CHP'li Emir: Keşke Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da bir diploması olsaydı

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ başkanlığında Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni görüşmek üzere toplandı. Grup Başkanvekilleri Genel Kurul’da söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 

EMİR: TARTIŞMALARI RAHATLIKLA BİTİREBİLECEKKEN KENDİSİ TAVLA OYNAYACAK KADAR ÜNİVERSİTE ARKADAŞI BULAMADIĞI İÇİN BİTMİYOR

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in  avukat görüşmelerini kısıtlamaktan bahsettiği sözlerine değinerek “Ama aslında, Akın Gürlek’in asıl derdinin tutukluların avukatlarıyla görüşme süreleri olmadığını, ziyaretçi trafiği olmadığını, onun asıl derdinin Ekrem İmamoğlu olduğunu çok iyi biliyoruz çünkü hazırladığı iddianame fos çıktı, iddianamenin içine somut delil koyamadı; bu nedenle de savunmayı çökertmek için ve Ekrem İmamoğlu’na diz çöktürebilmek için onu cezaevinde nasıl tecrit edebileceğinin yollarını arıyor. Oysa, avukatla tutuklunun görüşmesi hem yasamızda hem Anayasa’mızda hem de evrensel hukukta savunmanın temel taşı olması dolayısıyla korunmuş bir haktır, bu hakka hiç kimsenin dokunma haddi de yoktur, hakkı da yoktur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın diplomasını ibraz edemediğini üzülerek izlediklerini söyleyen Emir, “Tartışmaları rahatlıkla bitirebilecekken kendisi tavla oynayacak kadar üniversite arkadaşı bulamadığı için ve diplomasını ibraz edemediği için böylesine örnekler ortada dolaştığı için, bu örnekler üretilirken bunu yapan noterler hakkında cezalandırma yapıldığı için tartışma da bitmiyor Sayın Başkan. Son derece önemli bir veri daha: Burada diplomanın altını imzaladığı iddia edilen dekan 1981 yılında profesör değil, dekan değil. Tekrar ediyorum, bakın, buradaki Profesör Ömer Faruk Batırel 1982 yılında profesör olmuş. 1981 yılında ne profesör ne de dekan. Şimdi, bu belge sarih mi, doğru mu, sahte mi? Sayın Cumhurbaşkanı bu tartışmayı bitirebilir. Herhalde bitirecek cesareti yok” ifadelerini kullandı.

ŞAHİN USTA: SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZIN GERÇEK BİR DİPLOMASI VARDIR VE HERKES TARAFINDAN BİLİNMEKTEDİR

AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugün doğum günü olduğunu belirterek “Kendisine bu ülke için, bu millet için vermiş olduğu hizmetlerden dolayı uzun ömürler diliyoruz, Rabb’im başımızdan eksik etmesin diyoruz. Böylesine güzel bir günde yine diplomasının gündeme getirilmesi ne yazık ki birilerinin hezeyanlarının bitmediğinin göstergesidir. Neden bitmiyor? Çünkü kendilerine lider olarak seçtikleri, cumhurbaşkanı adayı yaptıkları ismin diplomasıyla ilgili tartışmaların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir. Sayın Cumhurbaşkanımızın gerçek bir diploması vardır ve herkes tarafından bilinmektedir. Üniversite arkadaşları çıkıp açıklamalarını da yapmıştır” diye konuştu.

“Biz her zamanki gibi hırsıza hırsız deriz, yolsuzluk yapana yolsuzluk yaptığını da söyleriz”

Bu hezeyanlardan vazgeçilmesi gerektiğini söyleyen Şahin Usta, şu ifadelere yer verdi:

“Çıkın açıklıkla varsa Ekrem İmamoğlu’nun diplomasıyla ilgili bilgilerinizi, doğrularınızı paylaşın. Üniversite sınavında hak etmeyerek girdiği bir üniversiteyi okuyup da diploma diye önümüze koyduğunuz şeyin de bir hırsızlık olduğunu çok açık, net söylüyoruz. O dönemki öğrencilerin hakları çalınarak gasbedilerek bu diploma elde edilmiştir. Biz her zamanki gibi hırsıza hırsız deriz, yolsuzluk yapana yolsuzluk yaptığını da söyleriz, gerekli davaların, hukuki süreçlerin takibini de aynen yaparız. Kimsenin hakkına ve hukukuna sığmayacak işlemlerin yapılmasına hiçbirimiz müsaade etmeyiz ama adaletin tecelli etmesine de yargıya müdahale etmenize de müsaade etmeyiz. Bırakın yargı işini yapsın, yargıdan çıkan kararları da işinize gelmediği zaman tu kaka diye ilan etmeyin lütfen. Yargıya olan saygınlığı, itibarı bitirmeden, bu ülkedeki kurumların itibarlarını bitirmeden siyaset yapmayı, doğru dürüst siyaset yapmayı, polemiğe girmeden siyaset yapmayı, herkesin doğru ve usturuplu bir siyaset yapması gerektiğini de hatırlatmak isterim. Yalanlar üzerinden, algılar üzerinden ne Sayın Cumhurbaşkanımıza ne de AK Parti’ye yapmaya çalıştığınız, yapıştırmaya çalıştığınız iddiaların hiçbiri doğru değildir, gerçek değildir. Bunların hepsinin kendi partinizde yaşananlarla ilgili gerçekleri örtmekle ilgili olduğunun farkındayız. Böyle bir siyaset anlayışının doğru bir dil olmadığını, böyle bir siyasetin de doğru bir siyaset olmadığını çok net görüyoruz. Kendi içinizdeki kavgalarda boğuşmaktan maalesef milletin işine, milletin sorunlarına eğilmiyorsunuz. Yönettiğiniz belediyelerdeki sorunları, yolsuzlukları, rüşvetleri görmezden geliyorsunuz, yapılan yanlış uygulamaları görmezden geliyorsunuz. İşçilerin maaşlarını ödemiyorsunuz, yeri geliyor işçi hakları diye de konuşuyorsunuz. Bu gerçeklerle biraz yüzleşip kamuoyunun önüne gerçeklerinizle çıkmanızı tavsiye ediyorum.”

EMİR: GÜRLEK, MASUMİYET KARİNESİNDE SÖZ KONUSU ADNAN OKTAR OLUNCA BİLİYOR AMA SÖZ KONUSU EKREM İMAMOĞLU OLUNCA MASUMİYET KARİNESİNİ UNUTUYOR

Ekmen’in konuşmasının bitmesinin ardından AK Partili Şahin Usta’nın ifadelerine yönelik söz talebinde bulunan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, “‘Akın Gürlek, Adnan Oktar suç örgütü derken haklarında hüküm kesinleştiği için suç örgütü diyorum’ diyor. Masumiyet karinesinde söz konusu olan Adnan Oktar olunca biliyor ama söz konusu olan Ekrem İmamoğlu olunca masumiyet karinesini unutuyor ve her yerde ‘suç örgütü’ diyor. ‘Suç örgütü lideri’ diyor. Herkesin gözü önünde sanki Ekrem İmamoğlu hüküm giymiş de suçu kesinleşmiş gibi konuşuyor. Bu tutarsızlığı da Türk milletine takdirine bırakıyorum” dedi.

“EKREM İMAMOĞLU’NUN KAPI GİBİ DİPLOMASI VAR”

Şahin Usta’nın İmamoğlu’nun diplomasine yönelik sözlerine ilişkin Emir, “Ekrem İmamoğlu’nun kapı gibi diploması var” diyerek şöyle konuştu:

“Kapı gibi 35 yıllık diploma var. Bu diplomayı alabilmek için Ekrem İmamoğlu Erdoğan’ın karşısına çıkamasın diye, seçimlere katılamasın diye her yolu denediler. İptal ettirmeye çalıştılar. Dekan dedi ki: ‘Olmaz, hukuksuz bu.’ Dekanı zorladılar. Dekan emekli olmak zorunda kaldı. İdare Mahkemesi heyetini dağıttılar. Hukuku altüst ettiler ve böylesine bir düşman hukukuyla var olan 35 yıllık diplomayı hem de kendi diplomasını gösteremeyen bir cumhurbaşkanı siyasi nedenlerle iptal ettirmiştir. Olay bu kadar basittir.”

ŞAHİN USTA: DİPLOMA VAR EVET AMA BU DİPLOMA USULSÜZ ELDE EDİLMİŞ, HAK YENEREK ELDE EDİLMİŞ

Bunun üzerine yeniden söz talebinde bulunan Şahin Usta, “Bir konuya açıklık getirelim. Diploma yok demiyoruz. Diploma var ama diploma usulsüz bir şekilde elde edilmiş bir diploma. Söylediğimiz çok net ve açık bu. Belgeler de bunu ortaya koyuyor. Üniversite sınavında kazanılmamış bir bir fakülteye uydurma bir yatay geçişle var olmayan bir bir üniversite kaydı olmadan başka bir üniversiteye usulsüz bir yatay geçiş gösterilerek bir diploma elde edilmiş. Diploma var evet ama bu diploma usulsüz elde edilmiş, hak yenerek elde edilmiş. Bunu söylüyoruz biz. Bununla ilgili belgeler çok açık ve net ortada” ifadelerini kullandı.

Tekrar söz alan Emir, Şahin Usta’ya “Keşke Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da bir diploması olsaydı” diye cevap verdi.

Başa dön tuşu