Mesleğimize, emeğimize ve geleceğimize sahip çıkıyoruz

“SORUNLARIMIZ AĞIRLAŞTI”

Ankara İKK Sözcüsü Gökoğlu, aradan geçen 47 yıla rağmen mühendis, mimar ve şehir plancılarının temel sorunlarının çözülmediğini, aksine ekonomik krizle birlikte daha da ağırlaştığını vurguladı.

Yüksek hayat pahalılığı, düşük ücretler, işsizlik ve güvencesizliğin meslektaşların yaşam koşullarını zorlaştırdığına dikkat çeken Gökoğlu, uzun yıllar eğitim alan mühendis, mimar ve şehir plancılarının geçim sıkıntısı, işsizlik ve meslek dışı çalışma baskısıyla karşı karşıya bırakıldığını ifade etti.

Yaşanan tablonun uygulanan ekonomi politikalarından bağımsız olmadığını belirten Gökoğlu şu ifadeleri kullandı:

“Üretimden, sanayileşmeden, kamusal planlamadan ve toplum yararından uzaklaşan ekonomi politikaları, meslek alanlarımızı daraltırken emeğimizi de sistematik biçimde değersizleştirmektedir.”

TMMOB, mühendis, mimar ve şehir plancılarının yaşadığı sorunların ülkenin üretim, istihdam ve kamu hizmetleri politikalarından ayrı değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Gökoğlu,

mesleki denetimin tasfiye edilmesinin halkın can ve mal güvenliğini tehlikeye attığı, şehir plancılarının bilimsel bilgisinin karar süreçlerinin dışında bırakılmasının ise kentlerin rant politikalarına teslim edilmesinin önünü açtığını kaydetti.

“Mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı birer kamusal hizmettir” diyen Gökoğlu açıklamada, bilimsel ve teknik bilginin kamu yararından koparılmasının bedelini yalnızca meslek mensuplarının değil, toplumun tamamının ödediği ifade etti.

“BİRLİKTE MÜCADELE EDELİM”

TMMOB ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) arasında imzalanan Asgari Ücret İşbirliği Protokolü’nün tek taraflı feshedilmesinin ücretlerin denetlenmesinde önemli bir mekanizmayı ortadan kaldırdığına vurgu yapan Gökoğlu, şöyle konuştu:

“Geldiğimiz noktada sorunlarımızın çözümünün, ülkemizin içerisinde bulunduğu ekonomik, toplumsal ve siyasal koşullardan bağımsız olmadığını biliyoruz. Emeğimizin, mesleğimizin ve geleceğimizin değersizleştirilmesine karşı haklarımızı ancak yan yana gelerek, örgütlenerek ve birlikte mücadele ederek kazanabiliriz.

Çünkü mühendis, mimar ve şehir plancılarının mesleki hak ve çıkarlarını korumak, aynı zamanda toplumun geleceğini korumaktır. Bizler mesleğimize ve meslektaşlarımıza sahip çıkarken; güvenli kentlere, sağlıklı bir çevreye, nitelikli kamu hizmetlerine, ülkemizin üretim kapasitesine ve halkımızın ortak geleceğine de sahip çıkıyoruz.

Herkes bilsin ki TMMOB, mesleğini bilimden, teknikten, üretimden ve toplumdan yana kullanan mücadele geleneğinden bir adım geri atmayacaktır. Ülkemizin ihtiyacı; özelleştirmelerle kamuyu tasfiye eden, emeği ucuzlatan, bilimi ve planlamayı dışlayan politikalar değil; üretimi ve sanayileşmeyi esas alan, kamusal hizmetleri güçlendiren, emeğin hakkını koruyan, bilimsel ve demokratik bir anlayıştır.

19 Eylül’ün bize bıraktığı en önemli miras örgütlü mücadelenin gücüdür. Bundan 47 yıl önce iş bırakarak taleplerini bütün ülkeye duyuran meslektaşlarımızdan aldığımız güçle bugün de emeğimize, mesleğimize ve ülkemizin geleceğine sahip çıkmaya devam edeceğiz. TMMOB’nin mücadele tarihine ve aydınlık yarınlarına, ülkemize, mesleğimize ve meslektaşlarımıza sahip çıkma günüdür.

Bu anlayış ve kararlılıkla 19 Eylül Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günümüzü bir kez daha kutluyor; tüm meslektaşlarımızı emeğimiz, haklarımız, mesleğimiz ve ülkemizin geleceği için ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.

Yaşasın TMMOB Örgütlülüğü!

Yaşasın Mücadelemiz!”

Başa dön tuşu