Trump’ın Erdoğan’la görüşmesi tesadüf değil, zamanlama manidar
CHP İstanbul İl Başkanı Çelik, BirGün’e konuştu: “Trump’ın Erdoğan’la görüşmesi tesadüf değil, zamanlama manidar”
Söyleşinin tamamı şöyle:
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel butlan kararı ile ilgili konuştu, mesajlarını verdi. Sizler buna dair ne diyeceksiniz? İl Başkanlığı’nda beklemeye devam edecek misiniz? Buranın yol haritası nasıl olacak?
“Bugün için yol haritamız şu şekilde: İstanbul’un 39 ilçesinde eş zamanlı basın açıklaması ve yürüyüş gerçekleştiriyoruz. Dün buradaydık sabaha kadar. Ancak ilçelerden de yoğun bir talep var. “Biz de gelmek istiyoruz ama İstanbul İl Binası lokasyon olarak İstanbul trafiğinin çok ters noktasında kalıyor. Ne yapabiliriz?” diye ilçe başkanlıklarına başvuran yurttaşlarımız var. Bu yönüyle bugün için saat 19.00’da İstanbul’un 39 ilçesinde eş zamanlı basın açıklaması ve yürüyüş gerçekleştiriyoruz. Ben de ilçelerden bir tanesinde olacağım. Yarını hep birlikte göreceğiz.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel dün akşam bir tarif yaptı. Bir yol haritası tarifi, bir basın açıklaması yaptı. Orada önemli mesajlar verdi. Bir de otobüs üzerinden önemli mesajlar verdi. Bir yandan hukuksal bir mücadeleyi yürütüyoruz. Bir yandan da ortaya çıkan bu tabloya karşı siyasi mücadeleyi yürütüyoruz. Hukuksal olarak partimizin YSK’ya ve Yargıtay’a başvuruları var. O sürecin takipçisi olacağız. Şu anda YSK’nın henüz bir kararı açıklanmış değil.
Siyasi olarak da genel başkanımız genel merkezde. Bugün saat 20.00’de yine genel merkeze çağrı yaptı. Genel merkezde olmaya devam edecek genel başkanımız. Görevinin başında olmaya devam edecek. Biz dün İstanbul’un otuz dokuz ilçe başkanıyla, belediye başkanlarımızla, İstanbul’daki milletvekillerimizle, seçilmiş kadrolarımızla bir araya geldik.
İstanbul olarak tavrımız çok açık ve nettir. Cumhuriyet Halk Partisi’nde kimin genel başkanlık yapacağına, kimin il başkanlığı yapacağına, kimin ilçe başkanlığı yapacağına üyeler ve delegeler karar verir. Bu yönüyle Cumhuriyet Halk Partisi’nde gerek İstanbul Kongresi’nde — biliyorsunuz İstanbul’la ilgili de belli kararlar var — gerek Kurultay’da delegeler seçilmiştir. Delegeler İstanbul İl Başkanlığı’nı seçmiştir. Kurultay delegeleri Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanını seçmiştir.
Kaldı ki İstanbul’da gerçekleştirilen 38. Olağan Kongre’den sonra bir delege imzasıyla olağanüstü kongre toplanmıştır. Yine il başkanı olarak seçildik. 39. Olağan Kurultayımızı gerçekleştirdik, yine seçildik. Şimdi benim elimde YSK’dan alınmış 3 tane mazbata var. İstanbul’la ilgili ortada bir yerel mahkeme kararı var. Kurultayla ilgili genel başkanımızın elinde YSK tarafından alınmış — tabii seçilerek — dört tane mazbata var ve ortada dün ortaya çıkan bir garabet karar var.
Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi mahkeme kararlarıyla dizayn edilemez. Cumhuriyet Halk Partisi üye ve delegelerin iradesiyle başkanlarını, genel başkanlarını seçer. Genel başkanımız görevinin başındadır.
“ATILAN ADIMLARIN ZAMANLAMALARI ÇOK MANİDAR”
Bu sürecin toplamıyla ilgili şunu söyleyeyim: Yargı eliyle siyaseti dizayn etme çabasıdır. Ve emperyalist güçlerden destek alarak yargı eliyle siyaseti dizayn etme çabasıdır. Trump’ın 19 Mart’tan önce Erdoğan’la görüşmesi tesadüf değildir. Çarşamba günü (20 Mayıs) Erdoğan’ın Trump’la görüşmesi tesadüf değildir. Dolayısıyla emperyalist güçlerin desteğiyle, siyasallaşmış yargı eliyle siyaseti dizayn etme çabasıdır.
CHP meselesi değildir mesele. Özgür Özel meselesi, Özgür Çelik meselesi değildir. Mesele memleket meselesi, demokrasi meselesi ve anayasal düzen meselesidir. Bu yönüyle hem toplumsal muhalefetin hem bütün demokratik kurumların hem yurttaşlarımızın sürece çok güçlü sahip çıktığını görüyoruz.
Büyük tabloya baktığımız zaman atılan adımların zamanlamaları da çok çok manidardır. Ne zaman Cumhuriyet Halk Partisi’nin kongreleri ve kurultayı tartışılmaya başlandı? O gündemin sıcaklığı içerisinde kaçırmış olabilir yurttaşlarımız. 2023’te Ekim ayında ben seçildim. Kasım’da genel başkanımız Sayın Özgür Özel seçildi. YSK’ya resmi itiraz sürelerinde hiçbir itiraz olmadı. Devam eden itiraz süreçlerinde herhangi bir itiraz süreci olmadı. Aradan bir buçuk yıl geçti. 19 Mart darbesinin gerçekleştiği gün İstanbul Kongresi’ne dava açtılar ve Kurultay’a dava açtılar.”
Tesadüf değil diyorsunuz…
“Tabii ki tesadüf değil. Yani ortada Türkiye’nin birinci partisi var. 2023 seçimlerini hatırlayın, bir umutsuzluk vardı, bir değişim gerçekleşti. Değişim umudunun üzerine toplum Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve sadece tabii Cumhuriyet Halk Partisi’ne değil, muhalefete bir destek verdi ve CHP Türkiye’nin birinci partisi konumuna geldi.
Yapılan iş Türkiye’de ortaya çıkan umuda yönelik yapılmış bir iştir ve hepsi bir bütündür. Bu davalar ve bu soruşturmaların tarihi çok manidardır. 19 Mart’ın haftasında gerçekleşmiştir. O yüzden emperyalist vurgusu yapıyorum ve şunu ifade ediyorum: Türkiye’de kurulmuş bir müesses nizam vardır. O müesses nizam, Cumhuriyet Halk Partisi’ne sınır çizmek istiyor, muhalefeti bölüp parçalamak istiyor ve varlığını sürdürmek istiyor. Ve o müesses nizam emperyalist güçlerden destek alıyor.
Tam bu yönüyle mesele, hani hep diyoruz ya demokrasi mücadelesi, anayasal düzen meselesi; mesele aynı zamanda tam bağımsız Türkiye mücadelesidir.”
“GÖREVİMİZİN BAŞINDAYIZ VE SÜRECİMİZİ DEVAM ETTİRİYORUZ”
İl Başkanlığı adına telaffuz edilen isimler, açıklamalar var. Sizin nezdinizde tüm bunların karşılığı ne?
“Bunların bizim nezdimizde geçmişte alınan kararlarda da bir karşılığı yoktu. Bugün de bir karşılığı yok. Biz görevimizin başındayız. Ben, 39 ilçe başkanımızla, belediye başkanlarımızla görevimizin başındayız ve sürecimizi devam ettiriyoruz.
Kurultayla ilgili de alınan kararların bizim nazarımızda bir geçerliliği yok. Biz sonuna kadar Genel Başkanımız Özgür Özel’in yanındayız. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun ve tüm tutsak yol arkadaşlarımızın yanındayız ve kararlı bir şekilde mücadelemize devam ediyoruz.”
Sayın Özgür Özel, mutlak butlan kararı sonrası yaptığı açıklamada “kirli pazarlıklar teklif edildiğinden, konfor alanlarından” bahsetti. Gerek açık, gerek dolaylı yoldan yapıldığından da… Bunu açar mısınız?
“Yani genel başkanımızın tarif ettiği şey şu: Cumhuriyet Halk Partisi’ne bir sınır çizilmiş. CHP yüzde 20’lerin partisi olsun. CHP büyük şehirlerde, İstanbul’da bazı merkez ilçeleri kazansın. İşte Beşiktaş, Bakırköy, Kadıköy, Şişli gibi merkez ilçeleri, Ege kıyılarında, Akdeniz kıyılarında bir bölüm belediyeyle idare etsin. Muhalefet görevini yerine getirsin. Ve Ankara merkezli siyaset yapsın. Yüzde 20’lerin, 25’lerin partisi olsun, bir iktidar iddiası ortaya koymasın.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Özgür Özel, ‘Bunu reddettiğimiz için bu sonuçlarla karşılaşıyoruz’ diyor. Bunu Genel Başkanımız Özgür Özel de reddediyor. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu da reddediyor. Biz de reddediyoruz. Çünkü biz CHP’ye çizilen sınırları tanımıyoruz.
Biz Cumhuriyet Halk Partisi’nde güçlü bir iktidar iddiası ortaya koyuyoruz ve bizi abluka altına almaya çalışanlara diyoruz ki biz bu ablukayı dağıtacağız ve toplumsal muhalefetle birlikte Türkiye’de yeni bir iktidar kuracağız. ‘Bu iktidar tam bağımsız Türkiye iktidarı, demokratik bir Türkiye iktidarı, adaletin sağlandığı, toplumsal barışın, huzurun sağlandığı ve en önemlisi ekonomik refahın sağlandığı bir iktidar olacak’ diyoruz.”
Peki, Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde bahsedilen “karışıklık, dağılma” iddialarına ne diyeceksiniz?
“Cumhuriyet Halk Partisi’nde bir bölünme yoktur. Bunun altını kalın çizgilerle çiziyorum. Sadece siyasallaşmış yargıya teslim olmuş bir avuç insan vardır. Cumhuriyet Halk Partisi il başkanlarıyla, ilçe başkanlarıyla, belediye başkanlarıyla kenetlenmiş bir süreç yürütüyor.”