Moskova’yı, takımı ve atmosferi özledim
İstanbul’daki ilk günlerini ve adaptasyon sürecini anlatan Batrakov, “En basit kelimeleri öğrendim: ‘Merhaba’, ‘tamam’, ‘günaydın’. Şimdilik sadece bunlar. Şu anda daha çok İngilizceye odaklanıyorum çünkü hemen yeni bir ortama girdim. 15 yıl boyunca aynı kulüpte, aynı yapı içinde bulundum ve bir anda ülke, şehir ve takım değiştirmek kolay değil.”
“GÖZLÜK VE ŞAPKA TAKSANIZ BİLE TANINIYORSUNUZ”
İstanbul’daki futbol sevgisinin Moskova’dan çok farklı olduğunu belirten genç oyuncu, dışarıda rahat hareket edemediğini ifade etti: “Türkiye’de çok zor. Moskova’da Lokomotiv’de oynarken gözlüksüz ve şapkasız rahatça dışarı çıkıp gezebiliyordum. İstanbul’da ise gözlük ve şapka taksanız bile çok sık tanınıyorsunuz. Bu açıdan zor. Herkes futbolla ilgileniyor.”
“İLK HAFTA ÜÇ KEZ KEBAP YEDİM”
Türkiye’deki yemek kültürüne çabuk uyum sağladığını dile getiren Batrakov, ev düzenini kurduktan sonra daha sakin bir hayata geçtiklerini söyledi: “İlk hafta üç kez restorana gittim ve kebap yedim. Şimdi biraz daha sakinim. Evimizi düzenledik, eşim yemek yapıyor, ailem de ziyarete geldi. Tesislerde de tabii ki yemek veriliyor.”
“KÜÇÜK HAYALİM GERÇEKLEŞTİ”
Galatasaray formasıyla Şampiyonlar Ligi sahnesine çıkmanın heyecanını paylaşan Rus futbolcu, yaşadığı duyguları şu sözlerle tarif etti: “Muhtemelen Türkiye’de Galatasaray formasıyla ilk maçım ve tabii ki Şampiyonlar Ligi. Daha önce de söylediğim gibi küçük hayalim gerçekleşti. Hala tam olarak inanabiliyorum diyemem. İnanılmaz duygular, atmosfer tarif edilemez. Bence Türkiye’de bir maça hiç gitmediyseniz, gördüğünüz veya bulunduğunuz herhangi bir şeyle karşılaştırmak zor.”
TORREIRA’DAN ÖZEL DESTEK: “BİR ŞEY OLURSA BENİ ARA”
Takım arkadaşlarının kendisine çok yardımcı olduğunu belirten Batrakov, Lucas Torreira’nın yaklaşımına ayrı bir parantez açtı: “Günlük hayat açısından herkes çok yardımsever. Saha dışında veya sahada herhangi bir yardıma ihtiyacım olursa yardımcı olabileceklerini söylediler. Lucas Torreira özellikle yanıma geldi, beni cesaretlendirdi ve ‘Bir şey olursa beni ara, bana yaz’ dedi.”
“ESKİ TAKIMIMI VE ATMOSFERİ ÖZLEDİM”
Milli takım kampına katılmaktan büyük onur duyduğunu söyleyen genç yıldız, Moskova’ya dair özlemini de gizlemedi:
“Her zamanki gibi iyi bir ruh haliyle geldim. Genel olarak her zaman söylüyorum, milli takımın renklerini savunmak benim için bir onur. Lokomotiv’de, Galatasaray’da veya başka bir yerde olmam fark etmez. Benim için çok önemli. Ayrıca, bir aydır Rusya’da değildim ve Moskova’yı, arkadaşlarımı, takımı ve atmosferi özledim. Bu yüzden katılmaktan mutluyum.”