Her şey ABD için

Her şey ABD için

ADANA VE İSTANBUL’DA

NATO’nun Adana’da oluşturacağı çok uluslu kara karargahın Ortadoğu başta olmak üzere Kafkasya ve Doğu Akdeniz’den kaynaklanacak “tehditler”e karşı ittifakın caydırıcılığını artırmayı hedeflediği ileri sürüldü.

İstanbul’da kurulacak deniz komutanlığının ise Ukrayna-Rusya savaşı sonrası süreçte Karadeniz’in güvenliği açısından önemli rol oynayacağı belirtildi.

BAĞIMLILIK ARTACAK

Kurulacak olan iki yeni “çok uluslu kolordu” Türkiye’nin NATO’ya bağımlılığını daha da derinleştirirken ülkeyi aynı zamanda “ittifak”ın ileri karakoluna dönüştürüyor. 1952’de NATO’ya üye olan Türkiye halihazırda ittifakın birçok üssüne ev sahipliği yapıyor. Adana İncirlik bir Amerikan üssü olsa da NATO’nun da hizmetinde. Malatya Kürecik’teki radar üssü NATO’ya ait, İzmir’de kara harekat komutanlığı da. Konya’daki hava üssü de NATO uçaklarının hizmetine amade. Türkiye 7-8 Temmuz Temmuz tarihlerinde ise ikinci kez NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak.

Toplumsal muhalefet bileşenleri, sol parti ve yapılar iktidarı protesto ederken NATO’ya karşı alanlara çıkmaya hazırlanıyor.

∗∗∗

NATO ORDULARI NİYE KURULUYOR

Doç. Dr. Oktay Bingöl: “Rolünü artırıyor”

NATO’nun Türkiye’de yeni birimler, üsler ve ordular kurması, “Türkiye’ye yeni bir rol mü biçiliyor?” sorusunu gündeme getiriyor. NATO’nun Türkiye’de yeni birimler kurmasının üç ana sebebi olduğunu düşünüyorum. İlk olarak, NATO kendi yapısını güçlendirmek istiyor. İkinci olarak, ABD’nin Avrupa’nın savunma yükünü kendisinin karşılamayacağı yönündeki baskıları, Avrupalı müttefikleri kendi yeteneklerini geliştirmeye zorluyor. Türkiye, AB sürecinden kopmamak adına bu savunma projelerine katkı sunuyor diyebiliriz. Üçüncü olarak, çok uluslu karargahlar; yüksek kapasite, gelişmiş doktrinler ve sürekli tatbikat imkanı sunar. Türkiye PESCO gibi AB savunma projelerinden faydalanmayı amaçlıyor olabilir. Bir diğer önemli ve güncel neden ise NATO’nun dikkati Romanya, Bulgaristan ve Polonya’ya kaymış, bu durum Türkiye’nin “Güneydoğu kanadındaki kilit ülke” olma özelliğini sarsmıştır. Ayrıca Yunanistan’daki ABD üslerinin aktive edilmesi ve İncirlik’in göreceli önem kaybı, Türk karar vericileri bu zayıflamayı durdurmak için yeni girişimlerde bulunmaya itmiş olabilir. Türkiye’deki yeni NATO birimleri Batı ittifakı içindeki rolünü daha sağlam şekilde devam ettirme arayışının ürünü.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu: “Montrö korunmalı”

Bu yeni komutanlık ve İstanbul’da konuşlandırılması planlanan çok uluslu Deniz Unsur Komutanlığı’na ilişkin faaliyetlerin içinde bulunulan hassas dönem de dikkate alınarak, kamuoyunda belirsizlik ve soru işaretleri oluşturmayacak şekilde icra edilmesi gerekmektedir. Türkiye’nin güvenlik mimarisini doğrudan etkileyen bu iki girişimde uluslararası yükümlülükler ile millî egemenlik, Montrö rejiminin korunması ve kamuoyu hassasiyetleri arasında dengeli bir yaklaşım benimsenmesi gerekmektedir. Açık, kapsamlı ve düzenli bilgilendirme ile sürece ilişkin periyodik güncellemelerin yapılması, tereddütleri giderecek; aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası alandaki güvenilirliğini ve kurumsal tutarlılığını güçlendirecektir.

Emekli Büyükelçi Uluç Özülker: “Yeni roller biçiliyor”

Tüm bu tarihsel süreçleri bilerek değerlendirdiğimizde, NATO’nun Türkiye’de yeni kolordu ve birimler kurma isteği, tamamen ABD’nin çıkarları ve bölgeyi dengeleme ihtiyacıyla ilgilidir. Çünkü Ukrayna savaşı nedeniyle artan gerilimde, Türkiye’nin Boğazlar’ı kapatma yetkisi ve askeri varlığı ABD için hayati bir engelleyici faktördür. Ayrıca İstanbul ve Adana’daki NATO askeri yapılanmalarını kolordusu seviyesine çıkarılması, hem Yunanistan’a hem de Güney Kıbrıs’a karşı bir uyarı niteliğindedir. Türkiye NATO içinde kalarak bu yapıyı bir “caydırıcı faktör” olarak kullanıyor.

BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu