İlber Ortaylı’nın eşyaları neden satıldı? Kızı tek tek açıkladı!
13 Mart 2026 tarihinde çoklu organ yetmezliği nedeniyle hayatını kaybederek Türkiye’yi yasa boğan Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın kızı Tuna Ortaylı, gazeteci Mirgün Cabas’ın YouTube programına konuk olarak gündem olan “eşya satışı” ile “7 ev” meselesini tek tek anlattı.
Tuna Ortaylı, “İlber Ortaylı’nın neden 7 evi vardı?” sorusuna açıklık getirdi.
“DAHA ÇOK KİTAPLAR YAŞAMIŞ OLUYORDU”
Bu evlerin farklı hayatları deneyimleme isteğiyle bağlantılı olduğunu ancak çoğunlukla kitaplara ev sahipliği yaptığını belirtti:
“Biraz öyle seviyordu. Farklı hayatlar olsun, bir deneyim olsun, bir şekilde bir tecrübe edilmiş olsun diye. Ama kendi değil, daha çok kitaplar yaşamış oluyordu tabii o hayatları. Mesela Yeşilköy’de bir evi vardı. Yeşilköy İstanbul’da ilk geldiği yer olduğu için küçük bir ev vardı orada. Bir tane kütüphane evi olarak kullanıyordu orayı. Günün sonunda kendisi esasen Baltalimanı’nda yaşıyordu.”
Yaklaşık 50 bin kitaptan bahsettiğini söyleyen Ortaylı, şimdi o kitapları bir araya getirmek için uğraştıklarını belirtti.
TEMA VAKFI’NA BAĞIŞLAYACAKTI
Babasının bazı eşyalarını bir WhatsApp grubu üzerinden satışa çıkarması nedeniyle eleştirilen Tuna Ortaylı, bu kararın arkasındaki nedeni de açıkladı. Ortaylı, o eşyaları satıp gelirini Tema Vakfı’nın İlber Ortaylı adına başlattığı Hatıra Ormanı projesine bağışlamak istediğini söyledi.
NEDEN ORAYA DEFNEDİLDİ?
Tuna Ortaylı, babasının son 15 yıl içerisinde defnedileceği yere ilişkin farklı isteklerde bulunduğunu da anlattı:
“Defnedilmek istediği yerle ilgili son 15 yıl içinde çok farklı yerler talep etti. Önce, ‘Biz Kırım Tatarıyız. Onun için ben Karadeniz’e bakan bir yere gömüleyim’ dedi. Sonra bir dönem Cunda’ya çok gidiyorduk, ‘Beni Ayvalık’a defnedin’ dedi. Sonra Gelibolu dedi.”
İlerleyen yıllarda ise babasının kararının değiştiğini söyleyen Tuna Ortaylı, şöyle dedi:
“Halil Hoca, Kemal Hoca, Semavi Hoca teker teker Fatih Haziresi’ne defnedilince, Fatih Haziresi fikri de pek bir hoşuna gitmeye başladı. Bana çok net, ‘Fatih Camii ya da Sultanahmet Camii’nden kaldırın benim cenazemi. Çünkü kalabalık olur’ demişti.”