS v1.0 adı verilen sistemde 166 bin 700’den fazla nöron bulunurken, yaklaşık 11 bin 700 farklı nöron tipi sınıflandırıldı. Araştırmanın ardından geliştiriciler bu sinir haritasını sanal ortamlara taşımaya başladı. Meyve sineğinin dijital sinir ağı Doom, Super Mario, Beat Saber ve Minecraft gibi oyunlarla buluşturuldu.

DOOM’DA SİNEK BEYNİ

En fazla ses getiren deneylerden biri Doom ile gerçekleştirildi. Oyundaki görüntüler sayısal verilere çevrilerek sineğin görme sistemini temsil eden nöronlara aktarılıyor, ortaya çıkan sinirsel aktivite ise yeniden oyun komutlarına dönüştürülüyor. Sinek oyunda hasar aldığında bazı dopamin devrelerine olumsuz geri bildirim verilerek basit bir öğrenme mekanizması oluşturuluyor. Sosyal medyada yayılan görüntüler “Sinek gerçekten oyun mu oynuyor?” ve “Bilgisayarın içinde yaşayan bir canlı mı yaratıldı?” sorularını beraberinde getirdi.

BEYİN DEĞİL, HARİTASI

Ancak bilimsel gerçek biraz farklı. Bilgisayara aktarılan şey sineğin zihni veya bilinci değil, beynin “konektom” adı verilen bağlantı haritası. Konektomu bir şehrin yol haritasına benzetmek mümkün. Hangi nöronun hangisine bağlandığı görülebiliyor ancak bu, beynin o anda ne düşündüğünü ya da ne hissettiğini göstermiyor. Dolayısıyla bilgisayarın içinde yaşamaya devam eden gerçek bir sinek bulunmuyor. Bilim insanlarının elinde, bir zamanlar yaşamış sineğin sinir sisteminin son derece ayrıntılı dijital modeli var.

BEYİNDEN KANADA

Araştırmayı önemli kılan noktalardan biri, yalnızca beynin değil merkezi sinir sisteminin de haritalanması. Böylece beyinden çıkan bir komutun hangi sinir yollarından geçerek bacağa veya kanada ulaştığı takip edilebiliyor. Harita yaklaşık 10 yıllık çalışmanın ürünü. Sinir sistemi son derece ince kesitlere ayrılarak elektron mikroskobuyla milyonlarca kez görüntülendi. Daha sonra yapay zeka yardımıyla nöronların üç boyutlu yapısı oluşturuldu ve bağlantılar araştırmacılar tarafından tek tek kontrol edildi. Gelişme beraberinde kaçınılmaz soruyu getiriyor: Aynı yöntem bir gün insan beynine uygulanabilir mi?

Başa dön tuşu