Sahne fonu sanat eserine dönüştü

Sahne fonu sanat eserine dönüştü

Sanatçı ve küratör Nicola Atkinson, yedi sene önce kendisine grup üyelerince hediye edilen perdenin, seyircinin “neşeli enerjisini” taşıdığını ve bugün işlevsel nesnelere dönüştürüldüğünde “yalnızca eşyaları değil, aynı zamanda müziği, anıları ve sevgiyi” de temsil ettiğini düşünüyor.

14 Şubat Sevgililer Günü ve Anneler Günü’nü (Mothering Sunday-Birleşik Krallık’ta her yıl Paskalya’dan üç hafta önceki Pazar günü) kapsayan bir dönemde izleyicinin karşısına çıkan sergide çanta tasarımına odaklanıldı. Sevgiyi ifade etme yollarıyla tüketimin iç içeliğine dikkat çekmeyi hedefleyen Atkinson’un sorusu şu: “Güzel şeylere duyduğumuz sevgi ile eşyalarımızı akılcı ve sürdürülebilir bir şekilde taşıma ihtiyacı arasında nasıl bir denge kurabiliriz?”

Sergide, tarihsel olarak lüks ve ihtişamla yan yana anılan bu altın rengi kadife materyalin ‘yeniden değerlendirilmesi’ üzerinden ise bir karşıtlık ve derinlik elde edilmiş.

Bugüne kadar Birleşik Krallık’ın yanı sıra ABD ve İsveç’te de kamusal sanat eserleri veren Atkinson, malzeme, kullanım alanı, sahiplik ve sürdürülebilirlik üzerine düşünmeye mesai harcayan bir sanatçı. Ona göre, eserin izleyiciyle buluştuğu anın kendisi de eserin özüne dahil. Bu karşılaşmayı toplumsal bağlamında ve kapitalist ekonomik ilişkileri göz ardı etmeden ele alıyor.

Sev Beni sergisinde de meseleyi alışveriş poşetinin tarihsel gelişiminden başlayarak ele alıyor Atkinson: 1870’te ABD’li mucit Margaret E. Knight, kese kağıdı üretimini otomatikleştiren makineyi geliştirerek ambalaj dünyasında bir devrim yarattı. 1962’de ise İsveçli mühendis Sten Gustaf Thulin, plastik alışveriş poşetini icat etti. Bugün çoğu zaman çevre için büyük bir tehdit olarak görülse de, tasarımın amacı yeniden kullanımı teşvik etmek ve ağaçların kesilmesini azaltmaktı. 2000’li yıllara gelindiğinde omzumuzdaki organik pamuk bez çanta sürdürülebilirliğin sembolü hâline geldi. Ancak Atkinson’un dikkat çektiği gerçek ilginç: Bez çantanın çevresel etkisini çıkarabilmesi için yaklaşık 54 yıl boyunca her gün kullanılması gerekiyor.

Tüketim ve sürdürülebilirlik arasındaki bu ikilemi ele alan sergi, çözüm olarak 2. Dünya Savaşı döneminin “make do and mend” (elde olanı onararak kullanma) yaklaşımından ilham alıyor.

Sanatçılar Alex Allan, Alison Templeton, Caron McKenna, Despoina Isaia, Eilidh Weir, Joanna Rucklidge, Rosie Cunningham, Sadie Smith, Spencer Dent ve Lorna & Madeleine Swinney, kendi sanat pratiklerinin kılavuzluğunda hazırladıkları tasarımlarda ‘yeniden değerlendirilen’ malzemeler kullanmış. Sergide küratör Atkinson’un yaptığı 34 çanta tasarımı da yer alıyor. 

Galeride ayrıca sahne perdesinin en ince detaylarını, dokusunu ve kıvrımlarını gösteren yakın plan fotoğraflar da sergileniyor. ‘Intimate details’ (Yakın plan detaylar) başlıklı toplam 22 fotoğraf, yumuşak kadife yüzeylere basılarak, asıl malzeme taklit edilmiş, üzerlerinde cam kullanılmayarak, yakınlık hissi pekiştirilmiş.

Love Me (Sev Beni) 11 Nisan’a kadar Glasgow yakınlarındaki Beautiful Materials isimli galeride izleyiciyle buluşuyor.

Sergide yer alan fotoğrafların biri Belle and Sebastian grup üyelerince imzalanmış.

Belle and Sebastian grubu şu sıralar 30’uncu yıl dönümlerini kutladıkları bir dünya turnesinde. Grup, Eylül ayına kadar sürecek turne kapsamında dört kıtada hayranlarıyla buluşacak.

BirGün'e Omuz Ver BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu