Büyükelçi, Suudi-Türk ilişkilerinin bölgesel gerilimi azaltmada kilit rol oynadığını söyledi

Abu Al-Nasr, Anadolu Ajansı’na verdiği röportajda, Suudi-Türk ilişkilerinin, her iki liderliğin işbirliğini genişletme ve karşılıklı güveni güçlendirme yönündeki güçlü siyasi iradesinin yönlendirdiği “hızlandırılmış niteliksel bir gelişmeye” tanık olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Şubat 2026’da Suudi Arabistan’a yaptığı ziyaret de dahil olmak üzere son dönemdeki üst düzey görüşmelerin, ikili ilişkilerin ilerletilmesi ve yeni işbirliği yollarının açılması açısından önemli bir kilometre taşı olduğuna dikkat çekti.

Büyükelçi, her iki ülkenin de yatırım, yenilenebilir enerji, sanayi, inşaat, turizm, lojistik ve ileri teknolojiler gibi öncelikli sektörlerdeki ortaklıkları genişletmeyi ve Türkiye’nin Yüzyıl Vizyonunu Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonuyla uyumlu hale getirmeyi hedeflediğini söyledi.

“Our ambition is not limited to increasing trade volume alone,” he said, emphasizing a focus on sustainable partnerships, knowledge sharing and joint projects that benefit both nations.

Abu Al-Nasr, Suudi Arabistan ve Türkiye’nin bölgesel zorluklara karşı ortak bir yaklaşımı paylaştığını, diyaloga, egemenliğe saygıya ve krizlere diplomatik çözümlere öncelik verdiğini vurguladı.

Bu çerçevede iki ülke arasındaki işbirliğinin yoğunlaştırılmış siyasi koordinasyonu, bölgesel gelişmelere ilişkin istişareleri ve gerilimi azaltmayı desteklemeye yönelik ortak çabaları içerdiğini söyledi.

Son dönemde yaşanan gerilimlere değinen büyükelçi, İran’ın Körfez ülkelerini ve Türkiye’yi hedef alan saldırılarını kınadı ve bunları egemenlik ihlali ve bölgesel istikrara yönelik bir tehdit olarak nitelendirdi. Riyad’ın, gerilimi azaltmak ve sükuneti yeniden tesis etmek için Ankara ve diğer ortaklarla birlikte çalışırken itidalli hareket etmeye devam ettiğini söyledi.

Ayrıca, Hürmüz Boğazı ve Bab el-Mendeb dahil olmak üzere önemli deniz yollarına yönelik tehditlerin küresel enerji arzını, ticaret akışlarını ve temel malları kesintiye uğratabileceği konusunda uyararak, seyrüseferi korumanın öneminin altını çizdi.

Gazze ve İsrail’in eylemleriyle ilgili olarak Ebu El Nasr, Suudi Arabistan’ın Filistinlilere yönelik saldırıları kesin bir şekilde reddettiğini yineledi ve Filistinlilere ölüm cezası getirilmesi gibi politikaların barış çabalarını baltalayan tehlikeli bir tırmanış olduğu konusunda uyardı.

Birleşmiş Milletler’deki son diplomatik gelişmeler de dahil olmak üzere artan küresel desteği gerekçe göstererek, Krallığın iki devletli bir çözümü geliştirmek için uluslararası ortaklarla çalışmaya devam ettiğini söyledi.

Büyükelçi ayrıca Suudi Arabistan’ın Filistinlilere devam eden insani yardımına da dikkat çekerek, yardım teslimatlarının ve yardım operasyonlarının bölgedeki istikrarı ve sivil nüfusu desteklemeye yönelik daha geniş çabaların bir parçası olarak devam ettiğini kaydetti.

Başa dön tuşu