2022’deki patlama atmosferi nasıl “temizledi”?
Cambridge Üniversitesi’nden Dr. Thomas J. Aubry’nin koordinasyonunda yapılan analizler, Ocak 2022’de meydana gelen Hunga Tonga-Hunga Ha’apai patlamasının yalnızca yıkıcı gücüyle değil, atmosferde yarattığı sıra dışı kimyasal etkiyle de dikkat çektiğini gösterdi.
Nature Communications’ta yayımlanan verilere göre, patlamanın ardından oluşan bulut Pasifik üzerinden Güney Amerika’ya doğru ilerlerken Avrupa uydusu TROPOMI tarafından olağan dışı formaldehit yoğunlukları tespit edildi. Formaldehit, stratosferde normalde sık rastlanan bir madde değil; metanın parçalanması sonucu ortaya çıkan kimyasal bir iz olarak değerlendiriliyor.
Metan bir haftadan fazla parçalandı
Araştırmaya göre patlama, milyonlarca ton deniz suyu ve külü doğrudan stratosfere taşıdı. Güneş ışığının etkisiyle bu karışım, son derece reaktif klor atomlarının ortaya çıkmasına yol açtı.
Bu klor atomları metan moleküllerine saldırarak onları parçaladı. Böylece güçlü bir sera gazı olan metanın atmosferdeki ömrü kısalmış oldu.
Metan, karbondioksite göre atmosferde daha kısa süre kalıyor ancak kısa vadede ısıyı tutma kapasitesi çok daha yüksek. Bu nedenle metanın daha hızlı parçalanması, iklim açısından önemli bir bulgu olarak değerlendiriliyor.
Ancak tablo tamamen olumlu değil
Bilim insanlarına göre bu keşif, sera gazlarının doğal süreçlerle nasıl azaltılabileceği konusunda yeni bir tartışma başlatıyor. Ancak Hunga Tonga patlaması aynı zamanda stratosfere büyük miktarda su buharı da taşıdı. Bu su buharı ise ters yönde çalışarak sera etkisini artırabilecek bir unsur olarak görülüyor.
Araştırmacılar için asıl soru şu: Doğadaki bu kimyasal süreci taklit ederek metanı azaltmak mümkün mü, yoksa böyle bir müdahale atmosferin hassas dengesini bozabilir mi?