Esnek eğitim patronlar için!

Esnek eğitim patronlar için!

“MASUM BİR SÖYLEM DEĞİL”

“Esnek eğitim” kavramıyla “olumlu” bir hava çizilmeye çalışıldığını vurgulayan Eğitim Sen Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Evrim Gülez, “Esneklik, örgün eğitimin zayıflatılması ve çocukların eğitim hakkının parçalı hale getirilmesi anlamına geliyor. Esnek eğitim denildiğinde karşımıza açık öğretimin yaygınlaştırılması, uzaktan eğitimin kalıcılaştırılması, mesleki eğitime erken yönlendirme, MESEM benzeri modellerle çocuk emeğinin meşrulaştırılması ve çocukların okuldan kopuşunun normalleştirilmesi çıkıyor” dedi.

Yoksul ailelerin çocukları açısından “esnek eğitimin” tercih değil zorunluluk haline gelebileceğini vurgulayan Gülez, “Eğitimde eşitsizlikleri azaltmak yerine daha da derinleştirecek. Örgün eğitimi zayıflatan her model, çocuğu bu sosyal ve pedagojik ortamdan da koparır” ifadelerini kullandı.

Gülez özetle şu ifadeleri kullandı: “Çocukların geleceği piyasanın ihtiyaçlarına göre planlanamaz. ‘verimlilik’ adı altında çocukların gelişim hakkı daraltılamaz; ‘esneklik’ adı altında örgün eğitim zayıflatılamaz; ‘yetenek yönetimi’ adı altında çocuklar erken yaşta ayrıştırılamaz. Eğitim çocukları piyasaya değil, özgür ve eşit bir geleceğe hazırlamalıdır. Çocukların üstün yararını ve kamusal eğitim hakkını savunmak, bugün hepimizin en temel sorumluluğudur.”

∗∗∗

OKULDA DEĞİLLER

MEB’in verilerine göre, yaklaşık 1,5 milyon çocuk örgün eğitimde değil. MEB’in istatistiklerine göre ülkede örgün eğitime devam etmeyen ancak yaygın eğitim kurumuna kayıtlı çocuk sayısı 666 bin 444.

Buna göre, yaygın eğitimdeki öğrenciler dahil olmak üzere örgün eğitime kayıtlı olmayan çocuk sayısı ise 1 milyon 463 bin 528.

MESEM’e kayıtlı öğrenci sayısı ise 509 bin 85.

BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu