Park Chan-wook politikadan yana duruyor
Park Chan-wook politikadan yana duruyor
O da yüreklere su serpen şu sözlerle yanıtladı bu soruyu: “Politika ve sanatın ayrıştırılması gerektiğini düşünmüyoprum.” Ve devam etti: “Bence bunların birbiriyle çeliştiğini düşünmek tuhaf bir yaklaşım. Bir sanat eserinin politik bir mesaj içermesi, onu sanatın düşmanı olarak görmemize neden olmamalı. Aynı şekilde, bir filmin politik bir mesaj içermemesi de o filmin göz ardı edilmesini gerektirmez. Ne kadar parlak bir siyasi mesaj verirsek verelim, eğer bu mesaj yeterince sanatsal bir şekilde ifade edilmezse, sadece propaganda olur. Demek istediğim, sanat ve siyaset birbiriyle çatışan kavramlar değildir; sanatsal bir şekilde ifade edildikleri sürece, her ikisi de değerlidir.”
Ken Loach’un senaristi olarak tanınan Paul Laverty de konuya dahil oldu ve “Politika” kelimesinin kökeni olan Yunanca “polis” kelimesinin, şehirle ilgili olduğunu, insanların birbirleriyle nasıl davrandıklarına dair anlamları barındırdığını ve daha derin bir anlamıyla, birbirimize nasıl davrandığımızı ifade ettiğini söyledi.
Laverty toplanıtının en sonunda yeniden söz alarak bir kez daha konuyu politikaya getirdi ve festivalin bu yıl “Thelma ve Louise”i afişine taşıdığını hatırlatarak şunları söyledi:
“Cannes Film Festivali’nin harika bir afişi var. Evet, Susan Sarandon, Javier Bardem ve Mark Ruffalo gibi isimlerin Gazze’de kadın ve çocukların katledilmesine karşı çıktıkları için kara listeye alınmış olmalarını görmek ne kadar da ilginç, değil mi? Böyle davranan Hollywood’a yazıklar olsun, utansınlar! Onlara saygılarımı ve tam dayanışmamı sunuyorum. Onlar aramızdaki en iyiler, onlara hayranlık duyuyorum. Laverty daha sonra şakayla karışık şöyle dedi: “Umarım bu afiş yüzünden şimdi bombalanmayız.”
Cannes Film Festivali 23 Mayıs’ta sona erecek.