Birlik ve Dayanışma Sendikası’ndan bakanlığa 4 soru
Sağlık merkezlerinin satışına sert tepki: Birlik ve Dayanışma Sendikası’ndan bakanlığa 4 soru
“KAMU KAYNAKLARI NEDEN KULLANILDI?”
Ataşehir Esatpaşa Aile Sağlığı Merkezi örneği de tartışmaların merkezinde. Yaklaşık 12 dönümlük bir arazi üzerinde bulunan merkezin, hem günlük sağlık hizmeti hem de olası bir depremde toplanma alanı olarak kritik öneme sahip olduğu belirtiliyor. Yaklaşık on yıl önce güçlendirme çalışması yapılan yapının bulunduğu alanın da satış kapsamına alınması “kamu kaynakları neden kullanıldı?” sorusunu gündeme taşıdı.
Birlik ve Dayanışma Sendikası üyeleri, ebe ve hemşireler ve birçok sağlık çalışanı bugün İstanbul Ataşehir Esatpaşa Aile Sağlığı Merkezi önünde toplanarak basın açıklamasında bulundu.
Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi şu açıklamaları yaptı. Mehlepçi, “Sağlık Bakanlığı, 2025 yılı başında kamuoyuna “1000 Aile Sağlığı Merkezi yapılacak” vaadinde bulunmuştur. Ancak bugün geldiğimiz noktada bu sözün yerine getirilmediğini; yeni Aile Sağlığı Merkezleri inşa edilmesi gerekirken mevcut merkezlerin bulunduğu arsa ve arazilerin satışa çıkarıldığını üzülerek görmekteyiz” dedi.
“TABLO KABUL EDİLEMEZ BİR NOKTAYA ULAŞMIŞTIR”
27 ilde 55 arsa ve arazinin satışa çıkarıldığını anımstaan Mehlepçi,”Üstelik bu alanların bir kısmında hâlihazırda Aile Sağlığı Merkezleri bulunmaktadır. Daha önce kiralık ASM’lerin boşaltılmasına, kentsel dönüşüm nedeniyle yıkılmasına ya da fahiş kira artışlarıyla işlevsiz hâle gelmesine tanıklık ettik. Ancak bugün karşı karşıya olduğumuz tablo çok daha ağır ve kabul edilemez bir noktaya ulaşmıştır” diye konuştu.
Birlik ve Dayanışma Sendikası üyeleri, ebe ve hemşireler ile birçok sağlık çalışanı, arazisi satışa çıkarılan İstanbul Ataşehir Esatpaşa Aile Sağlığı Merkezi önünde basın açıklaması yaptıhttps://t.co/NasanhVT2q pic.twitter.com/aQcnp3nnDE
— BirGün Gazetesi (@BirGun_Gazetesi) April 10, 2026
Ahmet Mehlepçi, Aile Sağlığı Merkezleri’nin yalnızca sağlık hizmeti sunulan yerler değil, aynı zamanda deprem gibi doğal afetlerde kulllanılan “güvenli alanlar” olduğunu söyledi ve sözlerine şöyle devam etti:
“Unutulmamalıdır ki Aile Sağlığı Merkezleri yalnızca sağlık hizmeti sunulan yerler değildir. Aynı zamanda deprem gibi afet durumlarında toplanma alanı olarak da kritik öneme sahiptir. Sağlık Bakanlığı’nın bizzat “güvenli alanlar” olarak tanımladığı bu yerlerin bugün satışa çıkarılması büyük bir çelişkidir. Deprem bölgesinde yıkılan Aile Sağlığı Merkezlerinin ne kadar hayati öneme sahip olduğunu hep birlikte gördük. Bu merkezlerin ayakta kalması ve hizmet verebilir durumda olması hâlinde, can kayıplarının çok daha düşük olabileceğini biliyoruz. İstanbul’da yaşanabilecek büyük bir depremde ise mevcut müstakil ve bahçeli Aile Sağlığı Merkezlerinin varlığı, toplum sağlığı ve afet yönetimi açısından hayati önem taşımaktadır.
Nitekim İstanbul Ataşehir Esatpaşa Aile Sağlığı Merkezi yaklaşık 12 dönümlük bir arazi üzerine kurulmuştur. Bu tür geniş ve bağımsız alanlara sahip sağlık tesisleri, hem günlük sağlık hizmeti sunumu hem de afet anlarında toplanma ve müdahale açısından büyük önem taşımaktadır.
Ayrıca yaklaşık on yıl önce bu Aile Sağlığı Merkezine güçlendirme çalışması yapılmıştır. Ancak anlaşılan o ki bu müdahale yapıyı yeterince güvenli ve sağlıklı hâle getirmemiştir. Bu noktada şu soruyu sormak gerekmektedir: Madem bu alanlar satılacaktı, neden güçlendirme adı altında kamu kaynakları harcanmıştır? Oysa bu alanlarda, mevcut yapıların yerine modern ve dayanıklı yeni Aile Sağlığı Merkezleri inşa edilmesi mümkündür.”

“TOPLUMUN İHTİYACI ERİŞİLEBİLİR VE YAYGIN ASM’LERDİR”
Sendika Başkanı Ahmet Mehlepçi, “Bugün açıkça görülmektedir ki Sağlık Bakanlığı, şehir hastanelerinin yüksek kira giderlerini karşılayabilmek için elindeki değerli arsa ve arazileri satışa çıkarmaktadır. Ancak bu yaklaşım ne sağlık sisteminin sorunlarını çözecek ne de toplum sağlığını koruyacaktır. Bizler çok iyi biliyoruz ki toplumun ihtiyacı olan; uzak ve maliyetli şehir hastaneleri değil, erişilebilir ve yaygın Aile Sağlığı Merkezleridir. Deprem bölgelerinde hâlen konteynerlerde sağlık hizmeti verilirken, Kahramanmaraş ve Hatay gibi illerde dahi bu arazilerin satışa çıkarılması kabul edilemez” diyerek ASM’lerin toplum sağlığı için önemine vurgu yaptı.

Doktor Ahmet Mehlepçi Sağlık Bakanlığı’na seslenerek 4 soru yöneltti:
“İstanbul Kadıköy’de 33 Aile Sağlığı Merkezinden 7’si kentsel dönüşüm nedeniyle yıkılmıştır. Yeni ASM yapılacak alan bulunamadığı ifade edilirken, aynı bölgede Bakanlığa ait arsaların satışa çıkarıldığını görmekteyiz. Bu durum, planlama eksikliğinin ve yanlış sağlık politikalarının açık bir göstergesidir.
Bugün buradan Sağlık Bakanlığı’na açıkça soruyoruz:
- 1000 ASM yapma vaadi varken mevcut ASM’ler neden arazileriyle birlikte satışa çıkarılmaktadır?
- Bu merkezlerde görev yapan sağlık çalışanlarının geleceği ne olacaktır?
- Bu ASM’lerden hizmet alan vatandaşlarımız sağlık hizmetine nasıl erişecektir?
- Bu satışlar, şehir hastanelerinin kira giderlerini karşılamak için mi yapılmaktadır?”