Hantavirüsün sorumlusu uzun kuyruklu fareler çıktı! Ancak o soru halen yanıtını bulmuş değil

Virüsü taşıyan fareler üzerine çalışan araştırmacı Isabel Gómez Villafañe, Amerika kıtasında her hantavirüsün belirli bir fare türünü konak olarak kullandığını söyledi. Amerika’da görülen hantavirüs kardiyopulmoner sendromu yalnızca sigmodontin kemirgenlerle bağlantılı; yaygın sıçanlarla değil. Bunu, Arjantin’de beş türü rezervuar olarak tanımlayan ve Emerging Infectious Diseases dergisinde yayımlanan Maiztegui Enstitüsü’nün temel nitelikteki çalışması da doğruluyor.

Sıçanlarda görülen hantavirüs var ama Kore’de. Şehir sıçanları farklı bir hantavirüsü, yani Seul virüsünü bulaştırabilir. Ancak bu virüs, böbrek tutulumu olan ve çok daha hafif seyreden bir kanamalı ateşe yol açıyor. Hondius gemisinde üç kişinin ölümüne neden olan ağır akciğer tablosu ise bundan çok farklı.

Gemideki hantavirüs vakalarıyla bağlantılı olanlar uzun kuyruklu fareler. Kruvaziyerde test edilen hastalarda bulunan varyant, uzun kuyruklu farelerin (Oligoryzomys longicaudatus) taşıdığı varyantla örtüşüyor. Şili Üniversitesi’nden André Rubio, “Şili ve Arjantin’de yapılan araştırmalar, bu türün bireylerinin yüzde 5 ila 10’unun virüsü belirti göstermeden taşıdığını ve bunların genellikle yetişkin erkekler olduğunu ortaya koyuyor” diyor.

Bu tür, sıçanlarla taksonomik olarak oldukça uzak. Sıçanlar iyi yüzücüler olabilir. Uzun kuyruklu fareler ise değil.

Gemide fare var mı?

Gemide yapılan ilk incelemede Dünya Sağlık Örgütü, uzun kuyruklu farelerin ya da dışkılarının gemide bulunduğuna dair herhangi bir belirti tespit etmedi. Örgütün üzerinde durduğu başlıca hipotez, kruvaziyerde ilk belirti gösteren iki kişinin virüsü farkında olmadan gemiye taşımış olması. Bu çift, gemiye binmeden önce dört ay boyunca Patagonya’da otomobille seyahat etmişti. DSÖ, bu kişilerin virüsü gemiye binmeden en geç sekiz hafta önce karada kapmış olabileceği ihtimali üzerinde çalışıyor.

Virüsü, birkaç gün önce Ushuaia’da kuş gözlem noktası bulunan bir çöp sahasına yaptıkları ziyaret sırasında kapmış olabilecekleri ihtimali de değerlendiriliyor. Yerel yetkililer bu olasılığı reddediyor; çünkü burası uzun kuyruklu farenin olağan yaşam alanı olarak kabul edilmiyor.

Ancak Arjantin hükümeti yetkilileri bu fareleri arıyor. Gómez Villafañe’ye göre yüksek sıcaklıklar ve arazi kullanımındaki değişiklikler nedeniyle bu türün bu kadar güney enlemlerine dönmüş olması tamamen dışlanamaz; ancak bu düşük ihtimal olarak görülüyor.

Kolayca yüzemezler

İspanya Sağlık Bakanlığı, bu kemirgenin Avrupa’da yerleşmesinin ve yerli popülasyonlarla karışmasının mümkün olmadığını belirtti. Bakanlığa göre, “Uzun kuyruklu fareler, geminin bulunduğu yerden kıyıya kadar yüzerek hareket edebilecek kapasiteye sahip bir kemirgen değil.”

Kemirgenler taşkın dönemlerinde tatlı sularda kısa mesafeler yüzebilse de, bir uzun kuyruklu farenin bir limandan bir gemiye ya da gemiden limana açık denizde onlarca metre yüzdüğüne dair kayıt yok. Bu durum türün biyolojisiyle de örtüşmüyor. Gómez Villafañe’nin hatırlattığı gibi, uzun kuyruklu fare yoğun bitki örtüsü ve yabani ortamlarla ilişkili bir hayvan; iskeleler ve liman çevreleriyle değil. “Bazı uzun kuyruklu farelerin sel dönemlerinde yüzdüğü görülmüştü.” Ama bu, esasen karada hayatta kalmak için yapılan bir eylemdi.

Aynı şekilde, zihinlerde gemiden atlayan bir sıçan imgesi bulunsa da, “sorulması gereken soru — gemide kemirgen olup olmadığı dışında — neden suya atlayacakları.” Genel olarak bunu bir şeyden kaçarken yaparlar; özel olarak yüzerek bir limana ulaşmak istedikleri için değil.

Peki geminin incelenmesi sırasında bir örnek gözden kaçtıysa?

İspanya Sağlık Bakanlığı’na göre, bu tür “liman bölgelerinde veya kıyıya yakın alanlarda yaşamaz; dolayısıyla kruvaziyerde bulunma ihtimalinin çok uzak olduğu varsayılsa bile, bu kemirgenin Avrupa topraklarını kolonileştirmesi beklenmez.”

Pazar günü Sağlık Bakanlığı Devlet Sekreteri Javier Padilla da, hantavirüs taşıyan uzun kuyruklu farenin endemik olduğu bölgelere yakın yerlerden gelen onlarca geminin Kanarya Adaları’na yanaştığını söyledi. Buna rağmen bugüne kadar bir farenin bu yolculuğu tamamlayıp ardından karaya çıktığına dair tek bir vaka bile belgelenmemiş.

Başa dön tuşu