Yıkımdan besleniyorlar

Yıkımdan besleniyorlar

1910 Meksika Devrimi sonrasında devletin kurumsallaşmaya çalıştığı dönem, dünyada içki yasağı ve Büyük Buhran’a giden ekonomik dar boğazla çakışmıştır. ABD’de de Las Vegas, Avrupa’da ise Monte Carlo’nun kurulduğu bu yıllarda, sermaye kumara ve kaçakçılığa akmaya başlamıştır. Meksika’da devlet kadroları oluşurken, kaçakçılık ağları bu kurumların içine sızmış; siyaset ve kaçakçılık ilişkisi daha ilk yıllardan itibaren birbirine geçmiştir.

1920’li ve 30’lu yıllarda uyuşturucu henüz bugünkü anlamda bir suç bile değildi. Bir “kabahat” olarak görülmekteydi ve devletin bir ölçüde himayesi altındaydı. 1950’lerden itibaren ise ABD’nin dış politikası, Küba Devrimi sonrası bölgede devrimci dinamikleri engellemeye odaklanmıştı. “Kontra-gerilla” destekleme stratejisi kapsamında, kaçakçılık çeteleri bizzat devletler eliyle eğitilmişti. 1950-1970 arası dönemi kapsayan bu süreçte, suç örgütleri siyasi amaçlar doğrultusunda birer araç haline getirilmişti. Bir diğer önemli kavşak ise 2006 yılında başkan Felipe Calderón döneminde başlatılan “uyuşturucuyla savaş”, dönemi, sorunu çözmek yerine derinleştirmişti.

Mücadele, suçu ortaya çıkaran mekanizmalarla değil, doğrudan “suçluyla” yapılmıştır. Ancak bir suçlu öldürüldüğünde suç sona ermemektedir; sadece isim ve tetiği çeken el değiştirmektedir.

Şişkin bir balona bir yerinden bastırdığınızda hava yok olmaz, başka bir yere kayar. Meksika’daki baskı da suçun Guatemala, Honduras, Şili ve Peru gibi komşu ve bölgedeki diğer ülkelere sıçramasına ve daha fazla yer altına inmesine neden olmuştur.

OTORİTE BOŞLUĞU

Günümüzde kartellerin bu denli güçlü olmasının temelinde, neoliberal politikaların yarattığı sosyal yıkım yatmaktadır. Sosyal politikaların zayıfladığı, iş güvencesinin yok olduğu ve genç işsizliğinin arttığı bölgelerde oluşan otorite boşluğunu karteller doldurmaktadır. Karteller, devletin olmadığı yerlerde kendi “hukuk” ve “ceza” sistemlerini, hatta kendi “adalet” nosyonlarını dayatarak çok sayıda eyalette kendi iktidarlarını güçlendirmekte, ordularını kurmakta.

Meksika’da bir kartel liderinin gitmesi, yerini bir başkasının almasından öteye geçmemektedir. Suçu besleyen temel mekanizmalar olan yoksulluk, geleceksizlik ve güvencesizlik topyekün engellenmedikçe bu döngünün kırılması mümkün görünmemektedir. Mevcut neoliberal çerçeve içerisinde ise sosyal politikaların bu derece kapsamlı bir dönüşüm geçirmesi zor bir ihtimal olarak durmaktadır.”

• Dr. Öğretim Üyesi Ertan Erol: Meksika’da yönetime sosyal demokratların gelmesiyle birlikte kartellerle savaş biçimi değişmişti. Devlet başkanı Andrés Manuel López Obrador mücadele sloganını ‘kurşunlarla değil kucaklaşma’ ile açıklamıştı.

Obrador’un ardından yönetime gelen Claudia Sheinbaum da bu politikaların devamını sağladı. Ancak Obrador’un bu mücadele yöntemi de zaten oldukça eleştiri almıştı ve hedefe konulmuştu. Sheinbaum bu politikaların devamında Venezüella’daki ABD müdahalesini göze alarak Kolombiya ve Meksika üzerinde de bir müdahale söz konusu olma ihtimallerini göz önünde bulundurdu.

Bugün yaşanan çatışmaların bir nedeninin ABD’nin doğrudan müdahalesi etmese bile bir kontrol etme arayışı olduğu söylenebilir. Bu noktada özellikle gümrük ve güvenlik meselelerine ABD doğrudan dahil diyebiliriz.

TRUMP PARADİGMA DEĞİŞİKLİĞİNE ZORLADI

Sonuç olarak pazar günü gerçekleştirilen operasyon da ABD istihbaratıyla gerçekleştirildi. Operasyonun Trump açısından en büyük anlamı Sheinbaum’ı bir paradigma değişikliğine zorlamak olarak ortada. Bu anlamda yaşananların bir paradigma değişikliği olup olmadığını önümüzdeki süreçte göreceğiz. Ancak şunu da unutmamak gerekir ki 2006’dan itibaren kartellere karşı uygulanan yeni savaş paradigması büyük çatışmaları ve belli yerlerde nüfus hakimiyetinin kaybedilmesini beraberinde getirmişti. Üstelik El Mencho da buradaki en önemli isimlerden birisiydi. 20-21 eyalette sözü geçen Jalisco Karteli’nin lideri konumundaydı. Bundan sonra yeni liderin kim olacağı varsa paradigma değişikliğinin ne olacağı ve ABD’nin istekleri bu çatışmaların nereye varacağını belirleyecek etkenler olacak.”

BirGün'e Omuz Ver BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu