Başkanlık sistemi 8 yılda yoksulluğu derinleştirdi, otoriterliğin önünü açtı

Başkanlık sistemi 8 yılda yoksulluğu derinleştirdi, otoriterliğin önünü açtı
Tüm bu yaşanılanların tek bir sebebi var: AKP ve ortaklarının otoriter rejim inşası. 3 Kasım 1839’da Tanzimat Fermanı ile başlayan demokratikleşme süreci, AKP’nin dayattığı başkanlık sistemi ile sona ermiştir. Başta Erdoğan olmak üzere bazı çevrelerin şahsi menfaatlerinin devletin önüne geçmesi ile yaklaşık 200 yıllık demokrasi mücadelesi yok edilmiştir. Bağımsız yargı ve yolsuzluk yalanının arkasına sığınılarak seçme ve seçilme hakkını kullananlar hapsedilmişlerdir. Seçimlerin yapılmaması, yapılsa da Saray’ın kontrolündeki isimlerle formalite sandık konulması hedeflenmektedir. Jeopolitik gelişmeler ve savaşlar bahane edilerek Erdoğan’ın ebediyen koltukta oturması gerektiği anlatılmaktadır. Meşruiyetini halktan değil, ABD’den alan bu zihniyet Türkiye Cumhuriyeti’nin beka sorunu olmuştur. Trump her fırsatta Erdoğan aleyhine ağır ithamlarda bulunmaktadır. Onun Ortadoğu komiseri gibi görev yapan büyükelçisi Tom Barrack da Erdoğan’a meşruiyet verdiklerini açık bir şekilde dile getirmektedir. Siyonist rejimin destekçisi ve Netanyahu’nun finansörü Blackrock Başkanı Laurence Douglas Fink ile Erdoğan’ın görüşmesi rastlantı değildir. “Türkiye’yi çokuluslu şirketler için yönetim merkezi haline getirmeye çalışıyoruz” diyen Erdoğan, Trump ve İsrail’in politikalarına desteğinin karşısında, sıcak para alacaktır. Erdoğan, bu plan için el sıkışırken, küresel baronlara “İktidarı vermeyeceğim, ilişkilere benimle devam edeceksiniz” mesajı vermiştir. Bu nedenledir ki, yerel seçimlerin açık ara birincisi olan CHP, mahkeme yoluyla tasfiye edilmeye çalışılmaktadır. Onlarca belediye başkanı ve personel tutuklanmış, başkanlık koltuklarına AKP’li isimler ve kayyumlar oturmuştur. Burada açık bir şekilde seçme ve seçilme hürriyeti gasp edilmiştir. Bu operasyonlarla halka tek parti zihniyeti dayatılmaktadır. Son seçimlerde Türkiye’nin en fazla oy alan partisi CHP, kriminal bir örgüt gibi gösterilmeye çalışılıyor, AKP’nin daima iktidarda kalması gerektiği mesajı veriliyor. Askeri cuntaların yaptıkları darbelerde dahi kısa süre içinde seçimlere gidiliyordu. Günümüzde ise cuntanın adı, yargı cuntasıdır. Demokrasiyi ve iktisadi bağımsızlığımızı yok eden bu düzeni halkımız alaşağı edecektir.
*CHP Genel Başkan Yardımcısı