Yasal Sınır 40, Ölçülen 128! Deprem bölgesinde hava kirliliği

Kahramanmaraş ile Hatay’da yaşanan yıkıcı depremlerin üzerinden 3 yıl geçerken, bölgede hem yaraların sarılması hem de kalıcı konutların inşası için yürütülen çalışmalar sürüyor. Ancak bölgede toz yoğunluğu ve hava kirliliği sorunu da varlığını koruyor. Enkaz kaldırma faaliyetleri, devam eden yıkımlar, şantiye hareketliliği ve artan araç trafiği, hava kalitesini etkileyen başlıca unsurlar arasında gösteriliyor. Depremden etkilenen kentlerde yaşayan on binlerce vatandaş için hava kirliliği, aradan geçen zamana rağmen gündemdeki yerini koruyan önemli başlıklardan biri olmayı sürdürüyor. Bu çerçevede ‘Temiz Hava Hakkı Platformu’nun, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yayımlanan resmi veriler üzerinden hazırladığı “hava kalitesi değerlendirmesi” raporu, depremden en fazla etkilenen illerde hava kirliliğinin halen yasal sınırların üzerinde seyrettiğini ortaya koydu.
Mevzuata uymayan kişi ve işletmelerden kaynaklı sorunun sürdüğü belirtiliyor.
SINIR DEĞER AŞILDI
Bakanlık tarafından belirlenen yıllık ortalama PM10 sınır değeri 40 mikrogram/metreküp olarak tanımlanırken, 2025 yılına ait ölçümlerin ortaslaması deprem bölgesindeki birçok kentte bu eşik değerin aşıldığını gösterdi. Yapılan istatiksel hesaplamalarda partikül madde yoğunluğunun en yüksek seviyelere ulaştığı noktalardan biri olan Elbistan-Kahramanmaraş hattında PM10 düzeyleri sınır değerin 3.2 katına çıktığı, Malatya ve Osmaniye’de bu oranın 2.8 kat olarak ölçüldüğü, Hatay’da ise sınır değerin 2.5 katı seviyesinde kaydedildiği vurgulandı. veriler, özellikle enkaz kaldırma, yıkım ve devam eden inşa faaliyetlerinin yoğun olduğu alanlarda hava kalitesinin istenen düzeye henüz ulaşamadığını ortaya koydu.
HATAY’DA KİRLİLİK SORUNU
Yapılan ölçümlerin ortalamasından şu veriler elde edildi; Hatay İskenderun Merkez’de yıllık ortalama PM10 değeri 98,5 mikrogram/metreküp olarak ölçüldü. Hatay İskenderun genelinde ise ortalama 80,21 mikrogram/metreküp seviyesinde gerçekleşti. Osmaniye’de 111,23 mikrogram/metreküp’lük ortalama dikkat çekerken, Osmaniye Kadirli’de bu değer 72,75 mikrogram/metreküp olarak kaydedildi. Adıyaman’da ölçülen yıllık ortalama 37,1 mikrogram/metreküp ile diğer illere kıyasla daha düşük görünse de, bölgenin genel tablosu içinde sınır değere oldukça yakın bir seyir izlendi. Malatya’da 111,73 mikrogram/metreküp’lük ortalama ölçülürken, Kahramanmaraş Elbistan’da 128,27 mikrogram/metreküp ile bölgedeki en yüksek yıllık ortalama değer kaydedildi. Kahramanmaraş Onikişubat ilçesinde ise ortalama PM10 seviyesi 66,52 mikrogram/metreküp olarak ölçüldü.
MEVZUATA UYGUN ÇALIŞILMALI
Temiz Hava Hakkı Platformu Koordinatörü Deniz Gümüşel ise ortaya çıkan verileri yorumlarken, “Bölgede hava kalitesi düzenli olarak izlenmeli ve ölçüm sonuçları eksiksiz biçimde kamuoyuyla paylaşılmalı. Daha ince partikül maddeler olan ve çok sayıda ölüme de yol açabilen PM2.5 ölçümlerine gecikmeden başlanmalı. Enkaz depolama ve ayrıştırma alanları yerleşim yerlerinden uzaklaştırılmalı ve yeniden inşa süreci, toz yönetimi teknikleri uygulanarak mevzuata uygun şekilde yürütülmeli” dedi.
Altyapısı henüz tamamlanmamış sokak ve caddelerde yoğun araç trafiğinin de ciddi düzeyde toz oluşumuna yol açtığı vurgulanıyor.
RİSK GRUBUNU ETKİLİYOR
Eski Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarlarından Prof. Dr. Mustafa Öztürk ise deprem bölgesindeki hava kirliliğinin sürdüğünü belirterek, “Tekniğine uygun bina yıkımlarının yapılması, enkazların çevresel önlemler alınmadan kaldırılması ve molozların vahşi şekilde depolaması sonucu toz kirliliği kirliliğe neden oluyor. Bebekler, çocuklar, gebeler, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan yurttaşlar kirlilikten daha fazla etkileniyor. Partikül maddelerin daha ince formu olan PM2.5’in akciğerlerin derin bölgelerine kadar ulaşabildiği ve sağlık üzerindeki etkilerinin daha ağır olabildiği biliniyor” diye konuştu.
[email protected]
Kaynak: Web Özel