Türkiye, Ruanda’yı Doğu Afrika’daki kilit ortak olarak görüyor: Elçi

Kigali’de düzenlenen Afrika CEO Forumu’nun oturum aralarında AA muhabirine konuşan Türkiye’nin Ruanda Büyükelçisi Aslan Alper Yüksel, ikili ilişkilerin son yıllarda hızla geliştiğini, karşılıklı güven ve ortak çıkarlar üzerine kurulduğunu söyledi.

Yüksel, “Ruanda, ikili ilişkilerde olduğu kadar Türkiye’nin Doğu Afrika’ya açılımı açısından da değerli bir ortak” dedi.

Ruanda Devlet Başkanı Paul Kagame’nin geçen yıl Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetlisi olarak Türkiye’ye yaptığı ziyareti, iki ülke ilişkilerinde gelinen seviyenin bir göstergesi olarak nitelendirdi.

Yüksel, Ruanda’yı yönetişim, kamu yönetimi, dijital dönüşüm, altyapı geliştirme, çevre politikası, kadınların siyasete katılımı, güvenlik ve istikrar konularında Afrika’nın dikkate değer örneklerinden biri olarak nitelendirdi.

Kendisi, Ruanda’nın yatırım koşulları ve yolsuzlukla mücadele sıralamasındaki performansının, onu uluslararası ortaklıklar için de cazip bir destinasyon haline getirdiğini söyledi.

“Ruanda’yı Doğu Afrika’da önemli bir ortak olarak görüyoruz çünkü istikrara öncelik veriyor, reformlara odaklanıyor ve uluslararası sistemle entegre çalışabiliyor” dedi.

Yüksel’e göre ekonomik işbirliği ilişkinin temel direği olmaya devam ediyor ve Türk özel şirketleri Ruanda genelinde altyapı ve inşaat projelerine ilgi göstermeye devam ediyor.

Savunma sanayii iş birliğinin de iki ülke arasındaki dinamik etkileşim alanlarından biri olarak ortaya çıktığını ifade etti.

Yüksel, yüzlerce Ruandalı öğrencinin Türkiye Bursları aracılığıyla veya bağımsız olarak Türkiye’de eğitim almasıyla eğitim ve kültür bağlarının güçlendiğini söyledi.

Büyükelçi ayrıca bazı kuruluşların Ruanda Üniversitesi kampüsünde giderek artan sayıda öğrenciye Türkçe eğitim verdiğini kaydetti.

Türk Hava Yolları’nın günlük uçuşlarının ülkenin uluslararası bağlantısına katkı sağladığını sözlerine ekledi.

Yüksel, Türkiye’nin genel Afrika politikasının barış, istikrar ve kalkınma odaklı olmaya devam ettiğini ve Ruanda’nın ekonomik dönüşümünü desteklediğini söyledi.

Ruanda’nın çatışma sonrası toparlanmasını değerlendiren Ruanda, ülkenin 1994’te Tutsi nüfusuna karşı yapılan ve yaklaşık 1 milyon kişinin hayatına mal olan soykırımdan sonra kendisini yeniden inşa ettiğini söyledi.

Ruanda soykırımı, Ruanda iç savaşı sırasında 7 Nisan ile 15 Temmuz 1994 tarihleri ​​arasında meydana geldi. Yaklaşık 100 gün süren bu süreçte Tutsi azınlık etnik grubunun yanı sıra bazı ılımlı Hutu ve Twa’lar da silahlı milisler tarafından öldürüldü. En yaygın kabul gören bilimsel tahminler 500.000 ila 662.000 Tutsi ölümüdür.

Yüksel, “Kigali’nin bölgesel bir iş, teknoloji ve inovasyon merkezi olarak ortaya çıkması tesadüf değil” diyen Yüksel, Afrika CEO Forumu’na üçüncü kez ev sahipliği yapmanın Ruanda’nın büyüyen bölgesel rolünü yansıttığını kaydetti.

Türk yatırımcıların Ruanda’yı Doğu Afrika Topluluğu pazarına ve onun yüz milyonlarca tüketicisine erişim için güvenli ve avantajlı bir giriş kapısı olarak görebileceklerini de sözlerine ekledi.

Başa dön tuşu