Güç dengesi değişecek! Suriye petrolü PKK’dan alınıyor

Suriye’de Şam yönetimine bağlı ulusal petrol şirketi, ülkenin kuzeydoğusundaki Kamışlı şehrinin doğusunda bulunan Rmelan ve Sweidiya petrol sahalarında inceleme gezisi düzenledi. Suriye Petrol Şirketi Halkla İlişkiler Departmanı Başkanı Safvan Şeyh Ahmed, ziyaretin Suriye Demokratik Güçleri ile varılan anlaşmanın uygulanması amacıyla gerçekleştiğini açıklarken, Suriye’de petrol kaynaklarının terör örgütünün elinden alınarak ulusal hükümete geçmesinin dünya petrol piyasasını nasıl etkileyeceği merak konusu oldu. Haber Global Web Özel’e bilgi veren enerji piyasaları uzmanı Hasan Selim Özertem, Suriye petrolünün gerçek piyasa fiyatına yaklaşacağını belirterek, Suriye petrolünün geleceğini anlattı.
Akdeniz, Suriye açısından önümüzdeki dönemde stratejik bir enerji alanı haline gelebilir.
YENİ YATIRIM GEREKLİ
İç savaşla birlikte Suriye’nin petrol arzının ciddi oranlarda düştüğünü hatırlatan Özertem şu bilgileri verdi: “Suriye’nin kuzeydoğusundaki petrol üretimi, savaş öncesi seviyelerin oldukça altına gerilemiş durumda. Günlük üretimin 120 bin ila 180 bin varil arasında olduğu tahmin ediliyor. Ancak bu rakamların yeniden yükselip yükselmeyeceği, mevcut kuyuların ne ölçüde rehabilite edileceğine, yeni kuyuların açılıp açılmayacağına ve bölgeye yapılacak yatırımın büyüklüğüne bağlı olacak.”
PKK’DAN KURTULACAK
“Bugüne kadar bu petrol, piyasa fiyatlarının çok altında el değiştirdi. Varil fiyatı uluslararası piyasalarda 60 doların altında seyrederken, söz konusu petrolün 15–20 dolar gibi düşük fiyatlarla PKK kontrolündeki yapılar tarafından satıldığı biliniyordu. Bu petrolün önemli bir kısmı Kuzey Irak petrolüyle karıştırılarak merkezi yönetime veya dolaylı kanallarla piyasaya sürülüyordu. Bundan sonraki aşamada, merkezi yönetimin petrolü normal piyasa fiyatlarından satın alması ve bu yolla doğrudan gelir elde etmesi öngörülüyor. Bu durum, PKK’nın eline geçen mali kaynakların azalmasına yol açacak ve bölgedeki güç dengelerini değiştirecek bir etki yaratacak.”
KÜRESEL ETKİSİ YOK
Küresel ölçekte bakıldığında bu ticaretin petrol piyasası üzerinde belirleyici bir etkisi bulunmadığını belirten Özertem, “Dünya genelinde günlük petrol ticareti yaklaşık 100 milyon varil seviyesinde. Suriye’nin kuzeydoğusundan söz edilen 200 bin varilin altındaki üretim, küresel piyasa açısından marjinal bir hacim anlamına geliyor. Bu nedenle söz konusu petrolün önemi, küresel petrol fiyatlarından ziyade Suriye’nin yeniden inşası ve merkezi egemenliğin finansmanı açısından ortaya çıkıyor” dedi.
AKDENİZ SEÇENEĞİ
Uzun vadede ise Akdeniz boyutunun gündeme geleceğine dikkat çeken Özertem şunları söyledi: “İsrail’in Leviathan sahası örneğinde olduğu gibi, Doğu Akdeniz açıklarında önemli hidrokarbon keşifleri yapılabiliyor. Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yürüttüğü arama faaliyetleri de bu potansiyeli ortaya koymuş durumda. Benzer şekilde, Suriye’nin açık deniz alanlarında da hidrokarbon aramalarının gündeme gelmesi mümkün. Bu kapsamda, belirli şirketlere lisanslar verilmesi ve sınırlı ortaklık modelleri oluşturulması olasılığı bulunuyor.”
Dünya genelinde günlük petrol ticareti yaklaşık 100 milyon varil seviyesinde.
DENİZ YETKİ ALANLARI
“Akdeniz, Suriye açısından önümüzdeki dönemde stratejik bir enerji alanı haline gelebilir. Eğer deniz yetki alanlarında geliştirilebilecek kaynaklar tespit edilirse, bu durum uluslararası petrol ve doğal gaz şirketlerinin dikkatini Suriye’ye yöneltecektir. Böyle bir senaryoda enerji, yalnızca ekonomik değil, diplomatik ve jeopolitik bir araç olarak da öne çıkacaktır.”
[email protected]
Kaynak: Web Özel