Yandaşın sabrı taştı: Merkez ‘pas’ geçti

Yandaşın sabrı taştı: Merkez ‘pas’ geçti
TCMB karar metninde, enflasyonun ana eğiliminin Mart ayında gerilediği belirtilirken, öncü veriler Nisan ayında yükselişe işaret etti. ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile enerji fiyatlarında yaşanan oynaklığa dikkat çekilerek, enflasyon üzerindeki maliyet baskısının yakından izlendiği ifade edildi.
YAVAŞLAMA SİNYALLERİ
TCMB karar metninde, enflasyonun ana eğiliminin Mart ayında gerilediği belirtilirken, öncü verilerin Nisan ayında yükselişe işaret ettiği vurgulandı.
ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile enerji fiyatlarında yaşanan oynaklığa dikkat çekilerek, bu kalemin enflasyon üzerindeki maliyet baskısının yakından izlendiği ifade edildi.
Banka ayrıca, iktisadi faaliyette yavaşlama sinyallerinin güçlendiğini kabul ederken, bu sürecin enflasyon görünümü üzerindeki “ikincil etkilerinin” belirleyici olacağına işaret etti.
ŞİMŞEK ELEŞTİRİLERE YANIT VERDİ
Ekonomi yönetimine yönelik eleştiriler ise yalnızca muhalefetle sınırlı kalmıyor. İktidara yakın medya organlarında bile ekonomi programına yönelik eleştirilerin sertleştirmesi dikkat çekiyor. Yeni Şafak’ın haftabaşında “Şimşek’in enflasyonla mücadele programı çöktü” manşeti, hükümet içindeki görüş ayrılıklarının kamuoyuna yansıması olarak yorumlandı. Bu manşetin etkileri sürerken gazete PPK toplantısı günü “Faiz, Karahan’ın keyfi kararını bekliyor” manşetiyle çıkarak bu kez de TCMB Başkanı Fatih Karahan’ı hedef aldı.
Uygulanan ekonomi programından enflasyonu düşürme ve faizleri kademeli olarak geri çekme konusunda beklenen sonuçların alınmaması, AKP içinde Şimşek’e yönelik eleştirileri görünür hale getiriyor. Parti içinde bir kesim, sıkı para politikasının büyümeyi baskıladığı ve siyasi maliyet ürettiği görüşünü dile getirirken ekonomi yönetimi ise programın zamana ihtiyaç duyduğunu savunuyor.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, artan tepkilere üstü kapalı yanıt vererek, “Enflasyonla mücadelede ‘duralım’ yaklaşımı miyopiktir. Kalıcı büyümenin yolu düşük enflasyondan geçer” dedi.
Şimşek, Türkiye’de, 2023’te 120 milyar dolar seviyesinde ciddi bir dış ticaret açığı bulunduğunu kaydederek, finansmana, dış finansmana erişimde sıkıntıların olduğunu anımsattı. Bu risklerin yönetiminin önemli olduğunu vurgulayan Şimşek, “Ülkenin bir ödemeler dengesi stresine girmemesi, enflasyonun 3 haneye gitmemesi için çok ciddi bir çaba gösterilmesi gerekiyordu. Çok kolay söylemler var, ‘enflasyon şuradaydı da şimdi buraya gelmiş’, tamam da bu program olmasaydı enflasyon nereye giderdi sorusunu tabii sormak için biraz kafa yormak gerekiyor. Kolaycı yollar her zaman tercih ediliyor” dedi.
Ekonomi politikalarında teknik hedeflerle siyasi beklentiler arasındaki gerilimin önümüzdeki dönemde daha da belirginleşeceğine işaret ediyor.