Devletleri yutan deniz, İttifakların üssü Doğu Akdeniz
Doğu Akdeniz’deki ilk büyük mücadelelerden biri Mısır ile Hitit İmparatorluğu arasındaki rekabetti. Suriye ve Lübnan kıyıları, Anadolu, Mezopotamya ve Mısır arasındaki ticaret yolları nedeniyle stratejik önem taşıyordu. MÖ 13. yüzyılda Mısır Firavunu II. Ramses ile Hitit Kralı II. Muvatalli arasında yapılan Kadeş Savaşı, bölgeki büyük mücadelenn en önemli örneklerinden biri oldu. Kesin sonuç vermeyen savaşın ardından taraflar tarihin bilinen ilk yazılı barış anlaşmasını da imzaladı. Anlaşmanın ardından Doğu Akdeniz, kara ordularının yanı sıra liman kentleri ve deniz ticaretiyle şekillenen bir güç alanına dönüştü.
FENİKE KENTLERİ VE TİCARETİN DOĞUŞU
Sur, Sayda ve Biblos gibi Fenike kentleri, antik dünyanın en zengin bölgesi olan Doğu Akdeniz’in denizcilik ve ticaret ağlarını kurdu. Büyük kara imparatorlukları oluşturmasalar da Kıbrıs’tan Kuzey Afrika ve İber Yarımadası’na uzanan kolonileriyle geniş bir etki alanı yarattılar. Bu zengin kentler Mısır, Asur, Babil ve Pers imparatorluklarının da hedefi haline geldi. Deniz ticaretini kontrol eden güç, kıyı kentlerinin siyasi bağımsızlığını da belirledi.
PERSLERDEN BÜYÜK İSKENDER’E
MÖ 6. yüzyılda Pers İmparatorluğu Doğu Akdeniz kıyılarına hakim oldu. Pers-Yunan savaşları, Ege ile Doğu Akdeniz arasındaki güç dengesini değiştirdi. Büyük İskender’in Persleri yenmesiyle bölgede yeni bir dönem başladı. İskender’in ölümünün ardından Mısır’da Ptolemaioslar, Suriye ve çevresinde Seleukoslar hakimiyet kurdu. Bu krallıkların mücadelesinin merkezinde Suriye, Lübnan kıyıları ve Filistin bulunuyordu.
Doğu Akdeniz, Kadeş Savaşı’ndan Büyük İskender’in seferlerine, Osmanlı-Avrupa rekabetinden İsrail-Lübnan çatışmalarına kadar binlerce yıldır güç mücadelelerinin merkezinde yer aldı. “Sarı Hat” tartışması da bu uzun rekabetin yeni bir aşaması olarak değerlendiriliyor.
ROMA VE BİZANS’IN HAKİMİYETİ
Roma İmparatorluğu, Doğu Akdeniz’i geniş bir siyasi ve ekonomik sistemin parçası haline getirdi. Suriye, Filistin, Mısır ve Anadolu kıyıları Roma’nın doğu eyaletleri oldu. Limanlar büyüdü, ticaret yolları güvence altına alındı. Doğu Akdeniz, Bizans döneminde de temel ekonomik alan olarak kaldı. Bu dönem de 7. yüzyıldaki Arap fetihleriyle sona erdi.
OSMANLI – AVRUPA REKABETİ
Osmanlı İmparatorluğu’nun 16. yüzyılda Doğu Akdeniz’de egemen olmasıyla birlikte Mısır, Suriye, Lübnan ve Kuzey Afrika kıyıları geniş bir sistem içinde birbirine bağlandı. Venedik, İspanya, Fransa ve İngiltere, ticaret yolları ve limanlar üzerinde nüfuz kurmaya çalıştı. 1798’de Napolyon’un Mısır seferi de bölgenin stratejik önemini gösterdi.
YENİ SINIRLAR VE ÇATIŞMALAR
Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Osmanlı İmparatorluğu’nun parçalanması, Doğu Akdeniz’de yeni sınırlar ve çatışmalar yarattı. Suriye, Lübnan, Filistin ve Mısır’daki manda yönetimleri bölgenin siyasi haritasını değiştirdi. 1948’de İsrail’in kurulmasıyla Filistin meselesi, Doğu Akdeniz’in en uzun süreli çatışmalarından birine dönüştü. 1956 Süveyş Krizi, 1967 ve 1973 savaşları, Lübnan iç savaşı ve İsrail’in Lübnan’a yönelik operasyonları bölgedeki güç mücadelesini derinleştirdi. 1982 işgali, 2006 İsrail-Hizbullah savaşı ve son yıllardaki savaşlar, sınır hattını kalıcı bir güvenlik sorununa dönüştürdü.