Mars’ın suyu nereye gitti?

Yıllardır Mars hakkındaki en büyük soru, “Eğer gezegen bir zamanlar nehirlere, göllere ve hatta belki de okyanuslara sahip idiyse, tüm bu su nereye gitti?” oldu. Yeni bir uluslararası çalışma, şimdiye kadar gözden kaçan bir “şüpheliye” işaret ediyor.
Endülüs Astrofizik Enstitüsü (IAA-CSIC) ve Tokyo Üniversitesi tarafından ortaklaşa yürütülen bir ekip, Mars yılı 37’de gözlemlenen yoğun ancak yerel bir toz fırtınasının, su buharını kuzey yarımküre yazında atmosferin üst katmanlarına kadar taşıyabildiğini kanıtladı. Su kaybı açısından “sakin” olduğu düşünülen bir mevsimde, gezegen beklenenden çok daha aktif davrandı.
Dev Etkili Küçük Bir Fırtına
Fırtına, Syrtis Major bölgesinde tespit edildi ve yaklaşık 1,2 milyon kilometrekarelik bir alanı kapladı. Tüm gezegeni kaplayan küresel fırtınalardan biri değildi, ancak atmosferi yeniden düzenleyecek kadar güçlüydü.
ExoMars Trace Gas Orbiter, NASA’nın Mars Reconnaissance Orbiter’ı ve Emirates Mars Mission verilerini birleştiren ekip, su buharının 60 ila 80 kilometre yüksekliklere fırladığını gördü. Bu irtifalarda su miktarı normalin on katına çıktı ve yerel bir “leke” olarak kalmayıp hızla gezegenin etrafına yayıldı. Birkaç hafta sonra, atmosferin uzayla birleştiği bölge olan ekzobazda, hidrojen miktarının önceki yılların aynı mevsimine göre 2,5 kat arttığı görüldü. Bu hidrojen, su moleküllerinin parçalanmasından kaynaklanıyor ve o yüksekliğe ulaştığında uzaya kaçması artık sadece bir zaman meselesi.
Mars’ın ne kadar su kaybettiğini tahmin etmek için bilim insanları tam da bu kaçan hidrojeni ölçüyor. Mevcut rakamlar, gezegenin yüzeyini yüzlerce metre derinlikte kaplamaya yetecek kadar suyun uzaya kaçtığını gösteriyor.
Şimdiye kadar, bu kaçışın ana “zamanlayıcısının” güney yarımkürenin daha sıcak ve tozlu yazları olduğu düşünülüyordu; burada küresel fırtınalar atmosferi yukarı doğru sürükleyerek suyu beraberinde taşıyordu. Kuzey yazı ise su buharının alt katmanlarda hapsolduğu sakin bir dönem olarak kabul ediliyordu.
Bu çalışma bu şemayı bozuyor. Kısa ama yoğun bölgesel bir fırtınanın, sakin kabul edilen bir mevsimde bile dikey su taşınmasını tetikleyebileceğini gösteriyor. Ortak yazar Adrián Brines’ın ifadesiyle, bu sonuçlar “Mars’ın suyunun büyük kısmını nasıl kaybettiğini anlamak için yeni bir yol açıyor.” Pratikte bu, Mars iklim modellerinin sadece devasa olayları değil, milyarlarca yıl içinde toplamda ciddi bir su kaybına yol açabilecek bu tür küçük ama etkili olayları da hesaba katması gerektiği anlamına geliyor.
Henüz Çözülmemiş Bir Gezegen Yapbozu
Mars yüzeyi, çok daha nemli bir geçmişin izlerini taşıyor. Kurumuş dere yatakları, suyla başkalaşmış mineraller ve hala gözlemlenen buz yatakları, bugünkü donmuş çöle pek benzemeyen bir gezegene işaret ediyor. Bu suyun bir kısmı bugün yeraltında ve kutup buzullarında hapsolmuş durumda, ancak diğer bir kısmı artık orada değil.
Bu çalışma kesin cevabı sunmasa da yapboza çok önemli bir parça ekliyor: Küçük fırtınaların bile suyun kolayca kaçabileceği geçici “pencereler” açabileceğini gösteriyor.