Kadınlar sola, erkekler sağa mı kayıyor?

Fakat tarihsel olarak bu durumun hep böyle olduğu söylenemez.

MODERN “POLİTİK CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ”

Hamburg Üniversitesi’nde karşılaştırmalı siyaset bilimi alanında doktora sonrası araştırmacı olarak çalışan Gefjon Off, uzun süredir genç kadın ve erkeklerin siyasi tutumları ile oy verme davranışları arasındaki farklılıkları araştırıyor.

Off’a göre bu fark tarihsel olarak ters yönde başladı. 1950’li ve 1960’lı yıllarda Batı Avrupa’da kadınlar erkeklere kıyasla daha muhafazakâr ve sağ partilere oy vermeye eğilimliydi. Almanya’da bunun önemli örneklerinden biri CDU’ydu. Bu durum, dönemin dindarlığı ve geleneksel cinsel rollerin ve aile anlayışıyla ilişkin bir davranıştı.

Ancak kadınların eğitim ve çalışma hayatına katılımının artması, toplumsal rollerin değişmesi ve kadın hareketinin güçlenmesiyle birlikte tablo değişti. Özellikle 1980’lerden ve 1990’lardan itibaren kadınlar erkeklere kıyasla daha fazla sol ve sosyal demokrat partilere yönelmeye başladı. Off bu değişimi, “geleneksel cinsiyet uçurumundan modern cinsiyet uçurumuna” geçiş olarak tanımlıyor. Bugün ise bu farklılık çoğunlukla “Political Gender Gap-Siyasi cinsiyet uçurumu)” kavramı altında inceleniyor.

FARK ÖZELLİKLE Z KUŞAĞINDA BELİRGİN

Bu dönüşümün en dikkat çekici taraflarından biri ise genç kuşaklarda görülüyor. Gefjon Off’un da yazarları arasında bulunduğu ve Nisan 2026’da yayımlanan “EqualiZe – Gender Differences in Political Opinion and Voting among Generation Z (Z Kuşağı’nda Siyasi Görüş ve Oy Verme Konusunda Cinsiyet Farklılıkları)” araştırması, Avrupa’da Z kuşağındaki kadın ve erkeklerin siyasi tutumlarını inceliyor. Araştırma, 27 AB ülkesinden elde edilen verileri kapsıyor. Bunun yanında Almanya, Yunanistan, Polonya, İspanya ve İsveç’te 17 odak grubunda 100’den fazla gençle görüşülüyor.

Araştırmanın en önemli sonuçlarından biri, genç kadınlar ve erkekler arasındaki farkın özellikle iki alanda belirginleşmesi: “ideolojik konumlanma ve toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin tutumlar”. Ancak burada önemli bir ayrıntı var. Araştırma, genç erkeklerin Avrupa genelinde büyük ve istikrarlı bir biçimde sağa kaydığını göstermiyor. Aksine, birçok ülkede açılan siyasi mesafenin temel nedeni genç kadınların daha ilerici ve sola yakın hale gelmesi.

SORUNLAR AYNI, YORUM FARKLI

Belki de araştırmanın en ilginç sonuçlarından biri, genç kadınlar ile erkeklerin aslında birçok ortak sorunla karşı karşıya olması. Odak gruplarında gençler kira, enflasyon, mesleki gelecek, aile kurma ve ekonomik güvenlik gibi konuları gündeme getiriyor. Yani kadınlar ve erkekler farklı dünyalarda yaşamıyor. Önemli ölçüde aynı ekonomik ve toplumsal belirsizliklerle karşı karşıyalar. Fark daha çok bu sorunların nasıl yorumlandığında ortaya çıkıyor. Off bunu şöyle ifade ediyor: “Kadınlar daha çok sağlık, eğitim, sosyal devlet ve artan maliyetlerden bahsederken, erkekler ise daha çok ekonomik büyüme ve ekonomik fırsatlardan söz ediyor.”

EN BÜYÜK FARK EŞİTLİK VE FEMİNİZM

Kadınlar ve erkekler arasındaki siyasi farkın en belirgin olduğu alanlardan biri toplumsal cinsiyet eşitliği. Off’a göre özellikle çalışma hayatındaki eşitlik konusunda görüşler birbirinden ayrılıyor. Genç erkekler, erkeklerin de çeşitli alanlarda dezavantajlarla karşı karşıya kaldığını daha sık dile getiriyor ve kadınların yeterince özgürleştiklerini düşünüyor. Genç kadınların ise bu eşitsizlikleri daha belirgin biçimde algılıyor ve hala sistematik dezavantaja uğradıklarının farkında olduklarını belirtiyor Off. Bu ayrışma yalnızca Almanya’ya özgü de değil. EqualiZe araştırmasına göre genç erkeklerin toplumsal cinsiyet eşitliğindeki ilerlemenin “fazla ileri gittiğini” düşünme ihtimali birçok ülkede daha yüksek.

Almanya’daki 2025 tarihli Friedrich-Ebert-Stiftung araştırması “Die Polarisierung der Geschlechter- Cinsiyetler Arasındaki Kutuplaşma” da bu tabloyu tamamlıyor. Ansgar Hudde’nin araştırmasına göre kadınlar genel olarak sosyal adalet ve azınlık hakları gibi konularda erkeklerden daha ilerici tutumlara sahip. Kadınlar aynı zamanda ekonomik baskıyı da daha sık hissettiklerini ifade ediyor. Destatis istatistiklerine göre Almanya’da cinsiyetler arası ücret farkı yüzde 16. Ayrıca, resmi eğitim düzeyi, seçim davranışını açıklayan belki de en önemli faktör haline gelmiştir. “Üniversite diplomasına sahip olanlar – erkek ya da kadın fark etmeksizin – sağ partilere daha nadir, yeşil-sol partilere ise daha sık oy verir. Özellikle genç kadınlar arasında üniversite diplomasına sahip olma oranı daha yüksek olduğundan, bu etki bu grupta en belirgin şekilde ortaya çıkmakta ve ‘modern cinsiyet uçurumu’na’ katkıda bulunmaktadır” diye belirtiliyor araştırmada.

AFD’YE GÜÇLÜ DESTEK

Bu durum, Almanya’nın doğusundaki son eyalet seçimlerinde özellikle açık biçimde görülüyor. 6 Eylül’de Sachsen-Anhalt’ta yapılan seçimde AfD yüzde 43,8 oyla birinci parti oldu. Fakat kadın ve erkek seçmenler arasında önemli bir fark vardı. Çıkış anketlerine göre AfD erkeklerde yüzde 50 oy alırken kadınlarda yüzde 39’da kaldı. Bu sonuç iki açıdan önemli. Birincisi, kadınların tamamının sola yöneldiği söylenemez. Sachsen-Anhalt’ta kadınlar arasında da AfD en güçlü partiydi. İkincisi, buna rağmen erkekler AfD’ye kadınlardan 11 puan daha fazla oy verdi. Yani aynı seçimde hem AfD’nin kadınlar arasında güçlü olması hem de belirgin bir cinsiyet farkının bulunması mümkün. Off da AfD desteğini yalnızca cinsiyet üzerinden açıklamamak gerektiğini vurguluyor. Ekonomik durum, insanların kendilerini ihmal edilmiş hissetmesi, kent-kır farkı ve insanların yaşadıkları sorunların nedenini nasıl tanımladıkları önemli. Off’un ifadesiyle: “Benzer ekonomik güvensizlik, siyasi olarak örneğin göç ile ilişkilendirilebilir.” 20 Eylül’de Mecklenburg-Vorpommern’da yapılan seçim ise farklı bir tablo ortaya koydu. AfD yüzde 38,2 ile birinci, SPD yüzde 35,5 ile ikinci parti oldu. Çıkış anketlerine göre kadınların yüzde 39’u SPD’ye, yüzde 33’ü AfD’ye oy verdi. Erkeklerde ise AfD yüzde 44 ile birinci olurken SPD yüzde 31’de kaldı. Yani Sachsen-Anhalt’ta kadınlar da AfD’yi en çok destekleyen seçmen grubu içerisinde yer alırken, Mecklenburg-Vorpommern’da kadınların birinci tercihi SPD oldu. Peki aynı ekonomik ve toplumsal sorunları yaşayan genç kadınlar ve erkekler neden bu sorunları giderek daha farklı biçimde yorumluyor? Almanya’daki son seçimler de Avrupa’daki araştırmalar da aynı şeyi gösteriyor: Political Gender Gap gerçek bir siyasi farklılaşmaya işaret ediyor, ancak bunun yönü ve büyüklüğü her yerde aynı değil.

Kadınların daha ilerici tutumlar geliştirmesi, erkeklerin otomatik olarak sağa kaydığı anlamına gelmiyor. Aynı şekilde kadınların daha fazla Sol Parti’ye oy vermesi de her seçimde gerçekleşmiyor. Sachsen-Anhalt ve Mecklenburg-Vorpommern bunun iki farklı örneği.

Başa dön tuşu