Ankara’nın yok edilen hastanelerinin belgeseli İstanbul’da
Ankara’nın yok edilen hastanelerinin belgeseli İstanbul’da
SONUÇLAR ELE ALINIYOR
Değil ülkenin dört bir yanından gelen hastalara hizmet veren 13 köklü devlet hastanesi kapatıldı. Belgesel, AKP iktidarı döneminde Ankara’da ard arda kapatılan köklü devlet hastanelerinin nasıl yok edildiğini ele alıyor. Belgeselde kapatma kararlarının hem hekimler hem de hastalar açısından yarattığı sonuçlar ele alınıyor.
Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Etlik Zübeyde Hanım Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gazi Mustafa Kemal Devlet Hastanesi, Ulus Devlet Hastanesi, Ulucanlar Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi, gibi bir sürü hastaneyle birlikte toplam 14 hastane kapatıldı.
Yönetmen Alper Şen belgeseli yapma fikrinin çıkışını şu şekilde anlattı: Belgeselin amaçlarından biri bu hastanelerin nasıl kapatılma aşamasına getirildiğini ve sivil toplum örgütlerinin neden karşı çıktığını anlatmak, bu devlet hastanelerinin aynı zamanda Türkiye’de sağlık kültürü inşasında ne anlama geldiğini ortaya koymak oldu.
BELGESELİN ANA FİKİRLERİ
Son on yıl içinde açılan şehir hastanelerinin hastalar ve sağlık çalışanları için ne anlama geldiğini, kamu özel iş birliği olarak adlandırılan şehir hastanesi sisteminin hastayı nasıl da kentin çeperlerinde derdine derman arayan müşteriye, sağlık çalışanlarını da performans zorlaması ile yaptığı işe yabancılaşan emekçiye dönüştürdüğünü ortaya koymak belgeselin yapımındaki ana fikirler oldu.
Şen, hastanelerin ifade ettiği anlam, kapatılma gerekçeleri ve kapatılmamaları için verilen mücadelenin seyirciler tarafından fark edilmesini istediğini belirterek şöyle dedi: Şehir hastanelerinin sağlık çalışanlarını, hastaları ve kamu bütçesinin nasıl zorladığını ve yaşanan sorunların kişisel olmadığını, mevcut sistemin bizleri bu hale getirdiğini izleyicilerin fark etmesini istedik.
Hastalarla sağlık çalışanları arasında bir diyalog ve karşılıklı empati kurulmasını amaçladık. Muayene sürelerinin kısalığı gibi şikayetler çoğu zaman hasta ile sağlık çalışanlarını karşı karşıya getiriyor. Ancak burada yaşanan sorunların sağlık hizmetlerini ticari bir metaya dönüştüren mevcut sistemden kaynaklandığını da seyirci görsün istiyoruz.”
Yönetmen Şen, çekimler sırasında yaşadıkları sıkıntıyı da şöyle özetledi: Kapatılan, bu devlet hastanelerinin arşivleri de neredeyse yok olmuş durumda. 1881 senesinde kurulan Numune Hastanesi’nden bugüne biriken sağlık kültürünün de nasıl silindiğini ortaya koydu. Bu belgesel aynı zamanda kamucu sağlık hafızasının da bir direnişi olarak ortaya çıktı.