Yurttaşa vergi yükü, karaparaya varlık barışı
Haber Merkezi
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi, CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, iktidarın sekizinci kez Meclis gündemine getirdiği ve şu anda genel kurulda görüşülmekte olan “Varlık Barışı” düzenlemesiyle ilgili açıklamalarda bulundu.
Bakırlıoğlu, düzenlemenin fiilen kayıt dışı servetlere ve kaynağı belirsiz paralara af anlamına geldiğini belirterek, “Bu ülkenin emekçisi kuruşu kuruşuna vergi öderken, yasa dışı yollarla elde edilen servetlere ‘gel kardeşim, sana hesap sormayacağız’ deniliyor. Komisyonda Hazine ve Maliye Bakanı, her yıl mart ayında komisyonu bilgilendirsin dedik, onu da reddettiler. Kimden neyi, gizliyorlar? GİB her sene vergi borcunu vermeyen ya da veremeyen firmaların isimlerini yayımlıyor. Bu durumda varlık barışından faydalananlarında listesinin yayımlanması gerekir. 20 yıldır, çıkan kanuna rağmen bu liste yayımlanmıyor. Türk halkının bu listeyi görmesi gerekir” ifadelerini kullandı.
“KAYNAĞI BELİRSİZ SERVETLERE VERGİ KALKANI”
Kanun teklifine göre yurt dışından veya yurt içinden getirilecek vergilendirilmemiş gelirlerin düşük oranlı vergilerle sisteme sokulacağını hatırlatan Bakırlıoğlu, iktidarın “kara para gelmez” savunmasının geçmiş örneklerle çöktüğünü belirterek şunları söyledi:
“Her Varlık Barışı düzenlemesinde aynı şeyi söylediler. ‘Kara para giremez, MASAK denetler’ dediler. Ama geçmişte yaşadığımız örnekler bunun tam tersini gösterdi. Uyuşturucudan elde edilen gelirler, yasa dışı bahis paraları, kaynağı belirsiz milyonlarca dolar bu düzenlemeler sayesinde ülkeye sokuldu. Sonrasında o isimlerin organize suç operasyonlarında karşımıza çıktığını gördük. Uyuşturu baronu Çetin Gören, varlık barışından yararlandı. Hollanda’dan para getirdi, 2020’de Bataklık Operasyonu’ndan tutuklandı. Uyuşturucu baronu Nehat Petraki varlık barışından yararlandı. 2023’te Kartel 2 Operasyonu’ndan tutuklandı. Demek ki sorun sadece para değil; bu düzenlemeler suç ekonomisine güvenli liman algısı yaratıyor. Depremlerden sonra KDV artırıldı, ÖTV artırıldı, kurumlar vergisi 5 puan yükseltildi. İğneden ipliğe her şeye zam geldi. Cumhuriyet tarihinin en ağır dolaylı vergi yüklerinden biri vatandaşın sırtına bindirildi. Zaten zor günler geçiren yurttaşlarımız depremlerin yaralarını sarmak için sofralarındaki ekmekten fedakarlık etti. Bugün 65 bin 400 liralık bir telefon aldığınızda, yüzde 1 yani 654 lira kültür bakanlığı payı, yüzde 12 yani 7 bin 926 lira TRT bandrol ücreti, yüzde 20 yani 22 bin 194 lira KDV, yüzde 50 yani 36 bin 990 lira ÖTV kesiliyor. 65 bin liralık telefonun vergilerle birlikte toplam fiyatı 133 bin 164 liraya çıkıyor. Bir telefondan bile yaklaşık 68 bin lira vergi alan bu iktidar, söz konusu yurt dışından ve yurt içinden kayıt dışı varlıkların ülkeye getirilmesi olunca ‘Getir kardeşim parayı, sana hiçbir şey sormayacağız’ diyor. Emekli, işçi, memur, esnaf, çiftçi; herkes deprem yaralarını sarmak için fedakarlık yaptı. Ama aynı dönemde kaynağı belirsiz servetlere vergi kalkanı getiriliyor. İşte vicdanları yaralayan tam olarak budur.”
“MAAŞLI ÇALIŞAN VERGİSİNİ MAAŞINI ALMADAN ÖDÜYOR”
Bakırlıoğlu, tüm yükün vergisini düzenli ödeyen vatandaşın omzuna bırakıldığını belirterek “Bu ülkede maaşlı çalışan vergisini daha maaşını almadan ödüyor. Esnaf stopaj ödüyor, KDV ödüyor, SGK ödüyor. Küçük işletmeler ayakta kalmak için mücadele ediyor. Gelir İdaresi Başkanlığı her yıl vergi borcunu vermeyen veya veremeyen firmaların isimlerini yayınlıyor. Peki o zaman varlık barışından yararlananların listesi neden açıklanmıyor? Türk halkının bunu bilmeye hakkı yok mu? Milyonlarca doları sisteme sokanların isimleri sır gibi saklanıyor. CHP Grubu kanunun komisyon görüşmelerinde bir önerge verdik dedik ki; Maliye Bakanı yılda bir kez Meclis’e gelsin; varlık barışı kapsamında ne kadar para geldiğini, bunun kaynağının nasıl denetlendiğini, kaç kişinin faydalandığını açıklasın. Bu önergemizi de reddettiler. Çünkü şeffaflık istemiyorlar. Çünkü denetim istemiyorlar. Çünkü bu düzenlemelerin kamu vicdanında savunulacak bir tarafı olmadığını kendileri de biliyor” dedi. Bu ülkede alın teriyle çalışan vatandaş vergide nefes alamaz hale getirilirken; kaynağı belirsiz servetlere kolaylık sağlanması kabul edilemez. Türkiye’nin ihtiyacı kara para düzeni değil; adaletli, şeffaf ve üretimi destekleyen bir ekonomik düzendir. Vergisini zamanında ödeyen yurttaş cezalandırılırken, kayıt dışı servet sahiplerine ayrıcalık tanınamaz. Devlet; dürüst vatandaşını değil, kirli parayı koruyan bir anlayışla yönetilemez” dedi.