Fiyatı yüzde 69 daha pahalı! ‘Yeşil et’in bedeli ağır

Dünyada market raflarındaki et ürünlerinde artık yalnızca “organik” ya da “otla beslenmiş” gibi ifadeler görülmüyor. Üretimin çevresel etkisini anlatan, özellikle sera gazı emisyonlarının daha düşük olduğunu belirten yeni etiketler de giderek daha fazla dikkat çekiyor. Ancak bu etiketlerin tüketiciye maliyeti tahmin edilenden çok daha yüksek olabilir. Geçen hafta PLOS One dergisinde yayımlanan yeni araştırma, ABD’de satılan 753 binden fazla et ürünü üzerinden bu soruya gerçek market fiyatlarıyla yanıt aradı. Purdue University, Pohang University of Science and Technology ve Oklahoma State University’den araştırmacıların yürüttüğü çalışmada 20 büyük market zincirinin 342 posta kodundaki çevrim içi ürünleri incelendi. Araştırmacılar sığır etlerinde organik, otla beslenmiş, GDO’suz ve “daha az sera gazı” gibi etiketlerin fiyat üzerindeki etkisini hesapladı.


Sürdürülebilir beslenme yalnızca daha yüksek gelir grubunun ulaşabileceği bir seçeneğe dönüşebilir.

ORTALAMANIN ÜZERİNDE

Sonuçların en dikkat çekici bölümü sığır etiyle ilgili. “Less greenhouse gas”, yani “daha az sera gazı” iddiası taşıyan sığır etlerinin fiyatı, benzer özelliklere sahip ancak bu etiketi taşımayan geleneksel sığır etinden ortalama yüzde 68,7 daha yüksek çıktı. Başka bir ifadeyle, etiketsiz geleneksel bir ürün 10 dolar ise, aynı özelliklerdeki düşük sera gazı iddialı ürünün fiyatının istatistiksel olarak yaklaşık 16,87 dolara çıkması söz konusu olabiliyor. Araştırmacılar bunun gerçek bir ürünün kesin satış fiyatı olmadığını, modelden elde edilen fiyat primini gösterdiğini özellikle vurguluyor.

NEDEN BU KADAR YÜKSEK?

Burada önemli bir ayrıntı bulunuyor. Araştırma, düşük emisyon etiketinin ürünün gerçekten yüzde 68,7 daha pahalı üretilmesine neden olduğunu söylemiyor. Yüzde 68,7, etiketi taşıyan ürünlerle geleneksel ürünler arasındaki gözlemlenen fiyat farkını ifade ediyor. Bu farkın ne kadarının daha yüksek üretim maliyetlerinden, ne kadarının tüketicinin çevresel özelliklere biçtiği ek değerden kaynaklandığı kesin olarak ayrıştırılamıyor. Üstelik araştırmanın en sansasyonel sonucu aynı zamanda en dikkatli yorumlanması gereken sonuç. İncelenen sığır eti ürünlerinin yalnızca yüzde 0,35’i “daha az sera gazı” iddiasını taşıyordu. Dolayısıyla araştırmacıların kendileri de yüzde 68,7’lik primin çok küçük bir ürün grubundan hesaplandığına dikkat çekiyor. Çalışmanın sonuçları, bu etiketi taşıyan bütün etlerin her markette geleneksel etten yüzde 68,7 daha pahalı olacağı anlamına gelmiyor.

ORGANİK ETTE DE FARK BÜYÜK

Buna rağmen ortaya çıkan tablo, sürdürülebilir gıda pazarının önemli bir ekonomik sorununu gösteriyor. Çevresel açıdan daha iyi olduğu ileri sürülen ürünler tüketicinin gözünde daha değerli hale geldikçe, bu değer market fiyatlarına da yansıyor. Araştırmanın sonuçları yalnızca düşük emisyon etiketinden ibaret değil. Sığır etinde organik etiketi ortalama yüzde 32,57, “grass-fed”, yani otla beslenmiş etiketi ise yüzde 32,97 oranında fiyat primiyle ilişkilendirildi. GDO’suz etiketi de geleneksel sığır etine göre yaklaşık yüzde 24,6’lık bir prim taşıyordu.

Fiyatı yüzde 69 daha pahalı! 'Yeşil et'in bedeli ağır - Resim : 2
Düşük sera gazı etiketli ürünler çok az sayıda üretiliyor.

FİYATLAR REKOR KIRDI

Amerikan Farm Bureau Federation da ABD’de sığır eti fiyatlarının zaten rekor seviyelere ulaştığına dikkat çekiyor. Kuruluşun USDA verilerine dayandırdığı açıklamaya göre, Nisan 2026’da ABD’de ortalama perakende sığır eti fiyatı libre başına 9,64 dolara çıkarak rekor kırdı ve bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 13 arttı. Kuruluşa göre yüksek talep ve 75 yılın en düşük seviyelerinden birine gerileyen sığır varlığı bu tabloyu ağırlaştırıyor. Kuraklık, üreticilerin sürülerini küçültmesi ve yüksek işletme maliyetleri de arz üzerindeki baskıyı artıran faktörler arasında gösteriliyor.

[email protected]

Kaynak: Web Özel

Başa dön tuşu