Dünyanın gözü Hürmüz’de! Piyasayı ‘150 dolar’ korkusu sardı

Bölgede tansiyonun yükselmesiyle birlikte uluslararası piyasalarda Brent petrolün varil fiyatı 70 dolar sınırında işlem görüyor. ABD ile İran arasında yürütülen görüşmelerde sınırlı ilerleme sağlandığı açıklamaları ve eş zamanlı askeri yığınak haberleri piyasadaki risk algısını artırıyor. Uzmanlar, petrol piyasası açısından en kritik riskin, küresel deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık üçte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda olası bir aksama olduğunu belirtiyor. Boğazda yaşanabilecek herhangi bir kesinti, küresel arzı doğrudan etkileyebilecek bir gelişme olarak görülüyor. Enerji piyasaları uzmanı Hasan Selim Özertem, Haber Global Web Özel’e İran’la ilgili olası senaryoların petrol arzına ve fiyatlara nasıl yansıyacağını değerlendirdi.
Hürmüz Boğazı’nda bir kriz küresel enerji piyasalarında sert yükselişlere neden olabilir.
TANSİYON YÜKSELDİ
İran ile ABD arasında Cenevre’de yürütülen dolaylı nükleer görüşmelerin ardından tarafların anlaşmaya kısmen yaklaştığı yönünde açıklamalar yapılırken, askeri hareketlilik devam ediyor. İran’ın bölgede geniş çaplı deniz tatbikatları düzenlemesi ve ABD’nin Orta Doğu’daki askeri varlığını artırması gerilimin tırmanabileceği endişelerini güçlendirdi. Orta Doğu’daki tansiyonun yeniden yükselmesi, petrol fiyatlarında kısa süreli sıçramalara da yol açtı. Son günlerde yaşanan gelişmelerin ardından petrol fiyatlarının yüzde 4’ün üzerinde yükseldiği, bunun akaryakıt fiyatlarına da zam beklentisi olarak yansıdığı belirtiliyor.
GELİŞMELER BELİRLEYECEK
Analistler, kısa vadede petrol fiyatlarının arz-talep dengesi yerine diplomatik açıklamalar ve askeri gelişmelere bağlı olarak dalgalanmaya devam edeceği görüşünde. Özertem şu değerlendirmeleri yapıyor: “Fiyatlarla ilgili net bir şey söylemek güç. İki kritik nokta var. Birincisi, bu çatışmanın gerçekten gerçekleşip gerçekleşmeyeceği. Gerçekleşirse sınırlarının ne olacağı ve hangi coğrafyada yaşanacağı belirleyici olacak. Savaşın ardından ne tür sonuçlar doğacağını ancak o zaman söyleyebiliriz.”
SAVAŞ İHTİMALİ CİDDİ
ABD’nin bölgeye ciddi bir yığınak yaptığını belirten Özertem, “Bu durum, bir hava saldırısına işaret ediyor; işgal ya da kara harekatı beklenmiyor. Bu nedenle saldırının ölçeği büyük önem taşıyacak. İran’ın petrol sahalarının vurulması durumunda, Tahran’ın da benzer şekilde karşılık vereceği kanaatindeyim. İsrail saldırılarında bunun örneklerini gördük. İran oldukça sert tepki vermiş, İsrail’in Demir Kubbe savunma sistemini de kısmen etkisiz bırakmayı başarmıştı” dedi.
İRAN’IN İKİ HEDEFİ
“İran rejimi ciddi bir güvenlik tehdidi algılarsa iki temel hedef öne çıkabilir” diyen Özertem bu hedefleri şöyle sıraladı: “Körfez ülkeleri ve Hürmüz Boğazı. Körfez’de ilk hedef ABD varlığı, ikinci hedef ise enerji altyapısı olacaktır. Tahran, böyle bir saldırının bedelini tüm dünyanın hissetmesini isteyebilir. Bu durumda petrol fiyatlarının önce 100 dolar, ardından 150 dolar seviyesine çıkması, sonrasında ise daha da yükselmesi ihtimal dahilindedir.”
Diplomatik temaslara rağmen taraflar arasında önemli görüş ayrılıklarının sürdüğü belirtiliyor.
DOĞALGAZ DA ETKİLENİR
İran’ın daha önce Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği tehdidinde bulunduğunu hatırlatan Özertem şu değerlendirmeleri yaptı: “Bölgedeki gemileri vurabileceğini açıklamıştı. Küresel petrol ticaretinin önemli bir bölümü buradan geçiyor. Sevkiyatın durması, dünya petrol piyasalarını ciddi biçimde olumsuz etkileyecek ve arz sıkıntısına yol açacaktır. Bu kaybı boru hatlarıyla telafi etmek mümkün değildir. Kuveyt ve Suudi Arabistan’dan gelen petrolün büyük kısmı bu güzergâhı kullanmaktadır; sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) sevkiyatı da aynı şekilde etkilenecektir. Dolayısıyla hem petrol hem doğalgaz piyasaları bundan ağır biçimde etkilenecektir.”
[email protected]
Kaynak: Web Özel