Taliban, kadınların direnişine silahla yanıt verdi

Taliban, kadınların direnişine silahla yanıt verdi

BM: AĞIR SONUÇLAR DOĞURUR

UNAMA açıklamasında, kadınların serbest bırakılmış olmasının keyfi gözaltıların yarattığı zararı ortadan kaldırmadığı vurgulandı. BM Genel Sekreteri’nin Afganistan Özel Temsilci Yardımcısı ve UNAMA Başkan Vekili Georgette Gagnon, “Afganistan’da bir kadının gözaltına alınması büyük bir damgalanma yaratır; serbest bırakıldıktan sonra dahi aile ve toplum içinde daha fazla şiddet ve izolasyon riski doğurabilir” dedi.

Gagnon, Taliban yönetiminin uluslararası hukuk uyarınca tüm Afganların ifade özgürlüğü, barışçıl toplanma hakkı, kişi özgürlüğü ve güvenliğini korumakla yükümlü olduğunu hatırlattı. UNAMA, Taliban’a kadınların hareket, ifade, eğitim, istihdam ve kamusal yaşama katılım haklarını kısıtlayan tüm politika ve uygulamalardan vazgeçme çağrısı yaptı.

“2001 DEĞİL 2026 AFGANİSTANI”

Herat kentinde yaşananlara tepki gösteren Afgan kadın hakları savunucusu Wazhma Tokhi, Taliban’ın değiştiği yönündeki uluslararası söylemlere sert çıktı. Tokhi, “Bu 2001 yılı değil. Bu, 2026 Afganistan’ı. Taliban’ın değiştiğini, artık 1996-2001 dönemindeki Taliban olmadığını söyleyenleri hatırlayın” dedi.

Bugünkü Taliban yönetiminin geçmiştekinden daha sistematik bir baskı rejimi kurduğunu belirten Tokhi, “Taliban reforme olmadı. Baskıyı daha sistematik uyguluyor, zulmünde daha acımasız davranıyor ve kadınları kamusal yaşamdan silmek konusunda her zamankinden daha kararlı” ifadelerini kullandı.

Afgan kadınlarının yalnızca eğitim, çalışma, özgürlük, onur ve insan olarak var olma hakkı talep ettiğini vurgulayan Tokhi, “Verilen cevap ise kurşunlar, hapishaneler ve korku oldu” dedi.

Wazhma Tokhi

“KADINLARIN KONUŞTUĞU İÇİN CEZALANDIRILDIĞI BİR YERDE GÜVENLİKTEN SÖZ EDİLEMEZ”

Tokhi, Herat’taki saldırının yalnızca Taliban’ın kadın düşmanı politikalarının değil, uluslararası toplumun Taliban’la kurduğu normalleşme ilişkisinin de sonucu olduğunu belirtti.

“Normalleşme, angajman ve tanınma politikaları; baskı ve kadınların kamusal yaşamdan silinmesi üzerine kurulu bir sistemi aklamaya yardımcı oldu” diyen Tokhi, Afganistan’da güvenlik ve istikrar sağlandığı yönündeki söylemlerin gerçeği yansıtmadığını ifade etti.

Tokhi, “Kadınların konuştuğu için cezalandırıldığı bir yerde güvenlikten söz edilemez. Temel insan haklarının suç sayıldığı bir yerde barış olmaz” dedi.

“BU KAN UNUTULMAMALI”

Tokhi, yaşananları “onur, adalet ve özgürlük talep eden Afganların ödediği bedel” olarak nitelendirerek, “Bu yalnızca Herat sokaklarına dökülen kan değil. Bu, onur, adalet ve özgürlük isteyen Afganların ödediği bedeldir. Bu kan bir tanıktır. Bu kan bir delildir. Asla unutulmamalıdır” ifadelerini kullandı.

“ÖLÜMÜ GÖZE ALIYORUZ”

BirGün’e konuşan Afganistan Kadın Deklarasyonu’ndan kadınlar, protestonun 9 Haziran sabahı saat 08.00 civarında Cebrail bölgesinin ana yolu ve Bahar-e-Zendagi kavşağı çevresinde başladığını söyledi. Deklarasyon üyeleri kadınların gözaltına alınmasına tepki gösteren halkın, “Eğitim, iş, özgürlük” sloganları attığını belirtti.

Taliban güçlerinin kalabalığı dağıtmak için ateş açtığını, bazı protestocuları sopa ve taşlarla darbettiğini aktaran kadınlar, “En az üç kişi yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Bir çocuk ise güvenlik güçlerinin kurşunuyla öldürüldü” dedi. Afganistan’da cehennemi yaşadıklarını ifade eden kadınlar, “Ölümü göze alarak mücadele ediyoruz” diye konuştu.

BirGün'e Omuz Ver BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu