Hak sahibi değil ‘işgalci’ oldular
Hak sahibi değil ‘işgalci’ oldular
‘ÇADIRDA BİLE YAŞAYAMAYIZ’
BirGün, zorunlu tahliye kıskacındaki bölge halkıyla bir araya geldi.
Yaşadıkları gecekonduyu ziyaret ettiğimiz Güldane Demirdöğen, “35 senedir burada oturuyoruz. Yapı yaptık, vergi verdik, faturamızı ödedik. Ama bugün bize ‘çık’ deniyor. Eşimin işi, gücü yok. Ben bu saatten sonra kira veremem. Bir çadırda bile yaşayacak halde değiliz. Belediye Başkanı da bizi görmedi. Gittiysek kovulduk. ‘Haberim yok’ diyor ama bu kararları alan kendisi. Biz artık dayanamayacak bir haldeyiz. Bize ‘hak sahibi değilsiniz’ diyorlar ama biz hak sahibiyiz, yıllardır burada yaşıyoruz” dedi. Gülten Gozgiç de zorunlu tahliye riskiyle karşı karşıya kalan yaklaşık 44 haneden birinde yaşıyor. “Şimdi biz sokakta mı kalacağız?” diye soran Gozgiç’e göre her şey 40 sene önce başladı: “Eşim 35-40 sene önce buradan arsa aldı. Geldik burada baraka yaptık, yılanlarla yaşadık; jandarma barakamızı yıllar sonra yıktı. Biz de yeniden bu evi kurduk. Şimdi biz sokakta mı kalalım? Ancak çadır kurabiliriz ama orada da bırakmazlar ki bizi. Biz evimiz yerine ev istiyoruz.”
‘GİDECEK HİÇBİR YERİMİZ YOK’
Ali Demirdöğen ise gidecek başka bir yerlerinin olmadığının altını çizdi.
“Beni çıkarsalar bile burada kalmak zorundayım” diyen Demirdöğen, şöyle konuştu: “Bizi kovarlarsa yine burada kalacağım. Gidecek bir yerim yok ki. Burada dostluklarımız, komşuluklarımız çok güzel; herkes işine gücüne bakar. Bazımız hurdaya gider, bazımız kâğıt toplar, kimimiz de çiçek satar. Ben de amelelik işi bulursam giderim, bulamazsam gitmem. Şartlarımız bu.”
Son olarak 87 yaşındaki Emine Gozgiç, zar zor gelebildiği kapısının önünde başladı muhabbete. “35 sene oldu ben buraya geleli. Çoluğumuzla çocuğumuzla çok huzurluyduk ama huzurumuzu elimizden aldılar” diyen Gozgiç, “Ben 87 yaşında bir kadınım, daha kapımın önüne zor çıkıyorum; nereye gidebiliriz? Geldiğimizden beri bir gün devletin hakkını yemedik. Suyumuzu, elektriğimizi ödedik; ‘Ben vereyim ki devlet de bana baksın’ diye düşündüm” ifadelerini kullandı. Gozgiç, sözlerini şöyle noktaladı: “Bugüne bugün bir gün bir kuruşu ödemezlik yapmadık. Elimde, avucumda yokken ben torunumu, çocuklarımı nereye götüreyim? Gözüm görmez, ayağım tutmaz…”
30 yıldır burada yaşıyorlarAvukat Ece Yıldız, Yapı Kayıt Belgesi’nin doğrudan mülkiyet hakkı sağlamadığını ancak yapıların kayıt altına alınmasını ve bazı kamu hizmetlerinden yararlanılmasını mümkün kıldığını ifade etti. Yıldız, süreçte bir sonraki aşamanın ilgili arazilerin hak sahiplerine devri ya da satışı olması gerektiğini belirterek şunları söyledi: “2023’te ‘Sizin arazileriniz üçüncü kişilere, tüzel kişilere ait. O yüzden burada yapı kayıt belgenizi de iptal ediyoruz. Siz burada işgalcisiniz’ diyerek yıkım kararları çıkmaya başlıyor. Ardından da bugün karşılaştığımız tablo; otuz yıldır burada yaşayan, faturasını, vergisini ödeyen insanların bir anda işgalci konumuna düşürülmesi oluyor.”