Faturanın görünmeyen yükü, Güneydoğu’da elektrik bilmecesi!

Türkiye’de enerji güvenliği tartışmaları uzun yıllardır arz kapasitesi, doğal gaz bağımlılığı, yerli üretim yatırımları ve dışa bağımlılık ekseninde yürütülürken, son veriler elektrik sisteminin başka bir kırılgan noktasını yeniden gündemde. Dicle Elektrik Dağıtım (DEDAŞ) tarafından paylaşılan son bölgesel veriler, özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki kaçak elektrik kullanım oranlarının ulaştığı boyutu gözler önüne serdi. Şirket verilerine göre Şanlıurfa’da tüketilen elektriğin yaklaşık yarısının kaçak yollarla kullanıldığı öne sürülüyor. 2025 yılı itibarıyla il genelinde toplam elektrik tüketimi yaklaşık 9 milyar 850 milyon kilovatsaat olarak gerçekleşirken, bunun yaklaşık 5 milyar kilovatsaatlik bölümünün kayıt dışı şekilde sisteme yüklendiği belirtiliyor. Başka bir ifadeyle, şehirde tüketilen her iki birim elektriğin birine yakını faturalandırılamadan kayıp-kaçak hanesine yazılıyor.
Tahsilat oranı düştükçe yatırım finansmanı zorlaşıyor. Trafo merkezlerinin güç artırımı, yeraltı kablolama, akıllı sayaç ve uzaktan izleme sistemleri gibi modernizasyon adımları ciddi sermaye gerektiriyor.
15 MİLYAR TL ZARAR
Kaçak kullanım oranlarının yalnızca Şanlıurfa ile sınırlı olmadığı, Mardin, Şırnak, Diyarbakır, Batman, Van, Hakkari, Muş ve Bitlis’te de Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde seyrettiği ifade ediliyor. Bu illerdeki teknik ve teknik olmayan kayıpların ortalaması yüzde 20 seviyesinde hesaplanırken, uzmanlar tablonun ulusal enerji maliyetlerini doğrudan etkileyen yapısal bir sorun alanına işaret ettiğini vurguluyor. Şanlıurfa’da 2025’deki toplam tüketimin yaklaşık 9,85 milyar kilovatsaat düzeyinde gerçekleştiği, bunun yaklaşık 5 milyar kilovatsaatinin kaçak yollarla sisteme yüklendiği, bu miktarın parasal karşılığının 15 milyar TL bandında olduğu da hesaplanıyor. Karşılaştırmalı değerlendirmelerde söz konusu kaçak tüketim miktarının Türkiye’deki dokuz ilin bir yıllık toplam resmi elektrik tüketimine denk geldiği ifade ediliyor.
HAKSIZ KAZANÇ KAPISI
Kaçak kullanımın arkasındaki temel dinamiklerin başında tarımsal sulama geliyor. GAP havzasında ikinci ürün ekimi ve yeraltı suyu pompajı yoğun enerji gerektiriyor. Sulama sezonunda trafolara binen yük anlık sıçramalar gösteriyor. Sayaç dışı bağlantılarla yapılan çekişler, şebekede dengesiz yük profilleri oluşturuyor. Bu durum yalnızca mali kayba değil, teknik kayba da yol açıyor; gerilim düşüşleri, trafo yanmaları ve hat kopmaları sıklaşıyor. Şebekenin planlanan kapasitesi ile fiili çekiş arasındaki makas açıldıkça sistem kırılganlaşıyor.
SORUN FATURALAR MI?
Enerji piyasası uzmanları, bu oranların yalnızca dağıtım şirketlerinin bilançosunu değil, ulusal tarifeleri de dolaylı biçimde etkilediğine dikkat çekerken, Haberglobal.com’ye konuşan bir elektrik mühendisi sistemdeki kayıp-kaçak mekanizmasına ilişkin şu değerlendirmeyi yapıyor: “Sorun sadece kaçak kullanım değil; kayıp-kaçakların azaltılamaması ve bunun maliyetinin tarifelere yansıtılma biçimi. Eskiden faturalarda enerji bedeli, dağıtım bedeli, sayaç okuma bedeli gibi 5, 6 ayrı kalem açıkça görülürdü. Şimdi bu kalemlerin önemli bölümü sadeleştirme adı altında görünmez hale getirildi. Dağıtım şirketinin 100 liralık bir maliyeti varsa bunun 10 lirası gerçek maliyetken, sistem içinde bu rakam 30 liraya çıkabiliyor; ancak bu artış faturada şeffaf biçimde izlenemiyor. İnsanlar neye, ne kadar ödediğini net göremediği için ödeme isteği de azalıyor. Özelleştirmenin geldiği noktada en büyük tartışma başlığı da bu şeffaflık sorunu.”
ABARTILIYOR MU?
Haberglobal.com’ye konuşan bir başka elektrik mühendisi ise kamuoyuna yansıyan oranların sahadaki teknik verilerle örtüşmediğini savunuyor ve şu değerlendirmeyi yapıyor; “Rakamlar abartılıyor. Toplam kayıp-kaçak oranı yüzde 18’ler seviyesindeydi. Şanlıurfa’da yüzde 50 gibi bir oran teknik olarak mümkün değil; bu oran neye göre hesaplanıyor, hangi baz alınarak söyleniyor, buna bakmak gerekir. Ayrıca kayıp-kaçak denildiğinde sadece kaçak kullanım anlaşılmamalı. Elektrik hatlarından, eski kablolardan ve teknik altyapıdan kaynaklanan teknik kayıplar da bu başlık altında yer alıyor.”
Yapılan karşılaştırmalı verilerde ise Batı ve İç Anadolu illerinde kaçak oranlarının çoğunlukla yüzde 5-10 bandında seyrettiğini gösteriyor. Güneydoğu’da sulama kaynaklı yüksek mevsimsel talep, kayıt dışı kullanımın en önemli tetikleyicisi olarak öne çıkıyor.
AYNI COĞRAFYADA
Kamuoyu Araştırmacı Volkan Tebrizcik ise, “Kayıp-kaçak elektrik meselesinde en yüksek oranlı 6 ilin tamamının Dicle Elektrik dağıtım bölgesinde yer alması, teknik ve finansal baskının aynı coğrafyada yoğunlaştığını gösteriyor” dedi. Tebrizcik, bu tablonun yapısal ve bölgesel bir karakter taşıdığına dikkat çekti.
[email protected]
Kaynak: Web Özel