YENİ Parti’ye, yeni umuda, iktidara merhaba

“BOZBEY’İN HAKKI YENİYOR”
Bursalı çiftçilerle sohbet ederken, “Ben de Bursasporluyum” diyen Özel’e Bursaspor atkısı hediye edildi. Bursaspor’un son maçını izlediğini söyleyen Özel, “Statta 43 bin seyirci vardı” ifadelerini kullanıncı bir çiftçi, “Bursaspor’u Bursaspor yapan Mustafa Bozbey’di şimdi hakkı yeniyor. Unutuluyor” dedi. Özel ise, “Unutulmaz. Bu sabah gittim yine Bursaspor’dan bahsediyor. Bursaspor taraftarı da inşallah bu hafta bir hatırlasın Mustafa Bozbey’i” yanıtını verdi.
Bozbey tezahüratlarının ve atkısının statta yasak olduğunu söyleyen çiftçiye Özel, “Bu takımı bu noktaya getiren Bozbey’di şimdi üstüne o Varank hazıra konmak için uğraşıyor. Ama beklesinler bir sene, bir buçuk sene sonra statta 43 bin kişi Bozbey diye bağırır. O zaman Varank da olmayan atkısını boynuna dolar” yanıtını verdi.
“KADINLAR HULUSİ AKAR’I DEĞİL İNCİRİ ALKIŞLAR”
Daha sonra Fadıllı Köyü’ndeki incir üreticileri ile buluşan Özel, çiftçilerin taleplerini ve sorunlarını dinledi. Bir üreticinin AKP Kayseri Milletvekili Hulusi Akar hakkında konuşmak istemesi üzerine buna izin vermeyen Özel, “Konu dışına çıktın mı bu televizyonlar Hulusi Akar’ı yazar, sizin incir işi yalan olur. Bunun dışında bir şey konuşmayalım. Bir prensibimiz var tematik toplantı yaparken bu akşam bu gündem olsun istiyorum. Onun için geldik. Bak bu kadınlar Hulusi Akar’ı alkışlamaz. İnciri alkışlar yani” diyerek konuşmanın gündem dışına çıkmasına izin vermedi.
“SORUNLAR BİRBİRİNE ÇOK BENZER”
YENİ Parti’nin Bursa dahil 36 şehir gezdiğini Rize ve Trabzon’da çay ve fındık üreticilerinin, Manisa’da üzüm üreticilerinin sorunlarını dile getirdiklerini söyleyen Özel, şöyle devam etti:
“Sorunlar birbirine çok benzer, çok yakıcı. Ama üzerinde konuşulunca, haber olunca, işte bu kıymetli televizyon kanalları, ajanslar bunları haber yapınca hiç değilse memleketin bu sorunlardan haberi oluyor ve bir çözüm umudu doğuyor. YENİ Parti olarak sorunları biliyoruz, nasıl çözeceğimizi biliyoruz. Biraz önce yolda da durdurdular ellerinde mazot bidonlarıyla, sütle. Hepsinin dertlerini ayrı ayrı dinledik. Aslında bu sorunların hepsinin temelinde üreticinin elinden bu ürünleri alan, kartelleşen ki şimdi duydum, bu alanda yedi taneymiş. Alaşehir’den dışarı üzüm ihracatında altı tane, yok işte çeri domateste beş firma kartelleşiyor ve kuralları koyuyorlar. Size fiyat ya da kota dayatıyorlar. Diyor ki ‘Fiyata bile bakmadan almayız.’ Aslında alacak. Şimdi bu ürün İngiltere’de satılıyor. Hatta diyorlar ya ‘Kraliçe, şimdi Prens Charles yiyormuş’ falan. Şimdi bu ürün geçen sene 190 liradan satılmış, Başkan söyledi. Bütün bir sene satılan ortalama fiyat 110 liraydı. Yani en ucuz satılan da en pahalı satılan da paçal 110 liradan satılmış. Bu sene bu ürünün fiyatının 150 liradan açılması beklenirken, 130 liradan açılmış ve hızla düşmüş. 40 liraya satıldığı günler olmuş, 50 – 60 lira… Gerçekten yazık. Yani 3 bin liraya toplandığına, toplayanın ne kadar topladığına baktığımızda toplama maliyeti yemeği filan da katınca 25 liranın üstüne çıkıyor. Bunun bütün bir yıl boyunca üretim maliyetine toplama hariç 55 lira söylediler. Toplamayı üstüne koyduğunda 70 – 80 lirayı geçen bir maliyet var. Sen bunun altına sattığında zararına satmış oluyorsun.
Başkan dedi ki ‘Çare üretici kooperatifi kurmak.’ Geçmişte bazı kooperatif tecrübeleri kötü sonuçlandı diye insanlar uzak duruyorlar. Ama işte incir üretim kooperatifi, üzümcülerin kooperatifi gibi bazı kooperatifler iyi sonuçlar da veriyor. Bir araya gelip güçlerini birleştirmeleri, birbirleriyle dayanışma içine girerek kuralları başkasının koyduğu değil, üreticinin koyduğu bir düzen oluşturmaları gerekiyor. Bu ürünün İngiltere’deki fiyatı, sizden 120 lira değil 40 liradan alınca İngiltere’de üçte birine düşmüyor. Tanesini 1 Euro’dan satıyorlarmış. Yani buradaki kilo fiyatı orada tane fiyatına.
“KENDİNE YETEN YEDİ ÜLKEDEN ENFLASYONDA İLK BEŞE…”
Tabii bu çilekte de şeftalide de, armutta da erikte de farklı değil. Bunun için bir kere çok açık bir şeyi görmek lazım. Bir ürün geçen sene 200 liradan satılıp mazot 50 lirayken 4 litre mazot alıyorsa; bu sene bundan 2,5 kilo satıp 1 litre mazot alıyorsa burada bu ticaret olmaz, bu ticaret dönmez, bu evler dönmez. En sonunda sokağa da dökerler, kuyuya da atarlar, ağaçları da sökerler. Kimse artık bu işten geçinmez. ‘Varsın geçinmesin’ diyemezsin. Türkiye kendi kendine yetebilen yedi ülkeden biriydi dünyada. Şimdi gıda enflasyonunda ilk beşin içinde. Bizden kötü ülkeler; Arjantin, Venezuela, İran, Güney Sudan falan. Yani ya savaşta ya kıtlıkta ya iç savaş olan ülkeler. Avrupa’nın gıda enflasyonu yıllık yüzde 1,9. Türkiye’nin gıda enflasyonu yüzde 35. Türkiye’de her şeyden beka sorunu buluyorlar, esas beka sorunu budur. Eğer sen çiftçine gerekli desteklemeyi yapmazsan, onu yıldırırsan, perişan edersen; gelecek sene artık hem bu ürünü üretip satamazsın hem çilek alacaksın, Yunanistan’dan almak durumunda kalırsın, İtalya’dan erik alırsın, şeftaliyi bir başka memleketten alırsın. Bunun için biz açık ve net şekilde, ümit ediyorum YENİ Parti iktidar olduğunda hem köylerde üretici kooperatifleri kurulması… İzmir’de süt kooperatifleri var üyeleri para kazanıyor. Üyeleri hem çok ucuza ürününü satmak zorunda kalmıyor, hem kooperatifin karından yıl sonunda para alıyor. Sizin önümüzdeki dönemde başta incir bu tip stratejik ürünlerde kooperatifleşmeniz, birliklerin kurulması, birlikte pazarlık gücünü artırmanız, varsa soğuk hava depoları, bunların sizin sahibi olduğunuz kooperatifler tarafından yapılması, desteklenmesi bizler tarafından son derece önemli.
“ÇİFTÇİNİN YAŞATILMADIĞI YERDE KİMSE GÜVENDE OLMAZ”
Eğer bu zor zamanlarda bir destekleme yapılmazsa, seneye ürün para etse de asla çiftçinin yaşamadığı, yaşatılmadığı bir yerde bu ülkede kimse güvende olmaz. Kimse geleceğini güvenle karşılayamaz. Buradan bu fiyat istikrarsızlıklarında özellikle akaryakıt fiyatlarının, gıda fiyatlarında çok önemli olduğunu söyleyelim. Geçen sene 1 kilo incirin 4 litre mazot aldığı yerde; şimdi 2 kilo incir satıp 1 litre mazot alamıyorsan incir fiyatı mazotun karşısında 8 kat erimişse hiçbir şey olmaz. Bir kere çiftçinin kullandığı mazot ucuzlayacak, ÖTV’siz ve KDV’siz olacak ki en önemli girdi maliyeti düşecek.
“OTOBANLARIN ÖZELLEŞTİRİLMESİYLE FİYAT KATLANACAK”
İkincisi, tam da yerindeyiz. Bursa’daki otobanları özelleştiriyorlar. Türkiye’deki bütün otobanları özelleştiriyor, Bursa’daki çevre yolunu da özelleştiriyor. 20 senedir bedava gidilen şehrin etrafındaki otobanı özelleştiriyor. Şimdi paralı yapacak. Ayrıca devletin yaptığı otobanlar 1 liraya geçiliyor kilometresi. 50 kilometre gidiyorsun 50 lira. Bunların döneminde yapılanların ve özel yapılanların kilometresi 5 lira, 50 kilometresi 250 lira. Şimdi hem mevcut otobanlar beş katına çıkacak, hem bedava olan otoban paralı olacak. Sonra Bursa şeftalisi buradan çıkacak, bedava gittiği otobandan 70 liraya geçecek. Ki bu normal araba. İşte o altı tekerli kamyon kim bilir kaç liraya geçecek? Normalde gittiği otobanlardan beş kat pahalıya gidecek. Ankara Hali’ne gidecek, İzmir Hali’ne gidecek, İstanbul Hali’ne gidecek. Orada fiyat iyice katlanacak.
Kooperatifçilik şudur: Burada cam var bak karşımızda. Avucuna bir avuç kumu al cama at. Her bir kum tanesi teker teker dağılır, kimse camı geçemez. Ama sen bir avuç kumu bir tülbentin içine koy, ağzını bağla, at cama, camı kırar geçer. Kooperatif bir arada durmak, güçlü durmak, birbiriyle güç birliği yapmak. Bunun için YENİ Parti iktidarında çok güzel kanunlar, teşvikler çıkaracağız. Ama sizin de bu bilince kavuşup güç birliği yapmanız lazım.
“ÇİFTÇİ DE İHRACATÇI DA KAZANIR”
Siz de kazanırsınız ihracatçı da kazanır. Ama kimse kimsenin hakkını yemiş olmaz. Onun için ben gazeteci arkadaşlara da söyledim. Bugün bu Fadıllı’ya geldimse incirden, çilekten, şeftaliden, armuttan ve sizin sorunlarınızdan başka bir şey konuşmayacağım. Vallahi Fadıllı’yı seven, köylüyü seven, ülkesini seven bu çiftçinin sesini duysun, Türkiye’ye duyursun.”
ÖZEL BURSALILARA SESLENDİ
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’da Fatih Sultan Mehmet Caddesi’nde gerçekleştirdiği yürüyüşün ardından parti otobüsünün üzerinde Bursalılara seslendi. Özel, “Bursa, bütün yolculuğumuz boyunca hep yanımızda, arkamızda duran, doğru yönü gösteren ve tarihin doğru tarafında duran siyaset arkadaşlarımla, yol arkadaşlarımla buluştuğum bir nokta” dedi. Özel, şunları kaydetti:
“Bugün sabah güne maalesef Bursa Cezaevi’nde sabahın 08.00’inde Bursa’nın seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i ziyaret ederek başladım. Hepinizin selamlarını götürdüm, hepinize selamlar getirdim. Mustafa Bozbey, Bursa’nın 47 yıllık hasretini bitiren, daha önce aday olduğunda geride kaldığında Bursa’ya kızmayan, küsmeyen, milletin kararına saygı duyan, yılmadan çalışan, 31 Mart seçimlerinde 167 bin farkla kazanan, Bursa’nın evladıdır, iradesidir. Bursalılar sandığa gittiler, Bozbey’e görev verdiler. İlk kez Adalet ve Kalkınma Partisi kaybetti ve bu sonucu kabullenmediler, Bozbey’i görevden uzaklaştırmak için her kumpası kurdular. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nde oyumuz daha çoktu ama küçük ilçelerden gelen belediye meclis üyesi sayısıyla az bir farkla önde oldukları için iftiralar attılar, haksız yere onu içeride tutuyorlar. Utanmadan, sıkılmadan, Bursa’yı Bursa’nın seçtiklerine değil Tayyip Erdoğan’ın atadığına yönettiriyorlar. O seçim sonrasında çıkıp da Bursa’nın karşısına, ‘Milli irade tecelli etti’ gibi bir utanç cümlesi kurabildiler. Osmanlı’ya 39 yıl başkentlik yapmış Bursa’dan sesleniyorum Erdoğan’a; 167 bin oy farkla seçilen başkanı 167 gündür içeride tutuyorsun. Cesaretin varsa, Bursalının karşısına çıkabilecek haldeysen, gel Bursa’da seçimleri yenileyelim, millet kararını versin, hodri meydan.
“DEMOKRASİDEN MİLLİ İRADEDEN BİHABER”
Milletin karşısına çıkamayan, erken seçim taleplerine itiraz eden, sandıktan kaçanlar bugün çıkmışlar, peşi sıra 2028’in baharına bir tarih verip, ‘Seçimler bu tarihte yapılabilir, cumhurbaşkanımız aday olabilir, şimdiden ilan edilebilir’ gibi safsatalarla uğraşıyorlar. Hatta bir tanesi çıkmış bugün, ‘O tarihte cumhurbaşkanı yeniden seçmek için bir seçim düzenlenecek’ diyecek kadar şuurunu kaybetmiş, demokrasiden milli iradeden bihaber. Kendine güvenen, karşımıza çıksın, hodri meydan. Bursa, yıllarca AK Parti’nin kara düzeninden bıktı, YENİ Parti’nin emekliyi, emekçiye, çiftçiyi, esnafı koruyan, gençlerin umutlarını yeşerten yeni bir iktidarı müjdeliyor. Bunu Türkiye’nin dört bir tarafında görüyoruz.
31 Mart seçimlerini biz kazandıktan sonra bunu hazmedemeyenler, daha bir yıl bile geçmeden, İstanbul’un üç kez üst üste seçimi kazanmış, belediye başkanını ve cumhurbaşkanı adayımızı haksız yere tutuklayarak, 1,5 yıldan fazla süredir bir darbeye giriştiler. Bu darbecilere sessiz kalmadık. 116 kez otobüsün üstündeydik, mikrofon eldeydi. Anadolu’da ve İstanbul’da sizinle tarih yazdık. O sırada bize ‘O otobüsün üstünden in, Ankara merkezli siyaset yap, muhalefetle yetin’ dediler. Biz itiraz ettik. O günden sonra birileri iktidar ağzıyla konuşmaya, iktidara selektör yapmaya, ‘Bizi getirirseniz, yol arkadaşlarımızı satarız, arınırız’ diyerek muhalefetin içinde bir yarık, milletin gönlünde bir eziklik, iktidar mücadelesinde bir zafiyet ve enerjimizde bir eksikliği iktidara teklif ettiler.
“KARARI BİRLİKTE VERDİK”
Bu iktidar, 21 Mayıs günü sivil darbenin yeni bir adımını atarak, partinin seçilmişlerinin yerine atanmış bir düzen getirmeye ve büyük bir mücadeleyi sekteye uğratmaya ve seçimleri bu şekilde kazanmaya karar verdi. İşte o gün, bir çoğunuz ekran başında, bir kısmınız Ankara’da bir kararı birlikte verdik. Teslim olmayacaktık, geri adım atmayacaktık, bir santim eğilmeyecektik. İşte o gün devletin polisine kanunsuz emir verenler, o gün bizi binamızdan, baba evimizden polis zoruyla çıkaranlar, binalarımızı, imkanlarımızı, otobüslerimizi altımızdan alıp, ‘Şimdi ne yapacaksın’ dediler. Karşımızda koca devlet, arkamızda ana muhalefetin imkanları vardı. Onları geride bırakıp, koca devletin gücünden korkmayıp, bir kişiye sana güvendim.
21 Mayıs sivil darbesinden sonra Bursa’da 36’ncı il ziyaretidir. Size bir banktan, belki bir sandalyeden, belki bir şeftali kasasının üzerinden birkaç cümle kuracaktım ama siz, bu gece burayı beklenmedik ama çok güçlü bir mitinge çevirdiniz. Bu gece yüzler, binler beklerken, on binler toplandığında nereden konuşacağız, sesi nereden duyuracağız demiyorsak hepinizden Allah razı olsun, teyzem sağ olsun. İktidar umudunu kaybetmeyenlere, bizi ele güne rezil etmeyenlere, sokakta, meydanda sabah, öğlen, gece yalnız bırakmayanlara helal olsun.
“YENİ PARTİ’NİN YENİ DÜZENİNDE NEFES ALMAYI VADEDİYORUZ”
AK Parti’nin kara düzeni emeklilere tarihin en zor günlerini yaşatıp, emeklileri tarihin en büyük vefasızlığıyla karşı karşıya bırakıyor. Bu ülkeyi 24 yılıdır yöneten Erdoğan, geçtiğimiz günlerde, ‘SSK’lı bir işçi olarak sizler gibi bu kardeşiniz de çok güçlükler çekmişti’ dedi. Erdoğan’ın SSK’ya giriş tarihi nedir diye baktım. 1974. İlk yatan maaşı bin 200 TL. 1974’te çeyrek altın 128 TL. Erdoğan’ın ilk asgari ücret aldığı maaşla 9,5 çeyrek altın alınıyor. Bugün ise asgari ücretle 2,5 çeyrek altın alınıyor. 1974’te rahmetli Ecevit, asgari ücretli Erdoğan’a 9,5 çeyrek altın veriyorken, 2026’da o Erdoğan, bu milletin evlatlarına 2,5 çeyrek altın veriyor. Yazıklar olsun. İktidar olduğu gün 2002’de emekliler sekiz çeyrek altın alıyorken, bugün iki çeyrek altın alıyorsa, asgari ücretliler yedi çeyrek altın alıyorken bugün 2,5 çeyrek altın alıyorsa, bugün köylerine varıp gittiğim Bursalı çiftçiler geçen sene bir kilo incir satıp, dört litre mazot alırken, bu sene iki kilo incir satıp, bir litre mazot alamıyorsa, 100 TL’lik banknot ilk çıktığı gün 40 litre mazot alırken, dün akşamdan itibaren bir litre bile mazot alamıyorsa, bu çiftçiye AK Parti’nin kara düzeninden kurtulmayı, YENİ Parti’nin yeni düzeninde nefes almayı vadediyoruz. Biz umut vadediyoruz, güzel günler vadediyoruz, zenginlik vadediyoruz, barış içinde kardeşçe yaşamayı vadediyoruz.
Bursa’nın belediye başkanları istisnasız firesiz YENİ Parti’nin yeni iktidar yolundalar. Belediye başkanlarında firemiz yok, milletvekillerinde fire var sanmasın kimse, nazarlık olsun diye bir eksik, beni yazın onun yerine Bursa vekili diye. Biz kötüleri, kötülük yapanları iktidara yanaşıp muhalefeti bırakanları geride bıraktık, iktidara yürüyoruz.
“BU ÜLKENİN BÖLÜNMEZ BÜTÜNLÜĞÜYLE SORUNU OLMAYAN TÜM DEMOKRATLARLA BERABERİZ”
Türkiye’de aylar önce gündeme getirdiğimizde, sustular, ölü taklidi yaptılar. Geçtiğimiz günlerde bir kararname imzalayıp sekiz otoyolu, iki çevre yolunu, iki köprüyü özelleştirme listesine aldılar. Bu çevre yollarından bir tanesi Bursamızın çevre yolu. Türkiye gıda enflasyonunda dünya dördüncüsü. Bedava Bursa çevre yolunu paralı yapıyor, 49 TL’lik köprüyü 259 TL yapıyor, ondan sonra bu gıda enflasyonu neden oldu diyor. Buradan geçmişte hangi partiye oy vermiş olursa olsun bütün vatandaşlarıma sesleniyorum. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kara düzeni, hayat pahalılığını, gıda enflasyonunu körükleyen, emeklisine, işçisine sefalet ücreti veren, 30 yıl boyunca alacağımız otoyol gelirlerini bir seferde dört yıllığını verene memleketin 30 yılını satan gözü dönmüş, iktidara tutunmak için her kötülüğü göze almıştır. Göreceksiniz AK Parti’nin kara düzenini bitireceğiz, YENİ Parti’nin yeni düzenini kuracağız. YENİ Parti, Türkiye’nin yeni partisidir, emeklinin, emekçinin, esnafın, işçinin, çiftçinin, hayvancının, arıcının, gençlerin, kadınların yeni partisidir. YENİ Parti’nin yeni düzeninde Bursa’nın bütün demokratlarına yer vardır YENİ Parti’nin kapıları açıktır. Yeter ki demokrasiden yana olsun, otokrasinin karşısında dursun, tek adama karşı olsun, hepsiyle birlikteyiz. Bir şeye bakarız. Bu ülkenin bölünmez bütünlüğüyle, anayasasıyla, bayrağıyla, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’le sorunu olmayan tüm demokratlarıyla beraberiz.
“HEP BİRLİKTE BAŞARACAĞIZ”
Mustafa Kemal, en zor günlerinde güvenecek kimsesi yokken bir yere güvendi. Kendisi çok iyi bir askerdi, cumhuriyeti Genelkurmay Başkanı’na bırakmadı. Çok sevdiği partisini kurmuştu Cumhuriyet’i, partisinin genel başkanlarına emanet etmedi, Cumhuriyet’i kendisinden sonraki cumhurbaşkanlarına, başbakanlara emanet etmedi. Gazi, Cumhuriyet’i gençlere emanet etti. Vazifeye atılmak için Cumhuriyet’i korumak için bir an bile tereddüt etmeyecek, önümüzdeki dönem o sandığa ulaşacak, bu iktidarı değiştirecek olan sizlersiniz. Gazi, Bursa Nutku’nda ‘Türk genci devrimlerin ve Cumhuriyet’in sahibidir, bekçisidir’ demiştir. Cumhuriyet’e, devrimlere, ülkemize, YENİ Partimize sahip çıkın. Hep birlikte başaracağız.
Zülfü Livaneli bizi izliyor, selam bekliyor. Livaneli, ‘Hüzünlü şarkılar çalmayalım artık umut dolu şarkılar çalalım’ deyince bir grup butlancı sevindiler. Zülfü Livaneli bizzat aradı, ‘Artık hüzüne değil umuda ihtiyaç var. Meydana selam söyle, benden selam olsun Bursa’ya’ diyor.”
Daha sonra Livaneli’nin “Merhaba” şarkısı çalındı. Özel, şarkının ardından, “Zülfü Livaneli’ye selam olsun, yeni yürüyüşe, YENİ Parti’ye, yeni umuda, iktidara merhaba” dedi.