Val Kilmer öldü ama yönetmen kararlı: Bu filmde oynayacak
Kilmer’ın görüntüsü, “As Deep as the Grave” adlı filmde Katolik bir rahibi canlandırmak üzere dijital olarak yeniden oluşturuldu. Filmin yönetmeni Coerte Voorhees, bu bilgiyi Variety’ye verdiği röportajda paylaştı.
Voorhees, “Bu rol için istediğim oyuncu oydu (…) Karakter büyük ölçüde onun üzerine inşa edildi,” dedi.
Yönetmen, 65 yaşında boğaz kanseri nedeniyle hayatını kaybeden Kilmer’ın projede yer almayı kabul ettiğini ancak sağlık durumu nedeniyle hiçbir sahnede çekim yapamadığını belirtti.
Filmin yapımcısı First Line Films’e göre “As Deep as the Grave”, Kuzey Amerika’nın ilk uygarlıklarından biri olan Anasazi’yi keşfeden arkeolog Ann Morris’in gerçek hikâyesini anlatıyor.
Film, “New Mexico ve Arizona’da çekilen epik bir tarih filmi” olarak tanımlanıyor.
Voorhees, yapay zekâ ile oluşturulan Kilmer versiyonunun canlandırdığı Peder Fintan karakterinin, oyuncunun Kızılderili kökenlerinden ve ABD’nin güneybatısına duyduğu derin bağlılıktan ilham aldığını ifade etti.
Yönetmen ayrıca, Kilmer’ın ailesinin de projeye onay verdiğini ve oyuncunun hayatının farklı dönemlerine ait görüntüleri sağladığını belirtti. Seslendirme de Kilmer’ın tonuna dayanarak oluşturuldu.
Kilmer, son rolünde, kanser tedavisi nedeniyle zarar gören sesini yeniden oluşturmak için yapay zekâ kullanan bir şirketle çalışmış ve “Top Gun: Maverick” (2022) filminde Tom Cruise ile birlikte yer aldığı sahnede bu teknoloji kullanılmıştı. Bu film, 1986 yapımı ve Kilmer’ın “Iceman” karakterini canlandırdığı filmin devamıydı.
Başrollerinde Abigail Breslin ve Tom Felton’ın yer aldığı “As Deep as the Grave” filmi, ilk olarak “Canyon of the Dead” adıyla duyurulmuştu.
Oscar töreninde “In Memoriam” bölümünde anılan Val Kilmer, 1990’lı yılların en tanınmış oyuncularından biriydi. “The Doors” filminde Jim Morrison’ı canlandırmış, “Batman Forever” ile de geniş kitlelere ulaşmıştı.
Yapay zekânın kullanımı, görsel-işitsel sektörde yoğun tartışmalara yol açarken, son dönemde sendikalar ile stüdyolar arasındaki müzakerelerde de önemli bir gündem maddesi oldu. Sanatçılar ve yaratıcılar, bu teknolojinin ileride kendilerinin yerini alabileceği endişesini dile getiriyor.