Çin’e teknoloji kuşatması, Trump’ın büyük yapay zeka planı
ABD Başkanı Donald Trump’ın yapay zekanın kontrolden çıkabileceği yönündeki uyarılara sert biçimde karşı çıkması, Washington’ın teknoloji politikasındaki büyük dönüşümü yeniden gündeme taşıdı. Trump; Anthropic CEO’su Dario Amodei başta olmak üzere yapay zeka sektörünün önde gelen isimlerinin gelişmenin yavaşlatılması ve daha sıkı güvenlik önlemleri alınması yönündeki çağrılarını reddederken, yapay zeka ve veri merkezlerini önümüzdeki 20, 25 yılın ekonomik gücü olarak tanımlıyor. Ancak Trump’ın çıkışının arka planına bakıldığında tartışmanın yalnızca “yapay zeka tehlikeli mi?” sorusundan ibaret olmadığı görülüyor. Analistlere göre Washington’ın hedefi artık yalnızca dünyanın en güçlü yapay zeka modelini geliştirmek değil; o modeli çalıştıracak fiziksel altyapının da başka ülkelere bağımlı olmaması.
ASIL SAVAŞ MADENDE
Bu yarışın en kritik noktalarından biri nadir toprak elementleri ve stratejik mineraller. Yapay zeka sistemlerinin kalbinde bulunan gelişmiş yarı iletkenlerin, ağ altyapısının, enerji sistemlerinin ve savunma elektroniğinin üretiminde galyum, germanyum, hafniyum, indiyum ve çeşitli nadir toprak elementleri hayati rol oynuyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın 2026 değerlendirmesinde de yarı iletkenler, robotik ve yapay zekânın büyümesiyle özellikle galyum, germanyum, indiyum ve antimon gibi minerallerin stratejik öneminin hızla arttığı vurgulanıyor. ABD açısından en büyük sorun ise bu hammaddelerin önemli bölümünün Çin’in kontrolünde olması.
2026 itibarıyla ABD’nin kritik mineral projelerine yönelik onayladığı yatırımların yaklaşık 40 milyar dolara ulaştığı bildiriliyor. Washington ayrıca Kenya’daki nadir toprak ve niyobyum rezervlerinin geliştirilmesi için devreye girerken, Madagaskar’dan Amerikan şirketlerine yeni tedarik hatları oluşturulmasına kadar farklı projeleri destekliyor. Foto-Animasyon: AA
ÇİN’İN ÜSTÜNLÜĞÜ
ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu verilerine göre Çin, dünya birincil galyum üretiminin yüzde 99’unu gerçekleştiriyor. Çin’in doğal grafitteki payı yüzde 82, madenlerden çıkarılan nadir toprak elementlerindeki payı ise yüzde 71 düzeyinde. IEA’ya göre rafinaj aşamasında tablo daha da çarpıcı; galyum, grafit, mangan ve nadir toprak elementlerinin bazılarında en büyük üretici olan Çin’in payı yüzde 90’ın üzerine çıkıyor.
MADENDEN ÇİPE TEK ZİNCİR
Trump yönetiminin stratejisindeki kritik değişikliklerden biri ise mineralle çip üretiminin artık ayrı başlıklar olarak görülmemesi. ABD Ticaret Bakanlığı, bu yıl USA Rare Earth şirketine 277 milyon dolara kadar doğrudan destek ve 1,3 milyar dolara kadar kredi sağlayan anlaşmayı sonuçlandırdı. Yaklaşık 1,6 milyar dolarlık paketin hedefi Texas’taki madenden Oklahoma ve Güney Carolina’daki üretim tesislerine kadar tamamen Amerikan topraklarında çalışan bir “madenden mıknatısa” zinciri oluşturmak. Proje kapsamında yılda 10 bin ton nadir toprak metali ve alaşımı ile 10 bin ton nadir toprak mıknatısı üretim kapasitesi hedefleniyor.
ÇİN’E KARŞI HAMLELER
Trump ayrıca Temmuz 2026’da Savunma Üretim Yasası yetkilerini kritik mineraller için devreye soktu. Beyaz Saray kararında ABD’nin yabancı kaynaklara bağımlılığının “ulusal güvenlik riski” yarattığı açıkça belirtilirken, belirli kritik maddelerin ülke dışına çıkarılmasına sınırlama getirilmesinin önü açıldı. Bundan yalnızca on gün önce yayımlanan başka bir başkanlık kararıyla savunma şirketlerinin kritik mineral ve parçalar için Çin gibi rakip ülkelere bağımlılığının azaltılması istendi. Açık kaynaklara yansıyan analizlerde bu adımların ortak hedefinin, ABD’nin gelecekte “çipi tasarlayan ancak hammaddesini rakibinden alan ülke” konumunda kalmasını önlemek olduğu belirtiliyor.
500 MİLYAR DOLARLIK HAMLE
Trump’ın yapay zekanın yavaşlatılmasına neden bu kadar sert karşı çıktığını gösteren ikinci büyük başlık ise veri merkezleri. Trump’ın göreve başlamasının hemen ardından duyurulan Stargate projesi, ABD’de önümüzdeki dört yıl içinde 500 milyar dolara kadar yapay zeka altyapı yatırımı öngörüyor. OpenAI, SoftBank, Oracle ve MGX’in öncülük ettiği projede ilk aşamada 100 milyar dolarlık yatırım planlandı. Nvidia da ABD merkezli yapay zeka altyapısı ve süper bilgisayar üretimi için dört yılda 500 milyar dolara ulaşabilecek yatırımlar açıkladı.
DEVASA YATIRIMLAR
Beyaz Saray’ın açıkladığı yatırım listesine göre Meta’nın 2028’e kadar yapay zeka ve teknoloji altyapısına yönelik taahhüdü 600 milyar dolara, Micron’ın gelişmiş bellek çipleri dahil ABD yatırımları yaklaşık 200 milyar dolara ulaşıyor. Bu kadar büyük sermayenin sisteme girmesinin ardından Washington’ın yapay zekayı bilinçli biçimde yavaşlatmasının finansal sonuçlarının da devasa olacağı değerlendiriliyor. Nitekim sektör liderlerinin 14 Eylül’de yapay zekanın gelişiminin yavaşlatılması yönündeki açıklamalarının ardından Philadelphia Yarı İletken Endeksi yüzde 5,9 gerilerken Nvidia, AMD, Micron ve Broadcom hisseleri sert satışlarla karşılaştı.
ELEKTRİK TÜKETİMİ KATLANACAK
Yapay zeka yarışı yalnızca çip ve maden yarışını değil, dev bir enerji yarışını da beraberinde getiriyor. Uluslararası Enerji Ajansı’na göre dünyadaki veri merkezlerinin yıllık elektrik tüketiminin 2025’te yaklaşık 485 teravatsaatten 2030’da 950 teravatsaate yükselmesi bekleniyor. ABD ise tek başına bu artışın merkezinde bulunuyor. IEA’ya göre Amerikan veri merkezlerinin elektrik tüketimi 2030’a kadar yaklaşık 240 teravatsaat artması planlanıyor.