Trump, İran’daki fiyaskoyu Küba ile unutturmak istiyor

CNN International’da yer alan bir analize göre, ABD Başkanı Donald Trump, İran’da bir türlü elde edemediği rejim değişikliği zaferini Küba’da yakalamaya çalışıyor. Ancak zaten sınırları zorlanan ABD silahlı kuvvetlerinin yeni bir askeri hamleye girişmesi, hem siyasi hem de askeri açıdan son derece yüksek riskleri beraberinde getiriyor.

ABD hükümetinin, 94 yaşındaki eski Küba Devlet Başkanı Raúl Castro hakkında cinayet ve ABD vatandaşlarını öldürmek için komplo kurma suçlamasıyla iddianame hazırlaması, yaklaşık 70 yıldır süren tarihi hesaplaşmada dikkat çekici bir dönüm noktası oldu.

Küba’nın Bağımsızlık Günü’nde açıklanan bu iddianame, Trump’ın gerilimi tırmandırma stratejisinde önemli bir basamak teşkil ediyor. Bu adım; Küba toplumunu çöküşün eşiğine getiren ABD petrol ablukası, artan diplomatik baskılar ve CIA Direktörü John Ratcliffe’in yakın zamanda Havana’ya sunduğu talep listesiyle aynı döneme denk geldi.

Haftalardır Küba’yı açıkça tehdit eden Trump, ada ülkesine karşı “canı ne isterse yapabileceğini” ve “Küba’yı özgürleştirme onuruna erişebileceğini” söyledi. Trump verdiği demeçte “Başarısız bir devlet. Bunu siz de görüyorsunuz, paramparça oluyorlar. Petrolü yok, paraları yok. Ama biz oradayız; ailelere, halka yardım etmek için oradayız.” ifadelerini kullandı.

Castro hakkındaki iddianame, 1996 yılında üçü ABD vatandaşı dört kişinin ölümüyle sonuçlanan iki sivil uçağın düşürülmesi olayına dayanıyor. Beyaz Saray bu hamleyle çift taraflı bir kazanç hedefliyor olabilir: Bir yandan Havana’daki rejimi daha da sıkıştırarak müzakereye açık, daha zayıf veya pragmatik üyeleri sistem dışına itmek; diğer yandan ise bu yeni hukuki cepheyi askeri bir müdahale ya da ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu deviren özel kuvvetler operasyonuna benzer bir baskın için meşru bir zemin olarak kullanmak.

KÜBA KIYILARINDA ABD ASKERİ UÇUŞLARINDA ARTIŞ VAR

CNN’in askeri istihbarat kaynaklarına dayandırdığı bilgilere göre, Küba kıyılarında ABD askeri uçuşlarında ciddi bir artış var. Benzer bir hareketlilik, İran ve Venezuela saldırılarından önce de yaşanmıştı.

Buna karşın, İran’daki savaş nedeniyle Trump’ın hızla düşen onay oranları, yeni bir askeri macerayı destekleyecek siyasi kredisinin kalmadığını gösteriyor. Son anketler, Amerikan halkının büyük çoğunluğunun İran savaşına karşı olduğunu ortaya koyuyor. Seçmenler, Trump’ın dış politikalarını doğrudan kendi ekonomik sıkıntılarıyla bağdaştırmaya başladı. Anketler, Amerikalıların çoğunluğunun Trump’ın Küba politikasına da onay vermediğini gösteriyor.

OLASI BİR ASKERİ OPERASYONUN RİSKLERİ ÇOK YÜKSEK

Küba’ya yönelik herhangi bir saldırı ya da özel kuvvetler baskını, Venezuela’daki yıldırım operasyonuna kıyasla çok daha büyük bir direniş ve ABD asker kaybı riski taşıyor. Küba ordusu kaynak sıkıntısı çekse ve teçhizatı eski olsa da, düzenli ordusuyla ABD birliklerine ciddi kayıplar verdirebilecek kapasiteye sahip. Ayrıca Raúl Castro’nun etrafındaki güvenlik çemberinin, Maduro tarzı bir kaçırma operasyonunu önlemek adına son derece sıkı olduğu belirtiliyor.

Başa dön tuşu