Alım gücü eriyor! Maaş yerinde fiyatlar yukarı

Ekonomiden gelen son veriler, özellikle yılın ikinci yarısında ara zam alamayan ücretli çalışanlar açısından tabloyu daha da zorlaştırıyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yılın üçüncü Enflasyon Raporu’nda 2026 sonu enflasyon tahminini yüzde 26’dan yüzde 28’e yükseltmesi, satın alma gücündeki aşınmanın yılın kalan bölümünde de süreceğine işaret ediyor. Merkez Bankası’nın yüzde 24 seviyesindeki ara hedefi değişmezken; yeni tahmin, bu hedefin 4 puan üzerine çıkmış durumda. TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın açıklamalarına göre yukarı yönlü revizyonun arkasında özellikle jeopolitik gelişmeler, enerji fiyatları ve gıda enflasyonundaki olumsuz görünüm bulunuyor. Petrol ve doğal gaz fiyatlarının savaş ve ateşkes sürecine bağlı olarak yüksek seviyelerde kalma ihtimali, enflasyonun önündeki temel risklerden biri olarak değerlendiriliyor.


Motorin fiyatlarında son dönemde yaşanan dalgalanma, enerji maliyetlerinin gündemde kalacağını gösteriyor.

ENFLASYON BASKISI SÜRÜYOR

Yıl ortasında ücretlerine ek artış yapılmayan milyonlarca çalışan açısından enflasyondaki yukarı yönlü revizyon ayrıca önem taşıyor. Ücretler sabit kalırken mal ve hizmet fiyatlarının artmaya devam etmesi, özellikle gıda, konut, ulaşım ve enerji harcamalarının hane bütçesindeki ağırlığını artırıyor. Haziran ayında yıllık tüketici enflasyonu yüzde 32,11 seviyesinde gerçekleşmiş, aynı dönemde gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık fiyat artışı yüzde 35,45’e, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda ise yüzde 45,14’e ulaşmıştı. Analistlere göre yıl sonu enflasyon tahminindeki 2 puanlık artış yalnızca teknik bir revizyon anlamına gelmezken, mevcut tablo; ücret artışı almayan çalışanlar açısından yıl boyunca oluşacak toplam fiyat baskısının daha yüksek olabileceğine işaret ediyor.

ENERJİ FATURASI BÜYÜYOR

Merkez Bankası’nın son raporunda en fazla dikkat çekilen başlıklardan biri de enerji fiyatları Jeopolitik belirsizliklerle birlikte petrol fiyatlarında yaşanan yükselişe, motorinde rafineri marjlarından kaynaklanan artışlar da eklendi. Karahan da yılın ilk yedi ayında akaryakıt fiyatlarındaki artış nedeniyle ulaştırma hizmetlerinde güçlü fiyat yükselişleri görüldüğünü söyledi. Haberleşme hizmetleri enflasyonunda da son dönemde hızlanma yaşandığına dikkat çekti.

GIDADA BEKLENEN OLMADI

Enflasyon görünümünü bozan ikinci önemli alan ise gıda oldu. Veriler, tarımsal üretim görünümünde genel bir iyileşme yaşanmasına rağmen bunun tüketici fiyatlarına aynı ölçüde yansımadığını gösteriyor. Özellikle sebze, süt ve süt bağlantılı ürünlerdeki fiyat hareketleri gıda enflasyonunu yukarı taşımaya devam ediyor. Karahan’ın, “Gıda üretimi görünümündeki genel iyileşmeye karşın gıda enflasyonundaki olumsuz ayrışma belirginleşti” sözleri, yıl sonu tahmininin neden yukarı çekildiğini gösteren önemli başlıklardan biri olarak dikkat çekiyor.

REZERVLER ARTTI

Öte yandan ekonomiden yansıyan son verilerden biri de iç talep ve kredi piyasasındaki yavaşlama oldu. TCMB’ye göre yüksek faizlerin etkisiyle tüketim talebi hız keserken, TL mevduatın toplam mevduat içindeki payı yüzde 61,2 seviyesinde bulunuyor. Para politikasında ise gözler ağustos enflasyonuna çevrilmiş durumda. Merkez Bankası, yüzde 40 seviyesindeki gecelik faizden yüzde 37’lik politika faizine ne zaman dönüleceği konusunda net tarih vermedi. Merkez Bankası rezervleri ise 7 Ağustos haftasında 13,9 milyar dolar artarak 178,4 milyar dolara çıktı. Swap hariç net rezervler 50,6 milyar dolara yükseldi.

Alım gücü eriyor! Maaş yerinde fiyatlar yukarı - Resim : 2
Merkez Bankası, 2027 ve 2028 tahminlerinde ise değişikliğe gitmedi. Banka, enflasyonun 2027 sonunda yüzde 15’e, 2028 sonunda yüzde 9’a gerilemesini, orta vadede ise yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanmasını hedefliyor.

ZAM ALAMAYAN ZORDA!

Kurumsal İktisat Uzmanı Gülsev Duran ise mevcut veriler ışığında tabloyu şöyle yorumladı: ” Ekonomi yönetiminin önündeki temel denklem değişmiş değil. Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 28’e yükseltmesiyle birlikte önümüzdeki aylarda dört başlık daha yakından izlenecek: enerji fiyatları, gıda enflasyonu, iç talebin seyri ve enflasyon beklentileri. Ücretli çalışan açısından ise mesele daha doğrudan: Yılın ikinci yarısında maaşlar değişmezken fiyatların yükselmeye devam etmesi, enflasyon düştüğünde bile hayat pahalılığının ortadan kalkmadığı anlamına geliyor. Merkez Bankası’nın tahmini gerçekleşirse 2026 sonunda enflasyon yüzde 28’e gerilemiş olacak; ancak fiyatlar yine bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 28 daha yüksek seviyede bulunacak.”

[email protected]

Kaynak: Web Özel

Başa dön tuşu