Adli Tıp raporunun ayrıntıları ortaya çıktı
Olay, 21 Mayıs’ta Hacıahmet Mahallesi’nde meydana geldi. Yaklaşık 15-20 gündür boyun ağrısı bulunan Berat Topay, kardeşi Sinan Topay ile daha önce de gittikleri Şenol Karataş’ın yanına gitti.
İddiaya göre Karataş, Topay’a masaj yaptığı sırada boyun bölgesine müdahalede bulundu. Hastane kayıtlarına göre işlemden birkaç dakika sonra Topay kendisini kötü hissetti. Renginin solduğu ve konuşmasının bozulduğu belirtilen Topay, yaklaşık 10 dakika sonra bilincini kaybetti.
Ambulansla hastaneye götürülen Topay’ın duran kalbi yaklaşık 6 dakikalık müdahalenin ardından yeniden çalıştı. Yoğun bakımda tedavi altına alınan Topay, 3 Haziran’da hayatını kaybetti.
Önce adli kontrol, ardından tutuklama
Olayın ardından gözaltına alınan Şenol Karataş, 22 Mayıs’ta hakimliğe sevk edildi. Mahkeme, Karataş hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol kararı verdi.
Topay’ın hayatını kaybetmesinin ardından yeniden gözaltına alınan Karataş, “taksirle ölüme neden olma” ve “Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’a muhalefet” suçlarından tutuklandı.
Karataş ifadesinde, Topay’ı 6-7 yıldır tanıdığını ve zaman zaman kendisine masaj yaptırdığını söyledi. Masörlük belgesinin bulunduğunu belirten Karataş, suçlamaları kabul etmedi.
608 saatlik masörlük eğitimi aldığı ortaya çıktı
Soruşturma dosyasındaki belgelere göre Karataş, 2015 yılında üçüncü seviye Masör ve Masöz Programı’na katıldı.
Toplam 608 saat süren eğitimin 304 saatinin teorik, 304 saatinin ise uygulamalı olduğu belirtildi. Karataş’ın eğitim sonunda 95 puan aldığı ve masörlük belgesinin 23 Aralık 2015’te düzenlendiği kaydedildi.
Adli Tıp raporunda dikkat çeken bulgular
24 Temmuz tarihli Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi raporunda, Topay’ın boyun omurlarının, dil kemiğinin ve boyundaki kıkırdak yapıların sağlam olduğu belirtildi.
Raporda, boyundan beyne kan taşıyan ana damarlarda da yırtılma, ayrışma veya tıkanıklık tespit edilmediği ifade edildi.
Buna karşılık yapılan incelemelerde omurilik dokusunda kanama alanları ve sinir liflerinde hasar belirlendi. Beyin dokusunda kanama, bazı damarlarda pıhtılaşma ve oksijensiz kalmaya bağlı değişiklikler tespit edildi. Beyin sapında da yaygın kanama alanları bulunduğu kaydedildi.
Otopsi raporunda ayrıca göğüs kemiği ile sağ 4’üncü kaburgada kırık bulunduğu belirtildi.
Topay’ın kalp damarlarından birinde yüzde 50-60 oranında daralmaya neden olan kireçlenmiş plak, kalp kasında oksijensiz kalmayla uyumlu değişiklikler, akciğerde enfeksiyon ve böbrekte akut hasar bulgularına da yer verildi.
Toksikolojik incelemede ise kanda düşük miktarda alkol tespit edilirken uyuşturucu veya uyarıcı maddeye rastlanmadı.
Kesin ölüm nedeni için yeni inceleme istendi
Adli Tıp raporunda, Topay’ın kesin ölüm nedeninin belirlenebilmesi için hastane kayıtları, laboratuvar sonuçları, radyolojik görüntüler, tanık ifadeleri ve soruşturma dosyasının Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulu’na gönderilmesinin uygun olacağı belirtildi.
Avukat: “Hacamat yapıldığı iddiası doğru değil”
Tutuklu Şenol Karataş’ın avukatı Ensar Ayata ise müvekkilinin olay sırasında Topay’a hacamat yapmadığını savundu.
Ayata, otopsi raporunda da hacamat yapıldığına ilişkin herhangi bir bulgu veya kesi izi bulunmadığını belirterek, bazı haberlerde yer alan “boyun kütletme” iddialarının da gerçeği yansıtmadığını öne sürdü.
Karataş’ın kiropraktik uzmanı olmadığını, masörlük eğitimi ve belgesi bulunduğunu belirten Ayata, otopsi bulgularında masaj işleminden kaynaklandığını gösteren damar sıkışıklığı, iskelet sistemi bozukluğu veya kırık tespit edilmediğini savundu.
Avukat Ayata ayrıca Topay’ın işlem sırasında kendisini kötü hissettiğini söylemesinin ardından müdahalenin sona erdirildiğini, ambulansın çağrıldığını ve müvekkilinin hastaneye kadar Topay’ın yanında bulunduğunu ifade etti.
Ayata, kesin değerlendirmeyi adli makamların yapacağını belirterek, Adli Tıp Kurumu’ndan alınacak görüşün ardından dosyanın nihai olarak değerlendirilmesini beklediklerini söyledi.
Soruşturma sürüyor.