YPG’den sonra PJAK! Kürt gruplara silah dağıtıldı mı?
ABD Başkanı Trump’ın İran’daki protestolar sırasında Kürt gruplar aracılığıyla silah gönderildiğini açıklaması, Washington-Tahran hattında zaten yüksek olan gerilimi yeni bir boyuta taşıdı. İran yönetimi açıklamayı “resmi itiraf” olarak değerlendirirken, gelişmeler Türkiye’nin güvenlik ve dış politika dengeleri açısından da yeniden tartışılmaya başlandı. ABD Başkanı ayrıca, gönderilen silahların hedeflenen gruplara ulaşmadığını da öne sürdü. Silahların ulaşıp ulaşmadığı belirsizliğini korurken, Haber Global Web Özel’e bilgi veren güvenlik ve terör uzmanı Ünal Atabay, ABD’nin Kürt gruplarla ilişkisine yönelik çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Trump’ın sözleri silah dağıtıldığı yönündeki iddiaları uluslararası zemine taşımış oldu.
KÜRT GRUPLARDAN YALANLAMA
Trump’ın açıklamalarına bölgedeki İranlı Kürt muhalif gruplardan da hızlı yanıt geldi. Kürdistan Demokrat Partisi (KDPI), Komala ve diğer bazı örgütler, ABD’den herhangi bir silah almadıklarını duyurdu. Yetkililer, “tek bir mermi bile almadık” diyerek iddiaları reddetti. Kürt gruplar ayrıca bu tür açıklamaların kendilerini İran’ın hedefi haline getirebileceği uyarısında bulundu.
TAHRAN BM’YE ŞİKAYET ETTİ
İran yönetimi ise Trump’ın sözlerini doğrudan bir “itiraf” olarak nitelendirdi. İran’ın BM Daimi Temsilcisi Said İravani, Birleşmiş Milletler’e gönderdiği mektuplarda, ABD’yi İran’ın iç işlerine müdahale etmekle suçladı. Tahran, bu açıklamaların protestolar sırasında yaşanan ölümlerin arkasında dış müdahale bulunduğunu kanıtladığını savunuyor. İranlı yetkililer, protestoların “yabancı destekli bir istikrarsızlaştırma girişimi” olduğu tezini uzun süredir dile getiriyordu; Trump’ın sözleri bu iddiaları uluslararası zemine taşımış oldu.
İRAN’IN GEREKÇESİ
ABD Başkanı Trump’ın İran’daki protestolar sırasında Kürt gruplar üzerinden muhalif unsurlara silah gönderildiğine dair açıklamalar yaptığını vurgulayan Atabay şunları söyledi: “Bölgede yeni bir tartışma başlattı. Söz konusu iddialar, adı geçen Kürt gruplar tarafından yalanlandı; herhangi bir silah desteği almadıklarını açıkladılar. İran yönetimi ise Trump’ın ifadelerini doğrudan kendi içişlerine müdahale olarak değerlendirdi. Tahran, bu tür bir faaliyetin Birleşmiş Milletler Şartı’nda yer alan güç kullanma ve saldırı yasağına aykırı olduğunu savunuyor. İran’a göre, silahlı Kürt gruplar üzerinden dolaylı bir silahlandırma girişimi, klasik bir silahlı saldırının parçası olarak da yorumlanabilir.”
ATEŞKESTEN SONRA NE OLUR?
Ateşkesin ardından bir çözüme ulaşılması durumunda ABD’nin Kürt gruplarla ilişkisinin nasıl olacağını değerlendiren Atabay şu açıklamaları yaptı: “Bölgedeki Kürt silahlı gruplarla ABD arasında tarihsel olarak inişli çıkışlı bir ilişki bulunuyor. Bu grupların, büyük güçler tarafından zaman zaman “rezerv aktör” olarak tutulduğu ve uygun koşullar oluştuğunda sahaya sürüldüğü yönünde yaygın bir kanaat var. Nitekim geçmişte diplomatik ve askeri temasların olduğu, özellikle güvenlik ve savunma alanlarında görüşmeler yapıldığı biliniyor.”
Silahların hedeflenen gruplara ulaşmadığı öne sürüldü.
KÜRTLER İSTEKSİZ
Atabay Kürt grupların bu ilişkiyi nasıl gördüğü ile ilgili ise şu değerlendirmeleri yapıyor: “Kürt grupların da bu ilişkide ciddi çekinceleri bulunuyor. ABD’nin geçmişte kendi stratejik öncelikleri doğrultusunda bu aktörleri destekleyip ardından geri çekildiği yönündeki deneyimler, bir güvensizlik yaratmış durumda. Bu nedenle İran bağlamında olası bir iş birliğine temkinli yaklaşıyorlar. Bu aşamada Kürt gruplar içinde de belirli bir görüş birliği oluşmuş görünüyor. Eğer ABD’den bir destek söz konusu olacaksa, bunun açık güvencelere ve uzun vadeli garantilere dayanması gerektiği düşünülüyor. Aksi halde, mevcut koşullarda doğrudan bir angajmana girme konusunda isteksizler.”
[email protected]
Kaynak: Web Özel