Victor Orban telaş içinde: Önüne geleni hedef gösteriyor

Avrupa’nın merkezinde, yıllardır iktidarı elinde tutan bir yönetim ilk kez gerçekten belirsiz bir seçime hazırlanıyor. Orban, 16 yıllık kesintisiz iktidarın ardından bu kez dağınık ve zayıf bir muhalefetle değil, kendi sisteminden çıkan yeni bir rakiple karşı karşıya.

Budapeşte Havalimanı’ndan şehir merkezine kadar uzanan yolda, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin yüzünün yer aldığı yüzlerce afiş dikkat çekiyor. Bazıları yapay zekâ ile üretilmiş bu görseller, Orban’ın yeni “düşman” stratejisinin parçası. Artık yalnızca “sol”, Brüksel veya Soros değil; dış düşmanlar ne kadar fazlaysa o kadar iyi. Çünkü bu strateji, ülke içindeki sorunların üzerini örtmeye hizmet ediyor.

Sosyolog Tibor Dessewffy’ye göre Orban’ın stratejisi basit: “Etkili bir kampanya yaratmak. Muhalefet sadece bir kukla. Asıl düşman dışarıda ve Ukrayna bu rol için mükemmel.”

Ekonomi ve sistem zayıflıyor

Orban kültürel alanda hâlâ güçlü olsa da günlük hayatın gerçeklerinde zemin kaybediyor. Ekonomik büyüme son dört yıldır durma noktasında ve bu durum seçmen davranışını etkiliyor.

Siyaset bilimci András Bíró-Nagy’ye göre Orban’ın en büyük zayıflığı son yıllardaki kötü yönetim performansı. Ülke, üç yıldır neredeyse ekonomik durgunluk yaşıyor; büyüme beklentileri düşmüş, bütçe seçim harcamalarıyla zorlanmış durumda.

Bu durum halkın günlük yaşamına da yansıyor. 2020’den bu yana yüzlerce hastane hizmeti askıya alındı ya da kapatıldı. Bazı ameliyatlar aşırı sıcak ya da hijyen sorunları nedeniyle iptal edildi. Budapeşte’de yaşayan bir öğrenci, annesinin hastanede kaldığı süreçte diğer hastalara da kendisinin bakmak zorunda kaldığını anlatıyor.

Maddi ve ideolojik yorgunluk

Seçmen sadece ekonomik sorunlardan değil, kamu hizmetlerindeki bozulmadan da şikâyetçi. Sağlık, eğitim ve ulaşım artık önemli seçim başlıkları haline gelmiş durumda.

Yeni rakip: Péter Magyar

Seçim sürecinin en önemli değişimi, gerçek bir alternatifin ortaya çıkması oldu. Péter Magyar, muhafazakâr ama daha ılımlı bir çizgide, sistemin içinden gelmesine rağmen yenilikçi bir figür olarak öne çıkıyor.

Magyar, seçmenleri kutuplaştırmadan Orban’a alternatif olmaya çalışıyor. Yabancı medyadan uzak duruyor, kültürel tartışmalardan kaçınıyor ve ana mesajını net tutuyor: “Bu devlet işlemiyor.”

Sistem avantajı Orban’da

Anketlerde muhalefet önde görünse de Macaristan’da seçim kazanmak yeterli değil. Seçim sistemi, kazananı iki kez ödüllendiren bir yapıya sahip. Bu nedenle muhalefetin parlamentoda çoğunluk elde edebilmesi için açık farkla kazanması gerekiyor.

Budapeşte gibi büyük şehirlerde Orban’a karşı güçlü bir tepki olsa da, ülkenin kırsal kesimlerinde hâlâ güçlü. Seçim sistemi de bu coğrafi farkı büyütüyor.

“Korku” kampanyanın merkezinde

Orban’ın kampanyasında Ukrayna merkezi bir düşman haline gelmiş durumda. Ekonomi ya da kamu hizmetleri onun için avantajlı bir alan değil; bu yüzden dış tehdit söylemi öne çıkıyor.

Analistlere göre Orban’ın bu seçimdeki temel mesajı şu: “Macaristan’ı tehlikelerden yalnızca ben koruyabilirim.”

Belirsiz bir seçim

Orban içeride zayıflamış olsa da, ideolojik müttefikleri nezdinde hâlâ güçlü. Özellikle Trump çevresinden destek bekleniyor.

12 Nisan’daki seçimler sadece bir iktidar değişimi ihtimali değil; aynı zamanda yıllardır kurulan bir sistemin gerçekten değişip değişmeyeceğinin de sınavı olacak. Muhalefet kazansa bile, Orban’ın şekillendirdiği devlet yapısı içinde yönetim kurmak son derece zor olabilir.

Başa dön tuşu