Vergi ödememek için ülkesini terk eden Kral!

Alberto Núñez Feijóo, Felipe VI’nın babasının İspanya’da ikamet etmesinin uygun olacağını kamuoyuna açık şekilde dile getirdi. Hem hükümet hem de Kraliyet Sarayı, dilediği zaman ülkeye dönebileceğini açıkladı. Ancak Zarzuela Sarayı, İspanya’da vergi mükellefi olarak ikamet etmesi halinde, ülke içi ve dışındaki gelirleri ile mal varlığı hakkında Vergi Dairesi’ne hesap vermesi gerektiğini hatırlattı.
Örneğin Juan Carlos’un özel jet seyahatlerini nasıl finanse ettiği ya da anı kitabından ne kadar gelir elde ettiği gibi konuları açıklaması gerekecekti.
Bu bağlamda, eski kralın çevresine yakın kaynaklar, XIII. Alfonso’nun torunuyla ilgili son derece önemli bir başka konuyu daha gündeme getirdi: Nereye defnedilmek istediği.
Söz konusu kaynaklara göre, Doña Sofía’nın eşi El Escorial’deki kraliyet panteonuna gömülmek istemiyor. Orada büyükannesi Victoria Eugenia ile babası Don Juan de Borbón’un naaşları bulunuyor. Ayrıca artık Kraliyet Ailesi üyeleri için yer kalmadığı belirtiliyor. Modern İspanya’nın ilk kralı için bile. Juan Carlos, ölümünden sonra Granada’da, Katolik Krallar’ın (Reyes Católicos) yanına defnedilmek istediğini bildirdi.
Ülkesine vergi vermek istemeyen Kral!
11 Mart’ta Galiçya’ya yapacağı dönüşten birkaç gün önce, Juan Carlos çevresine İspanya’ya kalıcı olarak dönmeyeceğini söylüyor. Oysa son zamanlarda böyle bir arzuyu dile getirmişti. Emekli kralın dönüşü, son günlerde devlet meselesi ve üst düzey siyasi konu haline gelmiş, Kraliyet Ailesi açısından da kritik bir meseleye dönüşmüş durumda.
Zarzuela, kralın dilediği zaman ülkesine dönüp kalıcı olarak yaşayabileceğini, ancak bunun için vergi ödemesi, gelirlerini beyan etmesi, İsviçre ve İspanya’ya özel jet seyahatlerini kimin finanse ettiğini açıklaması ve milyonluk “birikimlerinin” nerede bulunduğunu bildirmesi gerektiğini vurguluyor. Eski kralın bu tür bir vergi düzenlemesini kabul etmeye yanaşmadığı belirtiliyor. Ancak mali ya da muhasebe mühendisliğiyle ve uzman danışmanlıkla, kendisine atfedilen büyük servetin vakıflar aracılığıyla yapılandırılarak en azından kızlarına ve bazı torunlarına yasal şekilde aktarılabileceği ifade ediliyor.
Bununla birlikte kralın, yılda yalnızca altı ay bile olsa (çünkü bu durum onu İspanya’da vergi ödemekten muaf kılıyor) ülkede yaşamak için öne sürdüğü vazgeçilmez şart, Madrid’e her dönüşünde 60 yıl boyunca evi olan Zarzuela Sarayı’nda kalmak istemesi.
Abu Dabi’deki “kendi isteğiyle sürgün”ünün ilk yılında, emekli kralın bir grup dostu ve destekçisi, kız kardeşi Infanta Doña Pilar’ın yaşadığı Puerta de Hierro’daki konağı satın almayı düşünmüş, hatta evi yenileme planlarını Abu Dabi’ye götürmüşlerdi. Yenileme masraflarını da bu grup karşılayacaktı. Ancak Juan Carlos, “onur” gerekçesiyle, hayatı boyunca evi olan Zarzuela dışında bir yerde yaşamayı reddetti.
İki yıl önce, Oviedo’da Asturias Prensesi Ödülleri sırasında Kraliyet Sarayı’ndan üst düzey bir yetkili, Zarzuela’nın yalnızca kral ailesinin evi olmadığını; Devlet Başkanı’nın resmî ikametgâhı olduğunu, dolayısıyla uygunsuz davranışlarda bulunduğu düşünülen bir kişinin burada yaşayamayacağını söylemişti. Bu, emekli kralın kendisine yöneltilen suçlamalardan yargı yoluyla aklanmış olmasına rağmen değişmedi. Bazı suçlamalar ise, Devlet Başkanı olarak dokunulmaz olduğu dönemde işlendiği için yargı konusu yapılamamıştı.
Felipe VI’nın babasıyla uzlaşı içinde aldığı bu karar, emekli kral tarafından hiçbir zaman tam olarak kabullenilmedi ve bugüne kadar titizlikle uygulandı. Juan Carlos’a çok yakın bir kişi, Zarzuela’daki birkaç saatlik aile öğle yemeği ziyaretlerinden birinde, anılarını tamamlamak için özel ofisinden bazı kişisel belgeleri almak istediğini; ancak bunların Devlet Başkanı olduğu döneme ait resmî belgeler olduğu gerekçesiyle götürmesine izin verilmediğini aktarıyor. Aynı şekilde bazı kol düğmeleri, madalyalar ve kişisel eşyalar da saray tarafından “kral sıfatıyla sahip olunan” nesneler olarak değerlendirildi ve verilmedi.
Öte yandan, Juan Carlos’un geri dönmesi için Felipe VI ve hükümete çağrıda bulunan ve binlerce imza toplamayı hedefleyen sivil gruplar arasında geniş bir destek bulunduğu belirtiliyor. Bu hareketin, daha önce Informalia tarafından duyurulduğu, şimdi ise kraliçe Sofía’nın da buna katıldığı iddia ediliyor. Emekli kraliçe, kız kardeşi Irene’in ölümünden sonra Zarzuela’da oldukça yalnız kaldı. Eşiyle ilişkisi ise dostane düzeyde; birlikte birbirlerine eşlik edebilecekleri ifade ediliyor.