Bu rejime karşı tek çare birleşmek

Bu rejime karşı tek çare birleşmek

Antep’te ücretlerini alamadıkları için eylem yapan Sırma Halı işçilerine destek için katıldığı basın açıklamasındaki sözleri nedeniyle gözaltına alınan BİRTEK-SEN Başkanı Mehmet Türkmen de geçtiğimiz günlerde tutuklandı.

YÖNTEM AYNI

Öğrencisinden yaşam savunucusuna, kadınlardan işçisine dek her kesimi hedef tahtasına yerleştiren Saray yönetimi kendisi ve bir grup azınlığın çıkarları için dikensiz bahçe yaratmaya çalışıyor. İktidar, emeklinin sorunlarını, asgari ücreti, derinleşen yoksulluğu, hukuksuzlukları, adaletsizlikleri, gerici kuşatmayı kimse konuşmasın istiyor. Patronlardan hakkını alamayan işçileri, erkek şiddetini, doğanın acımasızca talan edilmesini, tarikat ve cemaatlerin yarattığı karanlığı kimse bilmesin, görmesin, duymasın istiyor. Her türlü devlet imkanını, iktidarda kalma planına acımasızca alet eden, yargı sopası ve polis şiddeti dahil elindeki bütün kozları masaya süren rejimin ajandası belli. “Baskıyı ne kadar artırırsam, gazetecileri, sendikacıları, öğrencileri gözaltına alıp tutuklarsam toplumsal muhalefete o kadar bertaraf ederim.”

ZAYIF KARNI

İktidar elindeki kartları gizleme gereği dahi duymadan en iyi bildiği yöntemleri devreye sokarak bir kez daha aynı sonuca ulaşmak istiyor. Şüphesiz en güvendiği şey ise muhalefet güçlerinin dağınıklığının verdiği özgüven. 19 Mart operasyonlarında önceden hesap edilemeyen de aynı toplumsal tabanda biriken öfkenin eş zamanlı harekete geçmesiydi. İktidarın bu operasyonlardan önce ajandasına yazdığı oyun planı Saraçhane’den Maltepe’ye, Yozgat’tan Bayburt’a dek uzanan eylemlerde, öğrencilerin yıkıp geçtiği barikatta, örgütlenen boykotlarda ve yaratıcı eylemlerde bozulmuştu. Elbette ortaya çıkan bu itiraz dalgası rejimi yenilgiye uğramaya yetmedi. Ancak öncelikle bütün bir topluma iktidarın zayıf karnının burası olduğunu gösterdi.

ÖFKE BİTMEDİ

Saraçhane direnişinden bu yana geçen 1 yılda toplumsal muhalefetin görünürlüğü zaman zaman zaman asalsa da irili ufaklı eylemlerle varlığını sürdürdü. Geçtiğimiz 18 Mart akşamı Saraçhane’de bir kez daha toplanan on binler, iktidarın tüm kara propaganda bombardımanına rağmen milyonların hafızasından hukuksuzluklar başta olmak üzere rejime karşı öfkesini domine edemediğini gösterdi. Fakat buna rağmen iktidarının varlığını sürdürmeyi de başardı.

Şüphesiz bu çelişkili durumun en önemli nedeni ise ortak bir mücadelenin eksikliğine duyulan ihtiyaçtır. Bugün gazetecilerin, sendikacıların ya da öğrencilerin tutuklanmasını birbirinden bağımsız olaylar değil aksine aynı planın bir parçası olarak görmek gerekiyor. Bu rejimi yenilgiye uğratmadan ülkede bir avuç azınlık dışında hiç kimsenin kurtulmayacağını, rejimden kurtulmanın da ancak yan yana gelerek, topyekun ve birleşik bir itirazın örgütlenmesi, onun sönümlenmeden büyütülmesiyle mümkün olacağı not edilmelidir.

BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu