Arktik’te korutan erime! Türkiye sular altında kalır mı?

Küresel iklim değişikliğine bağlı sıcaklık artışı Arktik bölgesindeki buz kaybını hızlandırırken, ortaya çıkan tablo yakın gelecekte Türkiye kıyıları açısından yeni ve çok katmanlı risklerin habercisi olarak öne çıkıyor. Bilim dünyasına göre yaşanan eko-kırım, yalnızca kutup coğrafyasının uzağında yaşanan bir erime süreci değil; ülkelerin kıyı kentlerinden su yönetimine, tarımdan altyapıya kadar uzanan geniş bir baskı hattının giderek belirginleşmesi anlamına geliyor. Yapılan son araştırmalar ise vehametin boyutunu gözler önüne seriyor. ABD Ulusal Kar ve Buz Veri Merkezi’nin verilerine göre Arktik deniz buzu, 2026 kışında 14,29 milyon kilometrekare olarak ölçümlendi. Bu seviye, 2025 ile birlikte kayıtlardaki en düşük oran anlamına geliyor. Ortaya çıkan tablo, geçici bir dalgalanmanın değil, sistematik ve giderek hızlanan bir çözülmenin yaşandığı şeklinde yorumlanırken, Türkiye için risklere de dikkat çekiliyor.


İklim Bilimci Prof. Dr. Levent Kurnaz da, hem küresel hem de yerel tehlikeye dikkat çekerken, “Deniz seviyesi bir metre yükseldiğinde kıyı ovaların önemli kısmı sular altında kalacak. Antartika’nın batısındaki buzullar eridiğinde eriyen Grönland ile birlikte deniz seviyesi 12 metre artmış olacak. Bu durumda denize kıyısı olan bölgeler sular altında kalacak” ifadelerini kullandı.

MİNİMUM SEVİYEYE İNDİ

Arktik’te kış aylarında oluşması gereken buz miktarı azalırken, oluşan tabaka daha ince ve daha kırılgan hale geliyor. Son verilere göre Antarktika deniz buzu 26 Şubat 2026’da 2,58 milyon kilometrekare ile yıllık minimum seviyesine indi. Bu değer, 2023’te kaydedilen tarihi dip seviyenin üzerinde kalsa da uzun dönem ortalamasının altında kalmaya devam etti. Bu durum, kutup sistemlerinin iki uçta farklı dinamiklerle işlese de genel olarak baskı altında olduğunu gösterdi.

ŞEHİRLER RİSK ALTINDA

Bilim insanları, Türkiye’nin Akdeniz havzasında yer aldığı için iklim krizinin en hassas kuşaklarından birinde bulunduğunu belirtirken, buzulların erimesi ile kıyı taşkınlarının kaçınılmaz olacağına dikkat çekiyorlar. İstanbul, İzmir, Kocaeli, Tekirdağ, Bursa, Samsun, Trabzon, Mersin, Adana, Hatay, Antalya gibi kıyı kentlerinde; deniz seviyesindeki yükselme ve aşırı yağışların kıyı tesislerinde fiziksel hasar ve hizmet kesintisine neden olacağı da vurgulanıyor.

ALTYAPI ÇÖKERBİLİR!

Su Politikaları Uzmanı Dursun Yıldız; buzulların erimesiyle ortaya çıkan risklere dikkat çekerken şunları söylüyor: “İstanbul bu tablonun en kritik başlığı olarak öne çıkıyor. Megakent, yalnızca büyük bir nüfus merkezi değil; aynı zamanda liman, finans, ulaşım ve sanayi ağlarının düğüm noktası. Marmara kıyı bandında Tekirdağ’dan Kocaeli’ye uzanan hat uzun süredir Türkiye ekonomisinin omurgası durumunda. Bugün bu hatta deniz seviyesi artışı, kıyı taşkını, ani yağış ve altyapı baskısı birlikte düşünülmek zorunda. Asıl tehdit; metro hatlarından sahil yollarına, atık su sistemlerinden liman operasyonlarına, sanayi depolarından düşük kotlu mahallelere kadar uzanan zincirleme bir kesinti ihtimali.”

Arktik'te korutan erime! Türkiye sular altında kalır mı? - Resim : 2
Arktik’teki buz kaybı, Türkiye açısından yalnızca bir kutup gelişmesi değil, kıyı kentlerinin risk altında kalması anlamına geliyor.

TARIM ETKİLENECEK

Eski Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarlarından Prof. Dr. Mustafa Öztürk ise, alçak kıyı ovaları ile delta alanların, deniz seviyesindeki artış ve tuzlu su girişiminden en hızlı etkilenecek bölgeler olacağını vurgularken, “Bu durum yalnızca kıyı çizgisini değil; tarım toprağının niteliğini, yeraltı su kalitesini, sulama kapasitesini ve ürün desenini de etkileyebilir. İklim değişikliği yalnızca daha sıcak hava anlamına gelmiyor. Su döngüsü bozuldukça iç bölgelerde kuraklık, tarımda verim baskısı ve enerji talebinde artış da daha sık gündeme gelecek” diyor.

[email protected]

Kaynak: Web Özel

Başa dön tuşu