Emekli gıdadan kesti kiraya verdi

Yoksulun bütçesi eve, faturaya, mutfağa mahkûm: Emekli gıdadan kesti kiraya verdi
Ancak derinleşen yoksulluk ve gelir dağılımındaki bozukluk tüketim kalıplarına da yansıdı. Düşük gelirli haneler, yüksek gelirlilere göre gıdaya iki kattan daha fazla pay ayırdı. Gelir gruplarına göre harcama türleri en düşük gelir grubunda yer alan yüzde 20’lik kesimin, konut ve kira harcamalarına yüzde 38,7, gıda ve alkolsüz içecekler harcamalarına yüzde 29,2 ve ulaştırma harcamalarına yüzde 8,6 pay ayırdığı görüldü. 2024’te konut ve kiraya yapılan harcama bu grupta yüzde 33,2 pay alırken bir yılda 5,5 puan birden arttı.
2025 yılında tüm gelir gruplarında barınma harcaması bütçeyi daha çok zorladı. 2024 yılında en yüksek gelire sahip kesimin bütçesindeki en büyük harcama kalemini oluşturan ulaştırmanın yerini 2025 yılında konut ve kira harcamaları aldı. En yüksek gelirliler 100 liralık tüketim harcamalarının 25,7’sini konut ve kiraya ayırdı. Harcamalarda yüzde 25’lik payı ulaştırma, yüzde 12,4’lük payı ise gıda oluşturdu. En yüksek gelirliler tüketim harcamalarında 100 liralık harcamalarının 63,1’ini gıda, barınma ve ulaştırma için ayırdı. En yoksul yüzde 20’lik gelir grubundaki haneler ise tüketim harcamalarının yüzde 76,5’ini bu üç kalemde gerçekleştirdi.
Bugünün BirGün’ü
HER ŞEY SINIFSAL
Tüketim harcaması türlerinin gelir guruplarına dağılımı ise sınıfsal ayrımı gözler önüne serdi. Toplam tüketim harcamaların yüzde 47,2’sini en yüksek gelirli kesim yaptı. Yoksul haneler tüketimin yalnızca yüzde 6’sını gerçekleştirdi.
Harcamadaki uçurum ise eğitimde, eğlence ve kültürde, lokanta ve otellerde, giyim ve ayakkabıda daha da belirginleşti. Tüketim harcaması yüzde 20’lik gelir gruplarına göre 100 liralık eğlence, spor ve kültür harcamasının sadece 1,7’sini en yoksullar gerçekleştirirken 60’ını en zenginler harcadı.
Her 100 liralık eğitim harcamasının 78,9’unu zenginler, 0,3’ünü ise en yoksul yüzde 20’lik gelir grubundaki haneler gerçekleştiriyor.
Toplam tüketim harcamalarında gıdanın payı gerilerken konut ve kira harcamalarının payı arttı.
TEMEL İHTİYAÇTAN SEÇME
Bu değişim özellikle emekli hanelerde daha belirgin yaşandı. TÜİK verilerine göre 2025 yılında temel geliri emekli aylığı olan 4 milyon 761 bin 155 hane bulunuyor. Bu haneler tüketim harcamalarının yüzde 74,8’ini gıda, ulaştırma ile konut ve kira giderlerine ayırdı. 2024 yılında emekli haneler bütçelerinin yüzde 25’ini gıdaya, yüzde 35,7’sini ise konut ve kiraya harcarken 2025’te gıdanın payı yüzde 22,7’ye geriledi. Aynı dönemde konut ve kira harcamalarının payı yüzde 38,7’ye yükseldi. Veriler, emeklilerin artan barınma maliyetleri karşısında gıda harcamalarını kısmak zorunda kaldığını ortaya koydu.
***

Görüş : Prof. Dr. Mehmet Şişman
TÜKETİMİ KESMESİ GEREKEN EN ZENGİN KESİM
Türkiye’de uygulanan “dezenflasyonist politikalarla” nüfus yaşlanırken hanelerin geliri hızla düşüyor. TÜİK’in en zengin yüzde 20’lik kesimin toplam tüketim harcamalarının yarısını gerçekleştirdiğini tespit etmesi önemli. Toplam talebin yüksek gelirlilerin üzerinden milli gelir artış hızını belirlediğine yönelik analiz bu hanehalkı verisiyle, önceki gün açıklanan büyüme verisinde toplam talebin tüketim harcamalarından gelen kısmında (2,5 puan) zenginlerin talebinin belirleyiciliğini ortaya koyuyor. Öte yandan; en düşük gelirli kesimin elde ettiği gelirin ortalama olarak üçte ikisine yakın bir kısmını barınma (konut ve kira) ve gıdaya ayırması toplam talebin daha fazla kısılamayacağı yere geldiğine ve hızla yoksullaşan kesimin arttığına bir kanıttır. Barınma, gıda ve ulaştırma harcamalarından kısılamayacağına göre enflasyonla mücadelede bazı finansçıların yorumlarının aksine, tüketimi kısması gereken kesim, yüzde 20’lik en zengin kesimi olabilir ancak. Bu da makro politikalarda sadece para politikasıyla değil, vergi ve gelir politikası aracılığıyla yapılması gerekenleri hatırlatıyor.
SERVET VERGİSİ GEREKLİ
Örneğin tüketim harcamalarında dengelemeyi sağlamak için devlet en zengin kesimi servet benzeri vergileyerek yüzde 80 nüfusu, özellikle temel harcamalarını karşılamada zorlanan en düşük yüzde 20 ve üstündeki yüzde 20’lik kesimi rahatlatabilir. Zira durum vahim ve mevcut neoliberal dezenflasyon politikası bu durumu daha da vahimleştirebilir. Enflasyonun yüksek gelirli kesimin tüketim harcaması daraltılmadan düşürülmesi de zorlaşıyor. Özellikle hizmet ve ulaştırma enflasyondaki artış hızı bunun bir sonucu. Yoksulluğun artışıyla gelen küçük büyüme hızları ve enflasyondaki seyrin devamı en kötünün geride kalmadığını anlatıyor bize.