Dünyanın en yüksek dağı Everest olmayabilir

BUGÜNE KADAR NEDEN GÖRÜLMEDİ?

Çünkü bu dev yapılar Dünya’nın yüzeyinde değil, yaklaşık 1900 kilometre derinlikte, gezegenin çekirdeği ile mantosu arasındaki sınır bölgesinde bulunuyor.

Dünya’nın en kalın katmanı olan manto, büyük ölçüde magnezyum açısından zengin kayaçlardan oluşuyor. Aynı zamanda geçmişte okyanus tabanını oluşturan ve zaman içinde Dünya’nın derinliklerine taşınan eski kaya parçalarının bir tür ‘mezarlığı’ olarak değerlendiriliyor.

Bilim insanlarının bu dev yeraltı yapılarına yönelik ilgisi 1996 yılında arttı. Orta Pasifik’in altında çekirdek-manto sınırını inceleyen araştırmacılar, depremlerin oluşturduğu sismik dalgaların bazı bölgelerden geçerken belirgin biçimde yavaşladığını fark etti.

Bu gözlemler, Dünya’nın derinliklerinde olağanüstü büyüklükte yapıların bulunduğuna işaret ediyordu.

EN AZ YARIM MİLYAR YAŞINDA

Utrecht Üniversitesi’nden bilim insanları, bu dev yapıların en az yarım milyar yıllık olduğunu tahmin ediyor. Ancak oluşumlarının Dünya’nın ilk dönemlerine kadar uzanması ve milyarlarca yıllık olmaları da ihtimaller arasında.

Araştırmanın başındaki Dr. Arwen Deuss, bu yapıların kökeninin hâlâ tam olarak bilinmediğini belirterek, “Kimse bunların ne olduğunu, yalnızca geçici bir oluşum mu olduklarını yoksa milyonlarca, hatta milyarlarca yıldır orada mı bulunduklarını bilmiyor” diyor.

Ancak burada önemli bir ayrım bulunuyor: Bu yapılar, Everest gibi Dünya yüzeyinden yükselen geleneksel anlamdaki dağlar değil. Gezegenin yaklaşık 1900 kilometre altında, çekirdek ile manto arasındaki bölgede yer alan dev jeolojik oluşumlar.

Dolayısıyla Everest, deniz seviyesinden ölçüldüğünde Dünya’nın en yüksek dağı olma unvanını korurken, gezegenin iç yapısı hesaba katıldığında Dünya’nın derinliklerinde ondan onlarca kat daha büyük jeolojik yapılar bulunuyor.

Ve Everest’in aksine, bunların zirvesine tırmanmak mümkün değil.

Başa dön tuşu