Korunmazsa yok olur! İstanbul’un ön cephesi tehlikede mi?
İstanbul’da kentsel dönüşüm hız kesmeden sürerken, gözden kaçan bir miras sessizce yok olabilir. 1950’lerden 1980’lere uzanan dönemde apartman cephelerine, giriş hollerine ve duvarlarına işlenmiş mozaik ve seramik panolar tehlike altında. Özellikle Anadolu yakasında son dönemde atılan bazı adımlar, bu eserlerin korunabileceğini ortaya koyarken, şehir genelinde bu alanda yapılması gerekenler olduğu belirtiliyor. Son olarak Kadıköy’ün Suadiye semtinde bulunan Ethem Bey Apartmanı’nda yer alan, seramik sanatçısı Taci Alpaslan imzalı mozaik pano, kentsel dönüşüm sürecinde sökülerek koruma altına alındı. Yapı yenilendikten sonra eserin yeniden binaya yerleştirilmesi planlanıyor. Daha önce yine Suadiye’deki İzmir Apartmanı’nda bulunan bir pano sökülerek apartmanın bahçesine taşınmıştı.
Panoların büyük bölümü herhangi bir kayıt ya da koruma süreci olmadan ortadan kalkıyor
ANADOLU YAKASI’NDA YAYGIN
İstanbul’da 20. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilen apartmanların önemli bir bölümünde, dönemin sanat anlayışını yansıtan mozaik ve seramik panolar yer alıyordu. Mimarlık ile sanatın iç içe geçtiği bu yaklaşım, özellikle Kadıköy’de Bağdat Caddesi hattı, Suadiye, Caddebostan, Erenköy, Göztepe ve Moda gibi semtlerde yoğunlaşıyor. Bu bölgelerdeki birçok yapı, adeta birer açık hava galerisi niteliği taşıyor. Ancak bu yoğunluk, bugün aynı ölçüde risk anlamına da geliyor. Bağdat Caddesi çevresinde hızlanan kentsel dönüşüm, çok sayıda apartmanın yıkılıp yeniden yapılmasına yol açarken, üzerlerindeki panoların büyük bölümü herhangi bir kayıt ya da koruma süreci olmadan ortadan kalkıyor.
HALEN ENVANTER YOK
Uzmanlara göre, İstanbul’da bu nitelikte yüzlerce eser bulunmasına rağmen, bunların ne kadarının ayakta kaldığına dair kapsamlı bir envanter mevcut değil. Nişantaşı, Şişli ve Harbiye hattında 1960’lı ve 70’li yıllarda inşa edilen apartmanların girişlerinde ve cephelerinde yer alan panoların önemli bir kısmı, özellikle 2000’li yılların başından itibaren hızlanan yenileme ve dönüşüm süreçlerinde yok oldu. Yüksek arsa değerleri ve yoğun yapılaşma baskısı, bu bölgelerde koruma ihtimalini daha da zayıflatıyor. Benzer bir durum Bakırköy, Ataköy ve Yeşilköy gibi semtlerde de gözleniyor. Özellikle site tipi yerleşimlerde, toplu dönüşüm projeleri sırasında panolar çoğu zaman fark edilmeden ortadan kaldırılıyor.
ÜNLÜ ESERLER VAR
Bedri Rahmi Eyüboğlu, Eren Eyüboğlu, İlgi Adalan ve Taci Alpaslan gibi sanatçıların yanı sıra çok sayıda atölye üretimi, dönemin estetik anlayışını ve gündelik yaşamla kurduğu ilişkiyi yansıtıyor. Ancak bu eserlerin büyük bölümü imzasız olduğu için “sanat eseri” statüsünde değerlendirilmiyor ve hukuki koruma kapsamına girmiyor. Mevcut mevzuata göre, yalnızca “tescilli kültür varlığı” olarak kayıt altına alınmış eserler korunabiliyor. Oysa apartman cephelerindeki bu panoların büyük çoğunluğu böyle bir statüye sahip değil. Bu da kentsel dönüşüm sürecinde eserlerin, binanın bir parçası olarak değerlendirilip yıkımla birlikte ortadan kaldırılmasına yol açıyor.
Mevcut mevzuata göre, yalnızca “tescilli kültür varlığı” olarak kayıt altına alınmış eserler korunabiliyor.
FİRMALAR DUYARLI OLMALI
Müteahhitler açısından ise panoların sökülmesi, taşınması ve yeniden yerleştirilmesi ek maliyet ve zaman anlamına geliyor. Mevcut yapıların üzerindeki sanat eserlerinin korunmasına yönelik özel bir düzenleme bulunmuyor. İstanbul’da kurtarılan örneklere karşılık çok daha geniş bir kayıp yaşanabileceği belirtiliyor. Mevcut hızla devam eden dönüşüm süreci içinde gerekli adımlar atılmazsa, bu eserlerin büyük bölümünün önümüzdeki on yıl içinde tamamen yok olabileceği belirtiliyor.
[email protected]
Kaynak: Web Özel