Türkiye laik ve demokratik geleneğini terk etti

“GÖZALTINA ALINANLAR DERHAL SERBEST BIRAKILSIN”

BM İnsan Hakları Savunucularının Durumu Özel Raportörü Andrea Bolaños Vargas, Türkiye’de LGBTİ+ insan hakları savunucularına yönelik “kitlesel baskınlar ve gözaltılar” gerçekleştirildiğine ilişkin haberlerden derin endişe duyduğunu açıkladı.

LGBTİ+ derneklerinde aramalar yapılması ve dijital ekipmanlara el konulmasına da tepki gösteren Vargas, yalnızca meşru insan hakları çalışmaları nedeniyle gözaltına alınanların derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu. Vargas ayrıca LGBTİ+ insan hakları savunucuları ve derneklerin “suç sayma, yıldırma veya misilleme olmaksızın” haklarını kullanabilmelerinin güvence altına alınmasını istedi.

“BASKI DALGASINI ŞİDDETLE KINIYORUM”

Paris Belediye Başkanı Emmanuel Gregoire da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Türkiye’de LGBTİ+ kişilere yönelik operasyonlara tepki göstererek,  “Türkiye’de LGBTİ+ kişilere yönelik şu anda yaşanan baskı dalgasını şiddetle kınıyorum” dedi. Derneklerde ve evlerde aramalar yapıldığını, kuruluşların ve aktivistlerin sosyal medya hesaplarına erişimin engellendiğini belirten Gregoire, ülkenin çeşitli illerinde 160’tan fazla kişinin gözaltına alındığının bildirildiğini ifade etti.

Türk makamlarına operasyonlara derhal son verme ve gözaltına alınan herkesin serbest bırakılması çağrısı yapan Gregoire, “Türkiye’de ve dünyanın başka yerlerinde hakların gerilemesi ve LGBTİQ+ kişilere yönelik saldırılar hepimizi alarma geçirmeli” değerlendirmesinde bulundu. Gregoire, “Gerici saldırı karşısında dayanışmamız tam, kolektif ve uluslararası olmalıdır. Paris, Türkiye’de ve dünyanın her yerinde LGBTİQ+ kişilerin yanında durmaktadır” ifadelerini kullandı.

“İNSAN HAKLARI EVRENSELDİR”

ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Jeanne Shaheen de Türkiye genelinde LGBTİ+ kişi ve kuruluşlara yönelik gözaltı ve yasal işlemlerden derin endişe duyduğunu belirtti. Shaheen, “İnsan hakları evrenseldir” ifadelerini kullanarak ABD Kongresi’ne sunduğu “Küresel Saygı Yasası (Global Respect Act)”in kabul edilmesi çağrısında bulundu. Shaheen, söz konusu yasa ile insan haklarını ihlal edenlerin sorumlu tutulmasını amaçladığını belirtti.

“TÜRKİYE LAİK VE DEMOKRATİK GELENEĞİNİ TERK ETTİ”

ABD Temsilciler Meclisi üyesi Carlos A. Gimenez de operasyonlara ilişkin yaptığı açıklamada, gelişmelerin “Türkiye’nin Erdoğan yönetimi altında laik ve demokratik geleneğini terk ettiğinin bir başka kanıtı” olduğunu ifade etti. Gimenez, “ABD Kongresi’nde, Türkiye’de ve dünyanın her yerinde eşcinsel topluluğa yönelik bu anlamsız devlet destekli şiddeti kınıyoruz” ifadelerini kullandı.

Gimenez ayrıca, Erdoğan yönetimine ABD teknolojisi ve savunma kabiliyetleri konusunda güvenilemeyeceğini öne sürerek, bu imkanların “kendi halkına baskı uygulamak ve terörize etmek için kullanılacağını” belirtti.

“YILLARDIR GERÇEKLEŞTİRİLEN EN BÜYÜK BASKIN”

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Türkiye’deki operasyonları “yıllardır gerçekleştirilen en büyük baskın” olarak nitelendirdi. Kuruluş, Türk makamlarının 12-14 Eylül tarihlerinde büyük kentlerde LGBT hakları kuruluşlarına baskın düzenlediğini ve aktivistleri gözaltına aldığını belirtti.

“OTORİTER BASKI”

Associated Press (AP) de operasyonları Türkiye’de LGBTİ+ gruplara yönelik “on yıllık düşmanlığın tırmanması” olarak değerlendirdi. Haberde, dernek ofislerinin yanı sıra LGBTİ+ kişilerin sık kullandığı mekanların da hedef alındığı aktarıldı. Bloomberg, operasyonların LGBTİ+ dernekleri, işletmeleri ve kişilere yönelik olduğunu bildirirken, ayrı bir mahkeme kararıyla LGBTİ+ ile bağlantılı onlarca internet sitesi ve sosyal medya hesabının engellenmesine karar verildiğini aktardı.

Avrupalı Demokratlar ise operasyonlar sırasında LGBTİ+ ve HIV kuruluşları, aktivistler ve mekanların hedef alındığını, onlarca kişinin gözaltına alındığını ve bazı sosyal medya hesaplarının engellendiğini belirterek operasyonları “otoriter baskı” olarak nitelendirdi.

RUS MEDYASINDAN ‘KANIT’ İDDİASI

Rusya merkezli Russia Today (RT), operasyonların hükümetin “Ailem Güvende” operasyonu kapsamında gerçekleştirildiğini bildirdi. RT’nin haberinde, savcıların “çocukların uygunsuz şekilde etkilendiği”ne ilişkin kanıt bulduğu ve altı LGBTİ+ grubunun binlerce dolar tutarında dış yardım aldığı yönündeki iddialara yer verildi.

İSRAİL MEDYASINDAN FARKLI DEĞERLENDİRME

Operasyonlar İsrail medyasında da gündeme geldi. İsrail medyasında yer alan bazı değerlendirmelerde, Batı’daki LGBTİ+ aktivistlerinin İsrail’e yönelik eleştiriler nedeniyle Türkiye gibi ülkelerde LGBTİ+ kişilerin hedef alınmasına yeterince tepki göstermediği savunuldu.

NE OLMUŞTU?

Kaos GL’de yer alan bilgilere göre, Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Ailem Güvende” adıyla 15 ilde yürütülen operasyonlar kapsamında 162 kişi, 9 dernek ve 13 işletme hakkında adli işlem başlatıldığını duyurmuştu.

İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda yürütülen soruşturmalar kapsamında Kaos GL başta olmak üzere çok sayıda LGBTİ+ derneğinin yönetim ve denetim kurulu üyeleri gece saatlerinde ev baskınlarıyla gözaltına alınmıştı. Dernek binalarında aramalar yapılmış, dijital materyallere el konulmuştu.

“Müstehcenlik”, “fuhşa aracılık” ve “Dernekler Kanunu’na muhalefet” suçlamalarıyla yürütülen operasyonlar sırasında Kaos GL, Pembe Hayat, SPoD ve 17 Mayıs’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda derneğin internet sitesi ile aktivist, avukat ve gazetecilerin sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirilmişti.

Operasyon kapsamında İzmir’de gözaltına alınan 18 kişiden 16’sı tutuklanmış, iki kişi hakkında ise adli kontrol kararı verilmişti. Tutuklananlar arasında trans kadınlar, LGBTİ+’lar ve dansçı Zenne Arif de bulunuyor.

Soruşturmalar kapsamında ayrıca İstanbul’un Beyoğlu ve Şişli ilçelerindeki gece kulüpleri ile masaj salonlarına eş zamanlı baskınlar düzenlenmişti.

Başa dön tuşu