Eyüp Yılmaz’dan AfD’ye karşı net tavır

AFD’NİN ÖNÜNÜ AÇACAK BİR TUTUMA İTİRAZ

Ayrılığın en önemli nedenlerinden biri, Saksonya-Anhalt’taki seçimlerin ardından ortaya çıkan siyasi tablo oldu.

AfD’li Ulrich Siegmund’un eyalet başbakanlığı için adaylığının gündeme gelmesinin ardından BSW, Siegmund’un görüşme teklifini kabul etti. BSW’nin başbakanlık oylamasında çekimser kalması durumunda ise AfD adayının seçilmesinin önü açılabilir.

Yılmaz ve diğer üç isim açısından kabul edilemez olan tam da bu ihtimal.

Dört siyasetçi, aşırı sağın iktidara taşınmasına yardımcı olacak herhangi bir siyasi manevraya karşı çıkılması gerektiğini savunuyor. Onların yaklaşımına göre mesele yalnızca bir parlamento oylamasında hangi düğmeye basılacağı değil; AfD’nin normalleştirilip normalleştirilmeyeceği ve aşırı sağın siyasal sınırlarının nerede çizileceği meselesi.

Bu nedenle Yılmaz ve arkadaşları için AfD’nin güç kazanmasına dolaylı olarak katkı sağlayabilecek bir tutum, açık bir kırmızı çizgi anlamına geliyor.

“SAĞA DOĞRU KAYIŞ” ELEŞTİRİSİ

İstifa eden BSW üyeleri, partinin yalnızca Saksonya-Anhalt’taki tutumunu değil, daha uzun süredir devam eden siyasi değişimini de eleştiriyor.

Onlara göre BSW’nin söyleminde zaman içerisinde sağa doğru belirgin bir kayma yaşandı. Özellikle göç, toplumsal sorunlar ve siyasi kutuplaşma gibi başlıklarda sağın kullandığı söylemlere yaklaşılması, partinin başlangıçta ortaya koyduğu sosyal adalet merkezli siyaset anlayışıyla çelişiyor.

Bu eleştirinin arka planında Almanya’daki daha geniş siyasi tablo bulunuyor. Hayat pahalılığı, düşük ücretler, konut krizi ve sosyal eşitsizlik milyonlarca insanın gündemindeyken, sağ popülist siyasetin öfkeyi göçmenlere ve toplumun en savunmasız kesimlerine yöneltmesi, sol çevrelerde ciddi bir tepki yaratıyor.

Yılmaz ve beraberindeki isimler ise bu koşullarda çözümün sağın söylemini tekrarlamak değil, emekçilerin, düşük gelirli insanların ve sosyal olarak dışlanan kesimlerin taleplerini daha güçlü biçimde savunmak olduğunu ortaya koyuyor.

YILMAZ’IN SİYASİ GEÇMİŞİ DE DİKKAT ÇEKİYOR

Eyüp Yılmaz’ın BSW’den ayrılması, Alman solundaki siyasi geçmişi nedeniyle de önem taşıyor.

Yılmaz, yaklaşık 20 yıl boyunca Sol Parti’de (Die Linke) siyaset yaptı. 2025 yılının başlarında ise partiden ayrılarak BSW’ye geçti.

Sol Parti’den kopuşunun arkasında, özellikle Frankfurt’taki yerel siyasete ilişkin görüş ayrılıkları bulunuyordu. Yılmaz, Sol Parti’nin SPD ve Yeşiller ile yakınlaşmasını eleştirerek bu partilerle kurulabilecek bir ittifaka karşı çıkmıştı.

Yılmaz’a göre SPD ve Yeşiller’in Frankfurt’ta savunduğu politikalar, özellikle ekonomik ve sosyal alanlarda emekçilerin ve dar gelirli kesimlerin ihtiyaçlarından uzak, neoliberal bir anlayışı temsil ediyordu.

Bu nedenle daha güçlü bir sosyal politika, daha adil bir kent yönetimi ve çalışan kesimlerin çıkarlarını merkeze alan bir yerel siyaset talep etmişti.

BSW’NİN FRANKFURT SINAVI

Yılmaz, Frankfurt’taki son yerel seçimlerde BSW’nin liste başı adayı olarak yarıştı. BSW yüzde 1,2 oy alarak Belediye Meclisi’nde bir sandalye elde etti.

Ancak bugün yaşanan ayrılık, Frankfurt’ta BSW’nin geleceğinden daha büyük bir tartışmayı beraberinde getiriyor.

Sol bir alternatif, toplumdaki ekonomik ve sosyal eşitsizliklere karşı emekçilerin yanında mı duracak, yoksa sağın yükselişinden oy devşirebilmek için onun söylem alanına mı yaklaşacak?

Yılmaz’ın istifası bu soruya kendi yanıtını veriyor.

AfD’nin yükselişi karşısında demokratik ve antifaşist güçlerin ortak bir tutum alması gerektiğini savunan Yılmaz için, aşırı sağın iktidara gelmesine katkı sağlayabilecek bir siyasi çizgi kabul edilebilir değil.

Frankfurt’taki istifalar bu nedenle yalnızca BSW içerisinde yaşanan bir parti içi anlaşmazlık olarak değil, Almanya solunun aşırı sağın yükselişi karşısında nasıl bir siyaset izlemesi gerektiğine dair daha geniş tartışmanın bir parçası olarak da değerlendirilebilir.

Başa dön tuşu