Kimse Saray’ın icazetiyle CHP koltuğuna oturmamalı

CHP Lideri Özel: Kimse Saray’ın icazetiyle CHP koltuğuna oturmamalı

KARA GÜN

Özel’i salona girişinde parti kurmayları alkışlarla karşıladı. Özel 21 Mayıs’ı, “Türk demokrasisi için kara gün” olarak nitelendirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Saray rejimine, AKP’nin kara düzenine verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı da son derece mutluyuz. Bugün Türk demokrasisi için kara bir gündeyiz.

Bizim hikayemiz Mayıs 2023’te başladı. O günlerde Türkiye’de bir değişim umudu vardı ancak seçimleri kaybettik. O seçimlerin kaybında en büyük sorumluluk CHP’deydi. Millet, partimizden bir duygusal kopuş yaşamaktaydı.  CHP’nin bir özeleştiri yapması gerekiyordu. Anketler yüzde 12’leri göstermekteydi. Ve bu duygu durumu içinde biz CHP değişmelidir dedik. Bu sözlerimiz tepki görünce, görevi hep birlikte biz üstlendik. Bir yola çıktık. Dediler ki ‘Delegeyi ikna edemezsiniz’. Biz de o delegeyi biz değil, tıraş olduğu berber ikna edecek, üniversite öğrencisi, torunu ikna edecek… Eşi, ‘Hakkımı helal etmem’ diye yollayacak, ‘Değişim olmazsa gelme’ diyerek Ankara’ya yollayacak dedik.

SAVAŞA ÇOKTAN KARAR VERMİŞLER

Kurultay salonunun en etkileyici sesini siz de hatırlıyorsunuz ben de hatırlıyorum. O koca salon dakikalarca, ‘Delege, sokağın sesini dinle’ diye bağırdı. O delege kabine girdi, sokağın sesini dinledi. Delege, değişime karar verdi. Değişim kurultayından sonra, bizim galibiyetimizin kimsenin mağlubiyeti olmasını istemedik. Bana, ‘Devlet size geldi mi?’ diye soruyorlardı. Biz, bu müesses nizamın çarkına çomağı orada soktuk arkadaşlar. Biz CHP’nin kimseden icazet almadan değişebileceğini, ve Türkiye2de bir siyasi partinin mevcut genel başkanının yarışla değişebileceğini tüm Türkiye’ye ve dünyaya gösterdi. 
Ancak o gece bize savaş açmaya çoktan karar vermişler. Yerel seçimlerde hem adayları belirledik hem ittifak aradık. Kötü söz işittik ama duymadık, asla cevap vermedik. Herkese can sağlığı diledik, önümüze baktık ve inandığımızı, vatandaşın bize güveninin boşa olmadığını dosta düşmana gösterdik. 1 Nisan’da felaket bekleyenler, ‘Parti tarihinin en kısa genel başkanlığını yapacak’ diyenler, 1 Nisan akşamı TRT ekranlarında, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin hiçbir siyasi partiye nasip olmayan bir başarıyı gördüler.

SUÇUMUZ GENÇLERİN UMUDU OLMAK

AKP’nin kara düzenine esas çomağı da orada soktuk. Bizim suçumuz ne? Suçumuz, 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmak. Bizim suçumuz, emeklilerin, asgari ücretlilerin, köylülerin, gençlerin umudu olmak.

Bugün, bu partinin başından uzaklaştırılmaya çalışılan kadrolar, delege tarafından sokağın sesini dinleyerek göreve getirilmiş olan, yarısı kadın yarısı erkek olan ve kaybetmeyi kabul etmeyen kadrolar. Bizim suçumuz günahımız bu.

Demokrasi, sandıkla gelenin sandıkla gitmesidir. AKP, ‘Milli irade’ derken biz mahalleye sandık koyarak başlıyoruz. Göstermelik kurultay yapanlar, bir kere kaybettiler, milli iradeyi yerle bir ettiler. Birileri bizim kurultayı kazanmamızı, bir diğeri bizim yerel seçimleri kazanmamızı hazmedemedi.

Oturmayacağım koltuk, mutlu, mesut, güvenli muhalefet liderliği koltuğudur. Ben, partimi liderliğe taşımak için mücadele ediyorum. Saray’ın icazetiyle ve yargının açtığı yolla o koltukta oturmadım, oturmam, kimse oturmamalıdır. Bu millet, kendisine rağmen kimseyi o koltuğa oturtmaz.

Kendisi bir yere heves edip, kazanacak Cumhurbaşkanı adayı yerine kendisini aday göstermeme suçundan da halen saldırı altındayım. Cumhurbaşkanı adaylığını kabul etseydim, Ekrem İmamoğlu’na sırtımı dönseydim, Mansur Yavaş gibi bir adayı yok saysaydım böyle olmazdı arkadaşlar. Ama ben o değilim, biz o değiliz. Bu millet, 80 yaşına kadar keyifle muhalefet liderliğinde oturan değil, partisini iktidara taşıyan bir genel başkana ihtiyaç duyar.

TESLİM OLMAYACAĞIZ

Mesele şahsi meselemiz değildir. Her türlü işbirliği teklifine hayır diyerek, doğru bildiğimiz yoldan yürüyerek bugüne geldik. Bu darbe bize değil, millete yapılmıştır. Bu darbe, Cumhuriyet’in en büyük kazanımı olan sandığa, seçme ve seçilme hakkına karşı yapılmıştır. Mesele, bu darbeye teslim olup olmama meselesidir.

HİÇBİR LİDER GÜVENDE DEĞİLDİR

Erdoğan seçmeni seçeneksiz bırakmak istemektedir. CHP, dimdik ayaktadır. CHP, bugün kendisini savunma peşinde değildir, Özel kendisini savunma peşinde değildir. Bunu yapacak olsak, yapardık, hepsini elimizin tersiyle ittik. CHP bugün demokrasiyi, sandığı ve on milyonları savunmak durumundadır. Bu kararla hiçbir partinin kongresinin artık bir garantisi kalmamıştır. Seçim hukukun dışında başka mahkemelerin bu işlere karışması, YSK’yi yok saymaktadır. Artık hiçbir siyasinin koltuğunda güvenli oturmaması demektir. Biz bugün, ilk itirazımızı Yargıtay’a, süresi içinde yaptık. Yarın, YSK’nin bize vermiş olduğu, İstanbul’daki kayyım kararlarının üstünde defalarca aldığı istikrarlı kararlar ile yaptırdığı kongrelere sahip çıkması için YSK’ye başvuracağız.

YSK’YE ÇAĞRI

Başvurularımızın en acil şekilde ele alınarak, YSK’nin görev ve sorumluluk alanına sahip çıkmasını bekliyoruz. Yargıtay’ın tedbir kararını kaldırarak demokrasiye sahip çıkmasını bekliyoruz. Bu gece bir matem gecesi olmaktan, bir umut gecesine dönüştüğünü büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim. Türkiye’de 81 ilde, tüm ilçelerde sokaklara taşan CHP’liler ve onlarla dayanışmaya gelmiş demokratlar… Bu hukuksuz karara tepki gösteren tüm siyasi partilere teşekkür ediyorum. Bugün bir mahkeme kararının bir bakan tarafından sahiplenilmesi meselesi utanç vericidir. AKP’nin kendi içinde yaşadığı ve kıymetli gördüğüm bir sessizliğin yarın demokrasiden yana bir tepkiye evrilmesi düşük olmakla birlikte, kendileri için tedbir almaları çok kıymetlidir. Yoksa o virüs, muhalefeti yemekle doymaz. Biz bir ormanda yaşıyoruz, bizim ağaç yanarsa orman yanar. 
Bunca yıl iktidar olup da şu an gelinen nokta çok tehlikelidir. Muhalefet bu akşam tarihe geçmiştir. Şanlıurfa Barosu’nun ilk açıklamayı yapması, peşi sıra baroların açıklama yapması çok kıymetlidir. CHP’nin bu darbeye karşı bir eylem planı elbette vardır. Ama herkes şunu bilsin ki ne CHP ne Türkiye bu darbeye asla ve asla teslim olmayacaktır.

Yolumuz yolsuza, yüzümüz nursuza, ömrümüz arsıza denk düşmesin inşallah. Sözümüze kıymet veren herkesi direnişe, mücadeleye, teslim olmamaya, bir arada olmaya, tepkiyi yükseltmeye davet ediyorum. Yarın bir aklı selimin hakim olmasını, yanlışın üstüne yanlışla gidilmemesini ümit ediyorum. Bundan sonra CHP’yi savunmak, rekabetli bir seçimi savunmaktan başka bir şey değildir. Bizi teslim alırlarsa, gelecek sandığı şimdiden teslim almış olurlar. Biz buradayız ve bütün o kirli teklifleri reddediyoruz. Biz müesses nizamın makbul muhalefet partisi olmak yerine, müesses nizamı değiştiren, emekçilerin iktidarını kurmak üzer risk alıyoruz.”

KILIÇDAROĞLU ARADI

CHP Lideri Özel, “Kılıçdaroğlu’yla görüşecek misiniz?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“Kemal Bey aramış, toplantılar nedeniyle görmemişim. O yüzden ben, Sayın Kılıçdaroğlu’ndan CHP Genel Başkanlığı koltuğuna yargı kararıyla dönmesini beklemem. O telefon, yargının bu kararını uzlaştırmaksa ben uzlaşmam. Ancak Sayın Kılıçdaroğlu, partimizin seçilmiş önceki genel başkanıdır. Ancak bir butlan kararını meşrulaştırmasını beklemem. İlla ki telefonuna dönülecektir ama o dönüş, darbeyi kabullenme anlamına gelmez.”

AYRILMAYACAĞIZ

Özel, “Bundan sonra gecesiyle gündüzüyle genel merkezdeyiz” diyerek CHP Genel Merkezi’nden ayrılmayacaklarını duyurdu.

BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu