Epstein belgelerinde fotoğraf şirketi tartışması

Epstein belgelerinde fotoğraf şirketi tartışması
ABD’de okullara fotoğraf hizmeti veren Lifetouch’ın bağlı olduğu ana şirketin eski CEO’su Black’in ismi de Epstein dosyalarında geçerken bu durum sosyal medyada tepkilere yol açtı.
Belgelerde Black tarafından yapılmış birçok banka işlemi ve toplamda 8 binden fazla atıf olduğunu belirten sosyal medya kullanıcıları, Lifetouch tarafından çekilen fotoğrafların Epstein ve çevresi tarafından kötü amaçlarla kullanılmış olabileceğini vurguluyor.
Öte yandan Lifetouch şirketi yaptığı açıklamada, çekilen fotoğrafların hiçbir zaman üçüncü bir tarafla paylaşılmadığını bildirdi.
EPSTEİN’IN SAHTE PASAPORTU
Belgeler arasında Federal Soruşturma Bürosu (FBI) sunumunda, üzerinde Epstein’in fotoğrafı olan bir Avusturya pasaportu dikkati çekiyor.
Pasaportun 1982-1983 tarihlerinde kullanıldığı belirtilen belgelerde, bunun 2019’da Epstein’in kefaletle serbest kalması konusunda aleyhine kullanılan delillerden biri olduğu ifade edildi.
Pasaportun üzerindeki sahte ismin “Marius Robert Fortelni” olduğu ve ayrıca Fransa, İngiltere ve Suudi Arabistan damgaları bulunduğu görülüyor.
JEFFREY EPSTEİN OLAYI
Çocuklara yönelik cinsel istismar ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanan Epstein, tutuklu olduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesindeki hücresinde 10 Ağustos 2019’da ölü bulunmuştu.
Açıklanan Epstein dava dosyalarında ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi ünlü isimler yer almıştı.
ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) da ABD Adalet Bakanlığı ile yaptığı inceleme sonucunda, ünlü isimlerden oluşan “müşteri listesi”nin tutulduğuna dair herhangi bir kanıta ulaşılamadığını, aralarında hükümet yetkilileri, ünlüler ve iş insanlarının da bulunduğu kişilerin suçuna ortak olduğu gerekçesiyle örtbas amacıyla öldürüldüğü öne sürülen Epstein’ın ise aslında hücresinde intihar ettiği sonucuna varıldığını açıklamıştı.