Emekliye karın tokluğu bile yok!

OVP’deki yüzde 28,4’lük yıl sonu enflasyon tahmininin gerçekleşmesi halinde, 2026’nın ikinci yarısındaki enflasyonun yüzde 9,89, altı aylık enflasyon farkının ise yüzde 2,7 olması bekleniyor. Bu hesaplamaya göre SSK ve BAĞ-KUR emeklilerinin ocak ayındaki zam oranı yüzde 9,89, kamu için zam oranı ise yüzde 7,84 olacak. Yüzde 9,89’luk artış gerçekleşirse bugün 23 bin 552 lira olan en düşük emekli aylığı 25 bin 881 liraya çıkacak. Yüzde 7,84’lük artışla en düşük kamu emekçisi maaşı 70 bin 224 liradan 75 bin 729 liraya yükselecek.

İktidarın ekonomik programında ortaya çıkan bu oranlar, emeklinin günlük yaşamındaki gerçeklerle uyuşmuyor. İstanbul Kadıköy’de bulunan bir emekli kıraathanesinde emeklilere geçim koşullarını ve olası ocak zammını sorduk.

AYLIK 29 BİN LİRA, EV KİRASI 18 BİN LİRA

73 yaşındaki Nuri Aksaka’ya göre emekliler için yalnızca geçinmek değil, gündelik hayatı sürdürebilmek de giderek zorlaştı. 29 bin lira emekli aylığı alan ve bunun 18 bin lirasını kiraya verdiğini anlatan Aksaka, çocuklarının desteği olmadan temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamadığını söyledi. Aksaka, emekli aylıklarına ve muhtemel zamlara ilişkin şöyle dedi: “Emeklilerin ölmesini mi bekliyorlar? Yani ben 30 sene çalıştım. Bu hükümet yarama merhem olmadı. Üstelik kira da veriyorum. 29 bin lira emekli aylığı alıp, 18 bin lira kiraya veriyorum. Tek yaşıyorum ama kızımla damadım bakıyor bana. Yani öğle yemeğimi, akşam yemeğimi onlar veriyor. Şurada çayımı bile çalışanlar ısmarlıyor. Yemek yediklerinde beni davet ediyorlar. 73 yaşındayım. Yıllarca çalışıp çabaladım. Mesela annem Selanik doğumlu. Gidip görmek istiyorum, burnumda tütüyor ama gidemiyorum. Biraz daha konuşsam ağlayacağım ama durum bu.”

PAZARA GİTMEYİ BİLE UNUTTUM

Aksaka için artan hayat pahalılığının en somut sonuçlarından biri de artık pazara çıkamamak. Uzun yıllar çanta ustalığı yaptığını belirten Aksaka, sağlık sorunları nedeniyle yeniden çalışmasının da mümkün olmadığını anlattı.

73 yaşındaki Aksaka, ‘‘Hasta olmasam çalışacağım’’ diyor.

Pazarın yerini bile bilmediğini söyleyen Aksaka, “Pazara gitmeyi unuttum. Bir tek yumurtam bittiğinde markete gidiyorum. Onda da, bana yardımcı olan damadıma ve kızıma artık söylemeye utanıyorum. Ben çanta ustasıyım. Hatta arkadaşlarım çağırıyorlar. Ama 73 yaşında, buradan Merter’e nasıl gideyim? Hastalıklarımla boğuşuyorum, bel fıtığım var, bu yüzden çalışamıyorum. Sizden tek isteğim, hükümete bizim namımıza şunu söyleyin: Bize gerçek bir zam yapsınlar. Biz de rahat edelim. Bizim de rahat etmeye hakkımız var” şeklinde konuştu.

AÇLIK SINIRI ÜZERİNDE AYLIK BELİRLENMELİ

82 yaşındaki Kemal Temur ise bugünkü ekonomik koşulları geçmiş yıllarla karşılaştırdı. OVP’deki tahminler doğrultusunda ortaya çıkan olası emekli zammının yetersiz olduğunu belirten Temur’a göre emekli aylıklarının en azından açlık sınırının üzerinde olması gerekli. Temur, emeklilerin karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan birinin de yüksek kiralar olduğunu söyledi. “Eskiden böyle değildik” diyen Temur şöyle konuştu: “OVP’ye göre en düşük emekli maaşına beklenen zam çok az. İhtiyaçları karşılayabilecek bir zam olması lazım. En az açlık sınırının üzerine çıkması lazım bizim maaşımızın. Genel rakama baktığınızda çok sıkıntılı. Bunda en büyük pay kiralar. Kiraların yüksek olması en büyük sorun. Bunun bir şekilde düzeltilmesi lazım. Rahmetli eşimden maaş alıyorum, çocuklarım destek oluyor, bu yüzden çok büyük sorunlar yaşamıyorum ama herkes böyle değil. Sadece aldığı 20 bin TL ile geçinen insanlar var. Çalışanların ve emeklilerin gelir seviyesinin bir an önce yükselmesi lazım. Eski yıllarda böyle değildi. İhtiyaçlar karşılanıyordu, büyük bir sıkıntı çekilmiyordu.”

YAKINLARININ YARDIMIYLA ANCAK GEÇİNEBİLİYOR

Emekli Mehmet Nuri’nin anlattıkları da diğer emeklilerden farklı değil. Tek başına yaşayan Nuri, emekli aylığının ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediğini, akrabalarının ve çevresinin desteği sayesinde yaşamını sürdürebildiğini söyledi. Gıda fiyatlarının ulaştığı seviyeye dikkat çeken Nuri, dışarıda en basit öğünün dahi emekli bütçesi açısından ciddi bir harcama haline geldiğini anlattı. Tek başına yaşadığını kaydeden Nuri, “Ben tek başımayım. Akrabalarım bana yardım ediyor, ancak o şekilde geçinebiliyorum. Emeklilerin durumu zor. Maaşlar çok düşük. Belki seçime doğru zam yapılır. Ama şunu söyleyeyim, yemek çok pahalı. Çarşı-pazar, lokanta yemeği çok pahalı. Mesela dün lokantaya gittim, 300 lira para verdim. Bir tabak kabak yedim, bir porsiyon da makarna yedim. Bu bir de ucuz hali. Varlıklı bir ailenin yardımı sayesinde yemeğimi de dışardan yiyorum” ifadelerini kullandı.

Başa dön tuşu