CHP’li Adıgüzel’den TMO önünde fındık protestosu: ”Üreticiye değil Ferrero’ya çalışıyorlar”

CHP’li Adıgüzel’den TMO önünde fındık protestosu: ”Üreticiye değil Ferrero’ya çalışıyorlar”
“BUNLAR ARTIK ÇİFTÇİNİN DOSTU DEĞİL”
“Siz fındık fiyatı yukarı giderken piyasaya müdahale ediyorsunuz. Peki, fındık fiyatı aşağı giderken üreticinin yanında durup niye piyasaya müdahale etmiyorsunuz?” diye soran Adıgüzel, “Çünkü bunlar artık çiftçinin dostu değil. O eskidendi o. Bunlar Ferrero’nun dostu. Çünkü buralar fındıktaki F tipi yapı Ferrero tarafından işgal edilmiş durumda. Hem bunlar hem de diğer oligarklar Tarım Bakanlığı’nı işgal etmiş durumda. O yüzden milletin mesajını iletiyorum: 300’ün üstünde satmıyoruz kardeşim” ifadesini kullandı.
“YABANCI KARTELE ÇALIŞIYORLAR”
Kendisinin de fındık üreticisi olduğunu belirten Adıgüzel, “Bütün yaşananları yıllardır görüyoruz. Toprak Mahsulleri Ofisi, Fiskobirlik’in pasifize edilip başına da bir AKP’li milletvekilinin konulmasından sonra bu işte regülatör olmalı. Fakat bize çalışmıyor, yabancı kartele çalışıyor. İki tane ölümcül hata yaptı bu yıl. Gitti, piyasa fiyatının altından piyasada 380 TL’yi görmüş fındığa piyasa fiyatının altından 200 TL fiyat verdi. Ardından zirai don oldu. Fındık az olduğu için fiyat yükselmeye başladı. Bu sebeple fiyatın önünü kesmek için geçmiş yılların fındığını ucuz şekilde piyasaya sürdü. Aynen Merkez Bankası’nın döviz yükselirken piyasaya döviz sürmesi gibi. Yani yaptıkları tamamen Ferrero’ya ayakçılıktır, değnekçiliktir” değerlendirmesinde bulundu.
“BUNLAR DOĞRUDAN İTALYA’YA BAĞLI”
“Ferrero, fındıktaki F tipi yapılanmanın adıdır” diyen Adıgüzel, şunları kaydetti:
“Bana diyorlar ki bunlar emir kulu. Bunlar emir kulu falan değil. Bunlar Türkiye’den, milletten emir almıyor. Bunlar Tayyip Erdoğan’dan da emir almıyor. Bunlar doğrudan İtalya’ya bağlı. Bütün bu işleri kurgulayanlar burada. Her şey bu işte, bu içeride planlanıyor. O yüzden biz halkımızın yanında olmaya, üreten biziz, yöneten de biz olacağız kardeşim, demeye geldik. Bunun için buradayız. Fındık üreticisi, ‘Al bunu götür dök’ dedi. ‘Evimde tutuyorum, satmayacağım’ dedi. Ben de o mesajı burada vermekle mükellefim. Çünkü bölgemin milletvekili olarak bu yaşananlara, bu zulme sessiz kalamazdım.”